| Ve oradaki benim kafamdan daha büyük olan ise McDonalds, Burger King ve diğer büyük şirketlerin bizim yememiz gerektiğini düşündükleridir. | TED | والجزء الكائن هناك , وهو أكبر من رأسي هو ما تفكر ماكدونالدز وبرجر كنج والشركات الكبرى الأخرى أنه يجب علينا أكله |
| ve diğer yüzde 1 ise soruyu çözmek için sabırsızca hazır formülü arıyor. | TED | والواحد بالمائة الأخرى يبحثون بحرص عن المعادلات التي يمكن تطبيقها في هذه الحالة. |
| Ama kemoterapi ve diğer tedaviler birçok insanın bakış açısını değiştirdi. | TED | لكن العلاج الكيميائي وعلاجات أخرى قد غيرت توقعات الكثير من الناس. |
| Metabolizmasını ve diğer fizyolojik süreçlerini kendisini beklediğini sezdiği dünyaya göre ayarlıyor. | TED | يقوم الجنين بضبط الأيض وغيرها من العمليات الفيزيولوجية تحسبا للبيئة الذي تنتظرها. |
| Bu yüzden mi yelkenciliği, Stanford'ı ve diğer şeyleri bıraktın? | Open Subtitles | من أجلِ هذا تخليتَ عن الإبحار، ستانفورد و كل شيء؟ |
| Yani mobilya ve diğer şeyler çiniler, gümüşler, kitaplar ve tablolar. | Open Subtitles | أعني الأثاث والأشياء الأخرى مثل أطقم الصيني، والأواني الفضية والكتب واللوحات |
| Saatin ve diğer eşyaların, ceketinin cebinde. Sen iyi misin? | Open Subtitles | ساعتك و الاشياء الأخرى في سترة جيبك هل أنت بخير؟ |
| Nickolas Van Helsing, proktoloji profesörüyüm... ve diğer ilişkili şeylerle. | Open Subtitles | نيكولاس فان هيلسينج استاذ علم الشرجيات والعلوم الأخرى ذات الصلة. |
| Bu kasadan sonra ve diğer kasadan sonra, sadece bir kasa kaldı! | Open Subtitles | بعد هذه العبوة ، والعبوة الأخرى ، لن يتبقى سوى عبوة واحدة |
| Adamlarımız onların hava alanına nezarethaneye, güç merkezine ve diğer önemli tesislerine saldıracak. | Open Subtitles | سيقوم رجالنا بمُهاجمة القواعد الجوية والحجز الرئيسي .. ومحطة الطاقة والأهداف الحيوية الأخرى |
| ve diğer kötülükler öğretti eskiden yapmış olduklarını daha da pekiştirerek. | Open Subtitles | إلى جانب رذائل أخرى كان يتصف بها ولكنها صُقلت في السجن |
| ve diğer kötülükler öğretti eskiden yapmış olduklarını daha da pekiştirerek. | Open Subtitles | إلى جانب رذائل أخرى كان يتصف بها ولكنها زادت فى السجن |
| İçinde makinelerinin olduğu odayı geçti... ve diğer odaya geldi... şuandan itibaren arıza güvenlikli makine olarak baktığım aleti sakladığı odaya. | Open Subtitles | مر بالغرفة التي تحتوي على آلتهم بأعلى مستويين ووجد طريقه لغرفة أخرى حيث خزن ما سأشير إليه الآن بآلة الفشل الآمن |
| Bu ve diğer sorulara cevap bularak belki bir gün kendimizi yaralar sadece hatıralarda kalacak kadar iyi iyileştirebiliriz. | TED | حين نجد إجابات على مثل هذه الأسئلة وغيرها ربما سنتمكن من شفاء أنفسنا جيداً وتبقى الندوب شيئا من الماضي |
| Güzel bir bahar havası, açık anıtlar ve diğer binalardaki turist toplulukları. | Open Subtitles | الجو الربيعي الجميل ، الحشود السياحية حول الآثار العامة وغيرها من المباني. |
| Bu sabah çarşaflarını ben temizledim. Çişini ve diğer şeyleri. | Open Subtitles | انا نظفت الأغطيه هذا الصباح و القذاره و كل شئ |
| Birbirimizin yoluna çıkmayız... ve diğer kızları da aşağılamamış oluruz. | Open Subtitles | لن يقف أحدنا فى طريق الآخر ولن تتذمر الفتيات الاخريات |
| Arşimet'in el yazmalarını ve diğer yedi tane el yazmasını ayırdı | TED | قام بفصل مخطوطة أرخميدس و بقية المخطوطات السبعة. |
| Böylece ben ve diğer yetişkinler birlikte özel bir erkek yetkisi oluşturduk. | TED | لذلك كنت أنا والبالغين الآخرين سببًا في دعم نوع من الاستحقاق الذكوري. |
| Ne olmuş... direksiyonu ve diğer her şeyi eriten her neyse bunlara? | Open Subtitles | ما حدث لكلّ ما هو ذائب أمام عجلة القيادة وكلّ شيء آخر؟ |
| Şimdi size şehrinizdeki katadorlar ve diğer görünmez kahramanları bulmaya ve tanımaya başlamanız için meydan okumak istiyorum. | TED | أما الآن فإنني أتحداكم أن تعيدوا النظر في الاعتراف بجامعي النفايات وغيرهم من الأبطال المخفيين في مدينتك. |
| Bu bana ve diğer geçit teknisyenlerine bir gurur hissi veriyor. | Open Subtitles | وهذا يمنحني والآخرين من تقنيي البوابة شعور كبير بالفخر |
| Karaciğer ve diğer organlar bembeyaz, sanki bir damla kan değmemiş gibi. | Open Subtitles | الكبد و باقي الاعضاء بيضاء لون انا لا أري أي قطره دماء |
| Bu mülk başkalarına değil de oğluma miras kalacak dul eşim ve diğer çocuklarım da geçimlerini sağlamış olacaklardı. | Open Subtitles | كان للابن بان يرث العقار. ولن نخسر اي جزء منه. وكان له ان يوفر كل شي لارملتي وبقية اطفالي. |
| İşte onun ve diğer hastaların sanatoryum bahçesindeki tuhaf görüntüleri. | Open Subtitles | هنا صور نادرة له مع مرضى آخرين في أرض المصحة |
| Böcekler ve diğer türler poleni alabilir, ihtiyacı olan yere direk olarak ulaştırabilir. | TED | ان الحشرات والمخلوقات الاخرى يمكنها ان تنقل حبة لقاح واحدة وتنقلها الى المكان المفروض الوصول اليه مباشرة |
| Annen hizmetçi ve diğer şeylerle bütün gün ne yapıyordu? | Open Subtitles | ماذا كانت تفعل أمّك طوال اليوم, مع الخادمة وبقيّة الأشياء؟ |