| Burada beni neden davet ettiğini bildiğim bir sebepten dolayı oturmuş birlikte yemek yiyoruz ve ben seninle birlikte suçlu olmak için yemek yiyorum, değil mi? | Open Subtitles | أنا هنا أتغدّى معك و أنا أعلم أن هذا هو سبب دعوتك لى و كل ما أنا جالس لأجله هو أن أقترف هذا لأجلك |
| -Burada oturmuş hayvanlarla birleşmeyi savunan bir kapanış hazırlamaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا جالس هنا أفكر في مرافعه لأدافع بها عن الوحشية هذا هو حالها |
| Burada oturmuş 13'üncü yaş günümü düşünüyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أفكر و أنا جالس هنا فى عيد ميلادى الثالث عشر |
| Ofisimde oturuyordum, tahmin edin kim girdi içeri. | Open Subtitles | أنا جالس في مكتبي، وتخمين الذي يمشي فيه. |
| Arabada oturuyorum ama neden hareket etmiyor bu? | Open Subtitles | لماذا أنا جالس في سيارة و لم تتحرك؟ |
| Burada oturmuş beni ve bu beyaz adamı öldürmeye çalışmak, nasıl olur da akıllıca bir hareket olur diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا جالس هنا .. أحاول التفكير كيف قتلي وقتل فتى أبيض خطوة ذكية لك ولرجالك |
| Charlie, burada oturmuş, haberleri izliyorum. | Open Subtitles | أنا جالس هنا فقط ,يا تشارلي. أنا اراقب الأخبار. |
| Burada oturmuş internetten kırmızı kuşlara ve rakamlara bakıyorum. | Open Subtitles | أنا جالس هنا أبحث عن طيور حمراء وأرقام على الأنترنت. |
| Burada oturmuş üç günlük pizza yiyorum ve karıncalarla konuşuyorum. | Open Subtitles | أنا جالس هنا آكل بيتزا قديمة وأتكلم مع النمل |
| Ve ben de burada oturmuş evraklarla ilgileniyorum. | Open Subtitles | حسناً وسأكون أنا جالس على مكتبي |
| Sadece evde oturmuş kitap okuyorum. | Open Subtitles | أنا جالس في المنزل أطالع كتاباً |
| Burada oturmuş, hayatımı yaşıyorum, şef. | Open Subtitles | أنا جالس هنا أبني حياة، يا رئيس. |
| Ama şimdi burada oturmuş 2,000 dolarlık bir aktrisi neşelendirmeye çalışıyorum çünkü bir hademe onun duygularını incittiğimi söyledi. | Open Subtitles | لكن الآن، أنا جالس هنا محاولا رفع معنويات ممثلة تساوي 2000 دولار لأنّ بوّابا قال أنّني جرحتُ ... مشاعرها، إذا |
| Ben de burada oturmuş, kızımın yetenek... | Open Subtitles | أنا جالس في الخارج هناك وأفوت عرض ابنتي |
| Burada oturmuş araba kullanıyorum. | Open Subtitles | أنا جالس هنا و اقود |
| Şimdi gecelik ve terliklerimle burada oturmuş, Bay Ed'i tartışıyorum. | Open Subtitles | الآن أنا جالس هنا برداء أناقش السيد (إيد) مع هؤلاء الرجال |
| Tüm gün boyunca tuvalette oturuyordum. | Open Subtitles | أنا جالس على المرحاض طوال اليوم |
| Haydi ama. Ben burada oturuyordum. Dilini alıp ağzıma sokmadım ya? | Open Subtitles | أنا جالس هنا فقط لم أضع لسانها في فمّي. |
| Ben sadece gözlerim kapalı oturuyordum. | Open Subtitles | أنا جالس هنا . وعيناى مفتوحتان |
| Yani, şimdi oturuyorum ama... | Open Subtitles | حسنًا أنا جالس لكن |