| 4.sınıf öğretmenim, tamsayıları yanyana dizmiş ve her birinin altına iki katını yazmıştı. | TED | أظهر لنا أستاذي في الصف الرابع أن الأعداد الصحيحة ترد في صف واحد وتحتها يوجد صف من الأعداد التي تكون ضعفها. |
| Baba, bu bay Escalante, matematik öğretmenim. | Open Subtitles | أنظري لقد أخطأت مرة أخرى. أبي، هذا هو السيد إسكالانتي، أستاذي في الرياضيات. |
| Dr. Swarsky, psikoloji hocam, bu dönemki iş analizi ödevimi verdi. | Open Subtitles | أستاذي لعلم النفس أعطاني للتو واجب العمل الدراسي الخاص بي لهذا الفصل الدراسي. |
| Problem Profesör'ümle yatmam mı, ya da ilişkiyi üç yıl sürdürecek kadar ona bağlanmam mı? | Open Subtitles | , هل المشكلة هو أنني نمت مع أستاذي أم أنني كنت ملتزمة بما يكفي كي أبقي هذه العلاقة لمدة 3 سنوات؟ |
| Eski profesörümün sosyal demokrasilerine ne oldu? | TED | إذاً ماذا حصل للديمقراطيات الاشتراكية التي تحدث عنها أستاذي السابق؟ |
| Üniversitede favori hocamdı. Ondan çok şey öğrenmişimdir. | Open Subtitles | لقد كان أستاذي المفضل في الجامعة لقد تعلمت الكثير منه |
| Hukuk profesörümle bir davayı tartışmaktan pek bir farkı yok. | Open Subtitles | هذا ليس مختلفاً جداً عن التجادل في قضية بعقدالمحاماةمع أستاذي. |
| 12 yaşıma geldiğimde, öğretmenim bırakmamı söyledi. | Open Subtitles | عندما كنت في 12من عمري أستاذي أخبرني أن اتركه |
| Keşke beşinci sınıf öğretmenim beni şimdi görebilseydi. | Open Subtitles | أتمنى لو يستطيع أستاذي في السنة الخامسة أن يراني الان |
| Okulumu değiştirebilirim ve sen de öğretmenim olamazsın. | Open Subtitles | ويمكنني أن أقوم بتغيير المدرسه , و لن تكون أنت أستاذي |
| Çok seviyorum. Ohhh. öğretmenim insanların beden ölçülerini bilme, | Open Subtitles | فصلي الجديد لتصميم الازياء ؟ ويقول أستاذي لدي هدية لمعرفة |
| hocam ofis saatleri sırasında benimle buluşmayı kabul etti. | Open Subtitles | لقد وافق أستاذي على ملاقاتي , خلال ساعات العمل في المكتب |
| Psikoloji hocam buna açığa vurma diyor. | Open Subtitles | أترين، هذا ما يسميه أستاذي النفسي بالإسقاط. |
| İspanyolca hocam da çöp kutusuna bir bebek bırakmıştı. | Open Subtitles | رأيت أستاذي الإسبانية ترك واحد منكم في سلة المهملات. |
| İnsanlar, bir çok imkansızı imkanlı yapmıştır, Profesör. | Open Subtitles | الأمور التي كانت مستحيلة للبشر مسبقاً أصبحت ممكنة اليوم أنت أستاذي |
| -Fazlasıyla Profesör olabilirim. | Open Subtitles | أستطيع أن أكون أستاذي إلى حد بعيد |
| Eski profesörümün söylediği gibi , önemli olan, ölenlerin sayısı değil, imparatorluğun kalbine vurduklarıdır. | Open Subtitles | المهم هنا كما قال أستاذي ذات مره, الضربة أثرت على الإمبراطورية الأمريكية |
| Ve profesörümün beresi vardı, yani, işin ehliydi. | Open Subtitles | وكان لدى أستاذي قبّعة من قماش، لذا تعرفين أنه كان محترفاً |
| - Büyüdüğüm haremde akıl hocamdı. | Open Subtitles | - كان أستاذي وملهمي ترعرعت في القصر الحريم الملكي |
| Zeki bir avukat olduğumu düşünüyorsanız siz asıl eski hukuk profesörümle tanışmalısınız. | Open Subtitles | هل تعتقد أنني أنني محامي ذكي أنت لم تقابل أستاذي القانوني بعد لكن أتعلم ؟ |
| Anaokulu öğretmenime gözlerim yaşlı olarak tüm çaydanlıkların tombul olmadığını söylediğimden beri divayım ben. | Open Subtitles | لقد تحدثت المغنية منذ أبلغت اغرورقت عيناه بالدموع أستاذي ما قبل المدرسة أنه ليس كل أقداح الشاي قليلا قصيرة وبدينة. |
| O geçen dönem benim profesörümdü. | Open Subtitles | لقد كان أستاذي في الفصل الماضي |
| Bunların hepsi ama, senin yeni profesörüm olduğunu öğrenmeden önce oldu. | Open Subtitles | على أية حال كل هذا حدث قبل أن أكتشف أنك أستاذي |
| Bu portföy, konservatuardaki hocama ait. | Open Subtitles | هذا المُصنف هدية من أستاذي بروفيسور الموسيقى |
| Piyano hocamı öldürdün. | Open Subtitles | لقد قتلت أستاذي البيانو. |
| Hocamın tezini okusaydın, inanabilirdin. | Open Subtitles | إن قرأت أطروحة أستاذي, فربما تصبح مؤمناً |
| Sen hocamsın. Hocamın hocasısın. | Open Subtitles | أنت أستاذي و أستاذ أستاذي |
| Hata yaparsam bir meslektaşımın kariyerinin sonunu getireceğim. Öğretmenimin kariyerini. | Open Subtitles | , لو أخطأت , سأنهي حياة جرّاح زميل حياة أستاذي |
| Vanessa cep telefonumu çaldı ve profesörüme bir e-mail gönderdi. | Open Subtitles | فينيسا سرقت هاتفي وأرسلت رسالة إلى أستاذي |