"أحببنا" - Translation from Arabic to Turkish

    • sevdik
        
    • severdik
        
    • seviyorduk
        
    • bayıldık
        
    • sevmiştik
        
    • seviyoruz
        
    • sevdiğimizi
        
    • aşık
        
    • aşıktık
        
    • bayılmıştık
        
    • hoşumuza
        
    • hoşlanıyorduk
        
    • seversek
        
    • çok beğendik
        
    "Beraber geçirdiğimiz birkaç saatte, bir ömür sürmüş gibi birbirimizi sevdik." Open Subtitles في الساعات القليله التي قضيناها معاً كأننا أحببنا بعضنا طوال العمر
    Steve Jobs'ı çok sevdik; evreni yerle bir edebilecek Nietzsche teknoloji efsanesini çok sevdik. TED أحببنا ستيف جوبز، وأحببنا خرافات نيتشه للتقنيين الذين يستطيعون تغيير العالم.
    Dünyanın sonu değil. Hepimiz bu yorganı severdik. Open Subtitles هذه ليست نهاية العالم، جميعنا أحببنا ذلك اللحاف
    Bunu söylemek patavatsızlık olabilir ama Paris'i seviyorduk. Open Subtitles أعتقد أنه ليس من اللباقة قول ذلك و لكننا أحببنا باريس
    Bu fikre bayıldık ve hemen ibadethanelere ulaşmaya başladık: kiliseler, tapınaklar, camiler ve sinagoglar. TED أحببنا الفكرة وبدأنا على الفور دخول دور العبادة. كنائس ومعابد ومساجد وكُنس يهودية،
    Preston'la aramda bir sürü oyun oldu, bir sürü deneme, çok fazla gurur, ama... yine de birbirimizi çok sevmiştik. Open Subtitles الكثير من الألعاب، الكثير من الفحوصات الكثير من الكبرياء لكننا أحببنا بعضنا حقاً
    Biz... biz sesinin tınısını seviyoruz hünerini seviyoruz, enerjini... Open Subtitles لقد أحببنا نغمة صوتك أعجبنا ببراعتك ، و نشاطك
    Gerçekten puding sevdiğimizi aklında bulundurmuş demek. Open Subtitles والذي يعني بأنها سجلت ملاحظة في عقلها بأننا أحببنا الحلوى
    Aynı sanatı, aynı belgeselleri, aynı müziği çok sevdik. TED فقد أحببنا نفس الفن، نفس الأفلام الوثائقية، نفس الموسيقى.
    Ve bareber geçirdiğimiz her dakikayı çok sevdik Open Subtitles وما زِلنا غير متلائمين ومع ذلك أحببنا كل دقيقة فى حياتنا معاً
    Ve bareber geçirdiğimiz her dakikayı çok sevdik Open Subtitles وما زِلنا غير متلائمين ومع ذلك أحببنا كل دقيقة فى حياتنا معاً
    Birbirimizi çok sevdik ve hep güvendik. Open Subtitles لقد أحببنا بعضنا البعض كثيرا ويثق كل منهما بالآخر
    Yağmurlu günlerde müzik dinlemeyi severdik. Open Subtitles أحببنا الاستماع الى الموسيقى في ايام المطر.
    Annen ve babanı hepimiz çok fazla severdik. Open Subtitles لقد أحببنا جميعا والدك و والدتك كثيرا.
    Annesinin onayını istedim, birbirimizi çok seviyorduk. Open Subtitles لم أرد أن أدخل إلى خطوبة كهذه من دون رضا أمه لكننا أحببنا بعضنا كثيراً
    Çok güzel değildi ama gençtik ve birbirimizi seviyorduk. Open Subtitles لم تكن كبيرة، ولكن كنا شباباً لقد أحببنا بعضنا
    Bu fikre herkes deli oldu. bayıldık. Bununla uluslararasına açılmayı düşünüyoruz. Open Subtitles لقد أحببنا هذه الفكرة, لقد وقعنا في حبها في الحقيقة إننا نفكر بجعلها عالمية
    Kulağa olduğundan daha acımasız gelse de birbirimizi sevmiştik. Open Subtitles يبدو أفضل مما كان لدينا أحببنا بعضنا البعض
    Bu yapımda işler iyi yağlanmış bir makine gibi işler ve şüphesiz bu tepeden başlar, fakat, söylemek istediğim, hepimiz diziyi seviyoruz, elektrikçiler, ışıkçı çocuk, doktor, makyöz ve yiyecek içecek servisi yapanlar. Open Subtitles هذا الإنتاج يدار كما , حسنا, آلة مخموره وبالتأكيد , هذا يبداء من القمة لكن , ما أعنيه أننا جميعاً أحببنا العرض
    Belki günün birinde birbirimiz için neler ifade ettiğimizi birbirimizi ne kadar sevdiğimizi düşünür oluruz. Open Subtitles يوماً ما، ربما نتذكر ما كنا نعنيه لبعضنا البعض.. وأننا أحببنا بعضاً
    Geçen sene bir kadın ile tanıştım, birbirimize aşık olduk ve evlenmeyi düşünüyoruz. Open Subtitles إلتقيت بإمرآه العام الماضي, و أحببنا بعضنا البعض و عقدنا العزم على الزواج
    Gloriana, inan bana, hatırlasan da hatırlamasan da biz birbirimize aşıktık. Open Subtitles .. جلوريانا)، صدّقيني) ،سواء كُنتِ تذكرين أو لا لقد أحببنا بعضنا
    - Hanımımla oraya bayılmıştık. Open Subtitles أنا وزوجتي لقد أحببنا "انكلترا إننا نذهب في كل صيف
    Ve hoşumuza gitse de gitmese de izleyen herkes şovun bir parçası. TED سواء أحببنا ذلك أم كرهناه. يعتبر كل شخص يقوم بمشاهدة ولو جزءٍ من ذلك العرض متواطئا في ذلك.
    Nikki harika biriydi. Aynı şeylerden hoşlanıyorduk. Open Subtitles نيكي كانت رائعة ، لقد أحببنا نفس الأشياء
    Eğer, ayırt etmeden tüm insanları seversek, işlevimizi yerine getiremeyiz. Open Subtitles إن أحببنا كل الناس دون تفرقة لن يمكننا العيش
    İkimiz de çok beğendik. Open Subtitles كلانا أحببنا النهود كثيراً.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more