| Büyük umut bağladığı adamları vardı. | Open Subtitles | رفاق كان لديه أمال عالية بهم. لم أكن واحداً منهم. |
| Stuart'ı tahta çıkarmak yalnızca hayalî bir umut efendim. | Open Subtitles | أعادة آل ستيوارت للعرش ليست الا أمال في الهواء يا سيدي |
| Sekizli tavuk. Ona dair büyük umutlar besliyoruz. | Open Subtitles | اه دجاج الأوكتوا كانت لدينا أمال كبيره علية |
| Senin hakkında tek bir kötü kelime etmedi. Olay şu ki, küçük kızım için her zaman büyük umutlar beslemiştim. | Open Subtitles | -المهم أنه ، كان لدى أمال من أجل فتاتى الصغيرة |
| Fakat Britanya halkının umutları gittikçe Churchill'den uzaklaşıyordu. | Open Subtitles | لكن أمال الشعب البريطانى كانت تبتعد عنه رويداً رويداً |
| En azından, artık Takur'un boş umutları tükeneceği için memnunum. | Open Subtitles | أنا سعيدة أنها سوف تكسر أمال تاكور الخاطئة.. |
| Elbette! Amahl Farouk. | Open Subtitles | بالطيع (أمال فاروق) |
| Amal'a birkaç soru soruyorlar. | Open Subtitles | لديهم بعض الأسئلة ،،، ممم ،،،لــ ـ (أمال) ـ |
| Dünya'nın sahip olduğu son ve en büyük umut sizsiniz. | Open Subtitles | أنتم آخر أمال هذا الكوكب نطلب منكم حمايتها |
| Nefret... bana güç veriyor. Hiç umut olmadığı anlarda bile. | Open Subtitles | الكرة أعطانى قوة عندما لا يكون لدى أمال |
| Oradan uzaklaştığını umut ediyordum sonunda güvende olacaktı ve ben de ölünce ikimiz de kurtulacaktık. | Open Subtitles | كنت أمال طالما هي بعيدة عنّي فهي أخيراً في أمان منّي ومع رحيلي ... كلانا سينعم ببعض الأمان |
| Şimdi ise nesiller boyu süregelen umutlar ve hayaller yerle bir olmuştu. | Open Subtitles | الآن أمال وأحلام الأجيال تحطمت |
| "Büyük umutlar"daki yaşlı kadın, Bayan Haversham gibiydi. | Open Subtitles | كانمثلتلكالإمرأةالعجوزفيرواية: "أمال عظيمة" ( لــ شارلز ديكنز) |
| Dunyadaki butun umutlar bizimle birlikte. | Open Subtitles | كل أمال العالم معنا |
| umutları ve hayalleri... ..onurlu bir hayat vaadi. | Open Subtitles | لديهم أمال و أحلام و وعد بحياة كريمة |
| - Maalesef etten yapbozumuzda damar doku olduğunu fark edince Bay Palmer'ın umutları suya düştü. | Open Subtitles | لسوء الحظ أمال السيد (بالمر) حطمت عندما لاحظت في شرائح اللحم تلك أثار أنسجه أوعية دموية إنها تماماً ما قد تراه |
| Tamam, hepimizin umutları ve düşleri var, Charlie. | Open Subtitles | كلنا لدينا أمال وأحلام |
| Amahl Farouk. | Open Subtitles | كان.. (أمال فاروق) |
| Başının derde girmesini istemezsin Amal. | Open Subtitles | لا تريد أن تفحم نفسك في المشكلات يا ـ (أمال) ـ |