| - Yarın Cuma. - Yarının hangi gün olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | ـ غدًا الجمعة ـ أنا أعلمُ أيّ يومٍ هو غد |
| Patron olduğumu biliyorum ama olağan dışı yanımı geliştirmek için çabalıyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ بأنني المديرة، ولكنني كنت أعملُ على إبراز جانبي الليّن |
| Bak, bunun zor olduğunu biliyorum, ama o resimdeki ben değilim, sensin. | Open Subtitles | حسناً, أنا أعلمُ أن هذا قاسٍ ,ولكننى لستُ الفتاة في الصورة أنتِ كذلك |
| Elektronik bir iki şey biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ شيئاً أو شيئيْن عن الدارات الكهربائية. |
| Sorunun cevabını biliyorum ama senden de duymak istiyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ إجابة هذا السؤال مُسبقًا, ولكني أود سماع الإجابة منك على كل حال. |
| Ne olduğunu biliyorum. Will yanlış bir şey yapmadı. Bu çok saçma. | Open Subtitles | أنا أعلمُ سببها.ويل لم يقم بأي شيءٍ خاطئ,هذه سخافة. |
| Yani ne dediğimi biliyorum. Ve şimdi, yolculuğumuz başlasın. | Open Subtitles | لذلك أنا أعلمُ بالتحديد عن ماذا أتحدث والآن, لنبدأ رحلتنا |
| Bazılarınızın çaycılarıyla özel bir bağı olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ بأن هنالك البعضُ منكم على علاقةٍ خاصة ببعض العمال. |
| Buralarda olduğunu biliyorum. Oyuna getirmeye çalışıyorsun! | Open Subtitles | أنا أعلمُ بأنّه هنا بمكانٍ ما أتُحاولين أن تُلفِّقي التّهمة لِلزّنجيّ؟ |
| bunu biliyorum şimdi bile senin yüzünden ölümler devam ediyor | Open Subtitles | أنا أعلمُ ذلك. "وحتى الآن, وبسببك, لا يزال الموت مستمراً" |
| Bakın, finansal durumum hakkında birçok yanlış anlama olduğunu biliyorum ama endişenize son vermeye hazırım. | Open Subtitles | وأنا أقدر قولكَ هذا أنظر، أنا أعلمُ أنهُ كان هناك الكثير من المفاهيم الخاطئة عن حالتي المالية |
| Gayet iyi biliyorum. Onu ortaya çıkmaya zorluyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ ما أنا فاعلهُ بالضبط فأنا أضيقُ الخناقَ عليه |
| Her konuda, her zaman ilerlemeyi sevdiğini biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ بأنَّكـَ ذلكـَ النوعُ من الأشخاصِ الذي يطمحُ لأن يبدي تطوراً مذهلاً في جميعِ الجوانبِ و في جميعِ الأوقات |
| Bu toplantılar ne kadar önemli biliyorum. | Open Subtitles | إنظر, أنا أعلمُ أهميّةَ تلكـَ الإجتماعاتِ بالنسبةِ لكـْ |
| Cesetleri soydum hidroksitle ortadan kaldırmayı biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ كيف أقومُ بإحلالِ الجثثِ بواسطةِ هيدروكسيدِ الصوديوم |
| Böyle soruların artmasını istemediğini biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ أنَّكـَ لا تودُ إثارةَ مثل هذهِ الأسئلة |
| Kuleyi neden ele geçirdiklerim biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ لماذا قد أطبقوا الحصارَ على هذه البرج |
| Bakın, normal danışmanlara benzemediğimi biliyorum. | Open Subtitles | إنظرا, أنا أعلمُ أنَّ مظهري لا يوحي بأنَّني مستشارٌ |
| Bir ebeveyne güvenememenin nasıl bir şey olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ ما هيّةَ الأمرِ عندما لا يمكنُكَـ الإعتمادُ على والديكَـ |
| - Anne, itfaiyeci olmamı istemediğini biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلمُ أنَّكِ لا تريدين أن أكون إطفائيّاً يا أمي |