| Burada değil, dostum. sana göz kulak olmak için buradayım. Ne istersin? | Open Subtitles | ، إنها ليست هنا يا صديقي أنا هنا كي أعتني بك |
| sana göz kulak olmam gerekiyordu seni küçük hergele. | Open Subtitles | يُفترض أن أعتني بك أيُّها المشاكس الصّغير. |
| - Annen öldükten sonra ona bir şey olursa sana göz kulak olacağıma söz vermiştim. | Open Subtitles | بعد ان ماتت والدتك لقد وعدته أن أعتني بك أذا حدث شيء ما له |
| Annen seninle ilgilenmemi istedi. | Open Subtitles | طلبت مني أمك أن أعتني بك |
| Özür falan dileme. Şu an benim işim Sana bakmak. | Open Subtitles | لا تعتذر الآن هو عملي أن أعتني بك ، حسنا؟ |
| Ben seninle ilgilenirim. | Open Subtitles | أنا سوف أعتني بك |
| Annen geceleri çalışırken benden sana göz kulak olmamı isterdi. | Open Subtitles | حين كانت والدتك تعمل ليلاً كانت تطلب منّي أن أعتني بك |
| Annen, erkek arkadaşının etrafı işeyerek belirlerken sana göz kulak oluyorum. | Open Subtitles | أعتني بك بينما والدتك تقوم بابعاد الجميع عن صديقها الحميم |
| Monk,ben sadece sana göz kulak oluyorum. Oraya yalnız gidemezsin | Open Subtitles | (مونك)، أنا أعتني بك فحسب، لن تدخل إلى هناك لوحدك. |
| Buradaki hayatına devam etmen için sana göz kulak olacağıma söz verdim. | Open Subtitles | لقد وعدتها بأنني... سوف أعتني بك لذا, لم يكن عليكِ أن تتركي حياتك هنا |
| Santi, tüm hayatın boyunca sana göz kulak olamam. | Open Subtitles | سانتي، لن أستطيع أن أعتني بك طوال حياتك |
| Bu yüzden buradayım. Oğlumuza ve sana göz kulak olmak için. | Open Subtitles | لأجل هذا أنا هنا لكي أعتني بك وبطفلك |
| Gerçek şeklimi gizlediğim için özür dilerim ama sana göz kulak olmalıydım. | Open Subtitles | إعذرني لتطفلي عليك... لكنني كان يجب أن أعتني بك |
| - Babanın benden sana göz kulak olmamı istediğini biliyorsun. | Open Subtitles | إنك تعرف أن أباك طلب مني أن أعتني بك |
| Patronun seninle ilgilenmemi istiyor. | Open Subtitles | رئيسك يطلب من أن أعتني بك. |
| Brody öldü ve benden seninle ilgilenmemi istedi. | Open Subtitles | (برودي) مات، وقد طلب مني أن أعتني بك |
| Bütün gün Sana bakmak için buradaydım ve açıkçası bu biraz sıkıcı. | Open Subtitles | كنت هنا طوال اليوم أعتني بك ولأصارحك إنه أمر مزعج |
| Ben seninle ilgilenirim Sen de benimle ilgilenirsin. | Open Subtitles | أعتني بك و أنت تعتني بي |
| Baban sana bir süre uzakta olacağını söylemişti. sana bakmam gerektiğini de söylemişti. | Open Subtitles | قال والدك أنه سيرحل لفترة قال أنه يجب أن تدعني أعتني بك |
| Diva, Sana dikkat etmemi söyledi. | Open Subtitles | المغنية قالت أنني يجب أن أعتني بك |
| Sana bakmamı istediler. | Open Subtitles | كنت منزعجة جدا، أتفهمين؟ أرادوا مني أن أعتني بك |
| senin icabına da sonra bakacağım tüy beyinli. | Open Subtitles | أنا سوف أعتني بك لاحقا |
| Bu akşam seninle ilgileniyorum diye annen olduğumu zannetme. | Open Subtitles | لا تظن أنني أمك لكوني أعتني بك خلال هذه الأمسية |
| Sana yardım etmeye, seni kollamaya çalışıyorum. | Open Subtitles | إني أحاول حمايتك، أحاول أن أعتني بك |