| O uçağı çağırmak hayatımda verdiğim en zor kararlardan biriydi. | TED | طلب تلك الطائرة كان واحدا من أصعب القرارات في حياتي. |
| Yarın uçağı test alanına götürmek için, bunu ödünç aldım. | Open Subtitles | أنا اقترضت هذا أن يأخذ الطائرة إلى البحيرة للاختبارات غدا. |
| uçağı havaya uçurup alevler arasında yok olsa... hiç şaşmam. | Open Subtitles | لن اندهش اذا فجر الطائرة وبعدها سيختفى بين السنة اللهب |
| Her neyse uçağı dinlenme tesisinin tekine sağ salim indirdik. | Open Subtitles | هبطت بالطائرة على الطريق السريع مُباشرة ً امام منطقة ترفيهية |
| uçağı sis yüzünden Seatac'ten kalkamadı ama birazdan burada olur. | Open Subtitles | الطائرة تأخرت بسبب الضباب لكنه سيكون هنا فى أى دقيقة |
| Hatırlıyor musun şu kalp krizi geçiriyorum deyip uçağı durdurduğun zamanı? | Open Subtitles | تذكر ذاك الوقت أوقفت تلك الطائرة قائلا أن لديك نوبة قلبية؟ |
| Ve o uçağı her kalkışı bana, garip duygular hissettiriyor. | Open Subtitles | دائما ما يظهر الأمر غير واقعيا ,بمجرد مشاهدة الطائرة تحلق |
| O gece uçağı neden uçurdu peki? Keyif uçuşu için mi? | Open Subtitles | أعني , لذلك , تولى تصل الطائرة لماذا في تلك الليلة؟ |
| Bir şey uçağı düşürdü ve bu mekanik bir arıza değildi. | Open Subtitles | نعلم بأن شيئا ما جعل الطائرة تسقط ولم يكن عطلا ميكانيكيا |
| Bir şey uçağı düşürdü ve bu mekanik bir arıza değildi. | Open Subtitles | نعلم بأن شيئا ما جعل الطائرة تسقط ولم يكن عطلا ميكانيكيا |
| Kaynaklarımıza göre bütün yolcular taşındıktan sonra CDC uçağı kasıtlı olarak yaktı. | Open Subtitles | هناك مصادر تؤكد ان الطائرة تعرضت لهجوم بعد نقل كل ركاب الطائرة.. |
| Sen, sen o uçağı yetkin olmadan aldın, genç adam. | Open Subtitles | أنت ، لقد أخذت تلك الطائرة بدون تصريح ،أيها الشاب |
| O küçük uçağı gördüğümde beni Kansas bozkırlarının üstüne çıkarmıştı. | Open Subtitles | عندما رأيت تلك الطائرة الصغيرة.. تتركني من فوق حقول كانزاس.. |
| uçağı yok etme konusunda seni uyarmıştım. Kaynaklarımızın tükendiğinden de bahsetmeye gerek yok. | Open Subtitles | حذّرتكَ من حدوث هذا إن أخذنا الطائرة عداكَ عن مدى ضعف مواردنا الآن |
| Babanın kullandığı uçağı Başkan'ın üstüne düşürerek bir taşla iki kuş vuracaktılar. | Open Subtitles | إجبارُ والدكِ على تحطيم الطائرة فوق الرئيس، كان لإصابة عصفورين بحجرٍ واحد |
| uçağı havada yakalıyoruz ve ardından yumuşak bir şekilde şişirilmiş yastığın üstüne düşürüyoruz. | TED | نمسك بالطائرة من السماء ثم نسحبها برفق إلى وسادة مضخمة |
| Her ne yapıyorsan, hızlıca paketle ve... ilk uçağı yakala. | Open Subtitles | قم بتأجيل أياً يكن ما تفعله, وإستقل أول رحلة عائدة. |
| Bu uçağı kaçırırsak yanımda bir 50 milyon dolar daha yok. | Open Subtitles | سوف نفوت هذه الرحلة ، وليس لدي 50مليون دولار اخرى مخزنه |
| Sanki bu şekilde tırmanıyormuş gibi tutmak. Bu uçağı düz ve dengede tutmak için zorunluydu. | Open Subtitles | قدر أستطاعتك، وكأنك تطير عمودياً لأعلى حتى تُبقى على توازن الطائره |
| Son üç senede kaç şirketin uçağı kaçırıldı, biliyor musunuz? | Open Subtitles | اتعلم كم عدد الطائرات الت اخططفت خلال الثلاث سنوات الاخيرة |
| uçağı Birleşik Devletlere indi. Doğru evraka sahip olması lazım. | Open Subtitles | طائرته هبطت في الولايات المتّحدة عليه الحصول على النموذج الصحيح |
| Havaalanı jet barındırmıyor biliyorum, en hızlı ve kararlı uçağı bulmanız gerekecek. | Open Subtitles | ان المطار لا توجد به طائرات نفاثة ولكن اريد اسرع طائرة هنا |
| Anlatacak çok şey yok. Bombardıman uçağı kullanıyorum. | Open Subtitles | حسناً , ليس هناك بالكثير مما يمكنني اخبارك به فأنا فقط أحلق بطائرة مقاتلة |
| Gereken işaret dilini kullanmalıyım. uçağı 38 dakika sonra kalkacak. | Open Subtitles | عليّ أن أقوم ببادرة كبيرة ورحلة طائرتها خلال 38 دقيقة |
| Tek motorlu savaş uçağı kullandım ama bu uçak 4 motorlu. | Open Subtitles | طرت بمقاتلة ذات محرك واحدَ، لكن هذه الطائرةِ لَها أربعة محرّكاتِ. |
| - Tanrı aşkına birkaç bürokratın uçağı yapmamıza engel olmasına izin veremeyiz. | Open Subtitles | أتوسل اليك، جاك أنك لا تريد مجموعة موزّعي المخدرات تعيق طريق صنع طائرتنا أليس كذلك؟ |
| Bir uçağı ağzına kadar TNT'yle doldurup, mağaraya intihar dalışı yaparak. | Open Subtitles | تملأ طائره بالمتفجرات وتقوم بمهمه انتحاريه وتدعها تتجه الي الكهف |
| Bana aldığı uçağı size göstermeliyim. | Open Subtitles | يجب عليّ أن أريكمم الطّائرة التي أعطتهاني |
| Sonra, hani ben uçağı soyarken biliyorsun... kardeşim Hindu kadını buldu. | Open Subtitles | ثم اثناء تفتيشى للطائرة لسلب مافيها اخى عثر على المرأة الهندية. |