| Demek istediğim, eğer bugün ölürsem, ben... ben ona senin göz kulak olmanı istiyorum. | Open Subtitles | أعني أنني لو متُّ اليوم، أريدكِ أن تعتني به ..بغض النظر عما تودين إخباره به |
| Zen'e göz kulak olmanı istedim, sen ne yaptın? | Open Subtitles | لقد طلبت منك أن تعتني بزن فما هذا الذي وصلتم إليه؟ |
| Labirentte sorun var. İcabına bakmalısın. | Open Subtitles | هناك مشاكل في التيه ويجب عليك أن تعتني بها |
| Sağ ol ama önce kendine göz kulak olmalısın. | Open Subtitles | أقدّر هذا، ولكنّي أعتقد أنّ عليكَ أن تعتني بنفسك أولاً |
| - Ona göz kulak ol, tamam mı? | Open Subtitles | - انظر, مجرد أن تعتني به من اجلنا هل سوف تفعل؟ |
| Kardeşime göz kulak olman güzel. | Open Subtitles | لطف منك أن تعتني بأخي لم يكن لديه مثال أعلى |
| Dinle, kendine dikkat etmelisin, tamam mı, çünkü bu oyunda... | Open Subtitles | اسمع! يجب أن تعتني بنفسك أليس كذلك؟ في هذه اللعبة |
| Ayrıca ben yokken annene göz kulak olmanı istiyorum. Tamam mı? | Open Subtitles | أريدك أيضاً أن تعتني بوالدتك أثناء غيابي، حسناً؟ |
| Ona göz kulak olmanı istiyorum yani bilirsin, büyük bir adam ol. | Open Subtitles | أريدك أن تعتني بها وأن تكون ولدًا كبيرًا |
| Bu genç kıza çok iyi göz kulak olmanı istiyorum. | Open Subtitles | و أريد منك أن تعتني بهذه المرأة جيدا |
| Şimdi senden, bu cesur kadına göz kulak olmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تعتني بهذه المرأة الشجاعة |
| Ailem senden bana göz kulak olmanı istedi, kocam gibi davranma. | Open Subtitles | طلب منك والداي أن تعتني بي ولكنك لست زوجي! |
| İyi bir şey bulduğunda ona iyi bakmalısın. | Open Subtitles | عندما تعثر على شيء جيد يا ماكس عليك أن تعتني به |
| Ve annene göz kulak olmalısın. Sorumluluk almak zorundasın. | Open Subtitles | وعليك أن تعتني بأمك عليك التحلي بالمسؤولية |
| -Ona göz kulak ol Cain lütfen | Open Subtitles | أريد أن تعتني به فيما هو هنا أرجوك |
| Yukarıda bir hatun var ve onun kuşuna göz kulak olman lazım. | Open Subtitles | ... لدّي فتاةٌ في الطابق العلويّ . و أحتاجكَ أن تعتني بطائرها |
| Kendine biraz dikkat etmelisin. Bu şekilde devam edemezsin. | Open Subtitles | لابد أن تعتني بنفسك قليلاً, لا يمكنك الإستمرار هكذا |
| İstediğin kişi olamadığım ve bana bakmana gerek olmadığı için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا آسفة لأني لست تلك الإنسانة ولا أريدكِ أن تعتني بي |
| Lordum, eski tanrilar agabeyinizi ve tüm Kuzeyli evlatlarimizi gözetsin. | Open Subtitles | سيديّ، أدعو الآلهة القديمة أن تعتني بأخيك وبكل أبناء الشمال |
| Hayatta kalmanın tek yolu birbirimize göz kulak olmak. | Open Subtitles | الوسيلة الوحيدة للنجاة هو أن تعتني بنفسك. |
| O, başının çaresine bakmayı iyi biliyor. | Open Subtitles | إنها تعرف كيف أن تعتني بعملها. |
| Ona iyi bakmanı söylerdim, ama zaten o kendine iyi bakabiliyor. | Open Subtitles | كنت سأخبرك أن تعتني بها لكنك هذه البنت تستطيع الاعتناء لنفسها |
| Yine. Anne'in gidip kendisine bakmasını istiyor. | Open Subtitles | إنها مريضة مرة أخرى وتريد من آن أن تعتني بها |
| Kendine dikkat etmen gerek yoksa kimseye bir faydan olmaz. | Open Subtitles | عليك أن تعتني بنفسك وإلا فلن تكون نافعاً لأي أحد |
| Sadece onları kaybettin. Söylediğin şey bu mu ? Ona dikkat etmeni söylemiştim. | Open Subtitles | وضعته في مكان هذا ما تقوله؟ قلت لك أن تعتني بها |
| - Benimle böyle ilgileniyor olman çok anlamlı. | Open Subtitles | ذلك يعني لي الكثير، أن تعتني بي بهذه الطريقة |