| Sende tabuta konar konmaz Tek kurtulan ben olacağım ve hazine benim olacak. | Open Subtitles | وحالما يضعوك في نعشك سأكون الناجي الوحيد وسأرث الثروة |
| O zaman Tek kurtulan sen olursun. Yıldız sen olursun! | Open Subtitles | و بالتالي ستكون أنت الناجي الوحيد ستكون النجم |
| Tek kurtulan kişi, klimanın üzerinde saklanarak kurtulan, 7 yaşındaki çocuk, Diya. | Open Subtitles | الناجي الوحيد طفله بريءفي السابعه من عمرها اسمها ديا التي نجت بالاختباءفوق مكيف الهواء |
| ...görüntüleri imha etmek ve söylediğim gibi Tek kurtulan olmak. | Open Subtitles | هو تحطيم الصور و كما قلت أن أكون الناجية الوحيدة |
| Onun bütün bölüğü bir pusuda öldürüldü, ve Tek kurtulan o oldu. | Open Subtitles | مجموعتها بأكملها قتلتْ في كمين وكانتْ هي الناجية الوحيدة |
| - Hayır. Ronon Sateda isimli bir gezegenden Tek kurtulan kişi. | Open Subtitles | رونون هو الناجى الوحيد من عالم يدعى ساتيدا. |
| Harry Warden Maden Göçüğünden Tek kurtulan Kişi | Open Subtitles | هاري واردين, الناجي الوحيد من انهيار المنجم |
| Benim teknem burada kaza geçirdi. Tek kurtulan bendim. | Open Subtitles | أجل، تحطّم قاربي هنا، وكنتُ الناجي الوحيد. |
| Bu kazadan Tek kurtulan kişinin burada konuşacak kişi olması çok trajik. | Open Subtitles | من المؤسف أن الناجي الوحيد من هذا الحادث هي الوحيدة المتواجدة هنا لتتحدث عنه |
| O gemideki bin gençten Tek kurtulan bendim. | Open Subtitles | من بين ألف شاب على متن تلك السفينة، كنت أنا الناجي الوحيد. |
| Onun takımı geçen gece öldürüldü. Tek kurtulan oydu. | Open Subtitles | فريقه انتهى تماما و هو الناجي الوحيد |
| Şimdiye kadar Tek kurtulan sensin. | Open Subtitles | حتى الان , أنت هو الناجي الوحيد |
| Tek kurtulan saçmalayan bir deli. | Open Subtitles | الناجي الوحيد مجنون يهذي. |
| O içlerinde Tek kurtulan. | Open Subtitles | إنه الناجي الوحيد |
| Ailesinden Tek kurtulan oydu. | TED | وكانت الناجية الوحيدة من أهلها. |
| Tek kurtulan, bir Fransız vatandaşı olan, sığınağı yöneten, Catherine Tavier. | Open Subtitles | الناجية الوحيدة كان مواطنة فرنسية تدعى (كاثرين تافيير) والتي تدير الملجأ. |
| Tek kurtulan ben olabilirim. | Open Subtitles | قد أكون أنا الناجية الوحيدة |
| Wraith'leri onun köyüne götürdüm. Tek kurtulan oydu. | Open Subtitles | لقد أحضرت الـ(ريث) لقريتها, إنها الناجية الوحيدة |
| Tek kurtulan sensin. | Open Subtitles | أنتِ الناجية الوحيدة |
| Yalnızca Shepherd'ın kurbanlarının aileleri ve Tek kurtulan kişi olan Audrey Pell adlı genç ve cesur bayan katılabilecek. | Open Subtitles | فقط أقارب الضحايا من ثورة (شيبيرد), بما في ذلك الناجية الوحيدة... -امرأة شابة شجاعة اسمها (أودري بيل ) |
| Eğer gezegeni Sateda ise, Tek kurtulan o değil. | Open Subtitles | إن كان ساتيدا عالمه فهو ليس الناجى الوحيد. |