| Teselli olur mu bilmiyorum ama, bence gerçekten çocuklarına yardım ettin. | Open Subtitles | إذا كان هناك عزاء ، أنا أعتقد أنّك ساعدت أولادك بالفعل |
| Başından beri bu manyağa yardım ettin her şeye hile karıştırdın. | Open Subtitles | ساعدت هذا المعتوه طوال الوقت تتلاعب بكل شيء |
| Bak, sen bana daha önce hiç kimsenin etmediği şekilde yardım ettin. | Open Subtitles | انظر, لقد ساعدتني بطرق لم يساعدني بها أحد في أي وقت مضى |
| Sen bana yardım ettin... ve hiçbir zaman olmadığımız kadar yakın olduk. | Open Subtitles | ساعدتني في بعض الأمور، وأصبحنا أقرب من أي وقت مضى |
| O kadar kötü değil. Kaçmamıza yardım ettin. | Open Subtitles | الامر ليس بهذا السوء ، لقد ساعدتنا على الهرب |
| Burayı inşa etmesine yardım ettin ve bunu bana söylemedin mi? | Open Subtitles | لذا ، أنت ساعدته في بناء هذا ؟ ولم تخبرني ؟ |
| Bizi düzmece delillerle hapse atmalarına yardım ettin, şimdi de... ne cüretle buraya gelip bizden yardım istiyorsun? | Open Subtitles | ساعدتهم بجعلنا سكة يعبرون عليها ومن ثم لديك الجرأة لتأتي هنا وتطلب منا معروفا ؟ |
| Hiç daha önce çiftliğinde birisine yardım ettin mi... kötü şekilde yaralanmış ve kanayan? | Open Subtitles | هل ساعدت من قبل شخصاً مصاباً وينزف بشدة في مزرعتك؟ |
| Köpek konusunda yardım ettin, şimdi de diğer şeyler işte. Ben de Simon için senin kadar endişeleniyorum. | Open Subtitles | انت ساعدت الكلب انا مهتم بخصوص سايمن كما انت مهتم به |
| Carter, bu silahları yaratırken Daniel'a sen de yardım ettin. | Open Subtitles | كارتر ، لقد ساعدت دانيال فى بناء تلك الأسلحة |
| Hemen ardından Abydos insanlarının şeytandan kurtulmasına yardım ettin. | Open Subtitles | الشيء العظيم التالي ساعدت سكان أبيدوس على التحرر من الشر |
| Arkamdan Bob'un kahramanlığa dönmesine mi yardım ettin? | Open Subtitles | وانت ساعدت زوجي للرجوع للاعمال البطوليه من ورائي |
| - Çünkü bana yardım ettin, ese. Birlikte yaptık, carnalito. | Open Subtitles | لأانك ساعدتني يا صاح, فعلناها معا يا أخي |
| Bunun... seninle bir ilgisi yok. Bana yardım ettin. Sana teşekkür ediyorum. | Open Subtitles | ليس لهذا علاقة بتحقيقك أنت ساعدتني و أنا ممتنة لك |
| Bunun seninle bir alakası yok. Bana yardım ettin ve sana minnettarım. | Open Subtitles | ليس لهذا علاقة بتحقيقك أنت ساعدتني و أنا ممتنة لك |
| Yakalamacada bize yardım ettin. Teşekkür ederim. | Open Subtitles | لقد ساعدتنا في إلقاء القبض عليه، شكراً لك |
| Üvey abisini öldürmeye de yardım ettin mi? | Open Subtitles | هل ساعدته على قتل أخية الغير شقيق أيضا ؟ |
| Bir polis öldürdüler. Ve sen onlara yardım ettin, Ve bu senide bir polis katili yapar. | Open Subtitles | وأنت ساعدتهم اذا هذا يجعلك قاتل شرطي ,أيضاً |
| Bugün çok tehlikeli insanların sokaklardan çekilmesine yardım ettin. | Open Subtitles | لقد ساعدتِ في وضع أشخاص خطرين في السجن اليوم |
| Sahne korkumu yenmeme yardım ettin. | Open Subtitles | لقد ساعدتيني بتخطي خوفي من الصعودِ إلى المسرح. |
| Adamlarımdan birinin kaçırılmasına yardım ettin. | Open Subtitles | لقد ساعدتها بذلك علي اختطاف أحد أفراد الشرطة |
| Fazileti yükseltmek ve ahlâkı korumak için bana yardım ettin. | Open Subtitles | لقد ساعدتَ في الأمر بالمعروف والنهي عن المنكر، ألديك مشكلة بذلك؟ |
| Teröristlerin, silah amaçlı sinir gazını almasına yardım ettin! | Open Subtitles | لقد ساعدتم إرهابيين في الحصول على غاز أعصاب من النوع الحربي |
| Peki babamın beni rehin tutmasına neden yardım ettin? | Open Subtitles | حسناً إذاً لماذا ساعدتي والدي كي يبقيني في المنزل؟ |
| Askeri bir ilaç kullanarak yabancıların bu adaya saldırmalarına yardım ettin. | Open Subtitles | لقد قمت بمساعدة الأجانب في الهجوم على هذه الجزيرة مستخدماً مخدراً عسكرياً |
| Geçen gece bana yardım ettin, ben de sana yardım etmek istiyorum. | Open Subtitles | أنت ساعدتنى, و أنا أريد أن نصبح متعادلين |
| Geldiğinden beri bana o kadar çok yardım ettin ki. | Open Subtitles | أعني، لقد ساعدتِني كثيراً مذ جئتِ إلى هنا |
| İsmini değiştirdin, dedektif oldun diğer insanlara yardım ettin. | Open Subtitles | تغيرين اسمك، وتصبحين محققة، تساعدين الآخرين، |