"إن علم" - Translation from Arabic to Turkish

    • bilseydi
        
    • öğrenirse
        
    • bilse
        
    • anlarsa
        
    Babanız burada olduğunuzu bilseydi sizce neler hissederdi? Open Subtitles كيف سيشعر أباكم إن علم بأنكم كنتم هنا الآن ؟
    Burada güvendeyiz, peki ya Moloc jaffalarına olan saldırıların arkasında bizim olduğumuzu bilseydi... Open Subtitles نحن بأمان هنا الآن . ولكن إن علم مولّك أننا المستفيدين من الغارات على الجافا التابعين له
    Anneannem ve dedem ot meselesini öğrenirse babama benzediğimi düşünür. Open Subtitles إن علم جدّاي بأمر الحشيش فسيحسبان أنّي سأصبح مثل أبي
    Akıl rahatsızlığına rağmen mükemmel bir kariyerin var, ama hastalığın tekrar orataya çıktı, eğer insanlar burda olduğunu öğrenirse kariyerine zarar vermesinden endişe ediyorsun. Open Subtitles فلقد حضيت بمهنة عبقريّة بغض النظر عن مرضك العقليّ لكنّك انتكست الآن، و أنت . قلق بشأن سمعتِك . إن علم النّاس بوجودك هنا
    Kasabadakiler gerçekte kim olduğumuzu, yumurtayı bulmaya geldiğimizi bilse cevap verecek çok daha fazla sorumuz olur. Open Subtitles إن علم أهل البلدة حقيقة وجودنا هنا وقد كنا هنا لإيجاد البيضة لكان تحتم علينا أن نجيب على تساؤلاتهم بشكل أكبر
    Bir savaş başlatmak üzereydik. Babam anlarsa yandığımın resmidir. Open Subtitles من المفترض أن نبدأ حرباً إن علم الوالد بذلك , ستكون النهاية
    Halk ne yaptığımızı bilseydi yeteneğimizi kaybederdik. Open Subtitles إن علم النّاس عمّا نفعله، سنفقد هذه القدرة.
    Birisi yerimi bilseydi bu ikimiz için de kötü olurdu. Open Subtitles إن علم أحد بمكاني، فستكون العاقبة مؤسفة لكلينا.
    Katilin kim olduğunu içimizden biri bilseydi ola ki ve bunu size bazı şartlarla söylemeyi vaat etseydi bir ayrıcalığı olurdu, değil mi? Open Subtitles إن علم أحدنا، هوية القاتل... ومُستعدّ أن يُسلّمكم إياه بكل سهولة... سيكون مُخوّلاً للحصول على إعفاء، أليس صحيحاً؟
    Sanmam. Simmons bunu bilseydi HR'ı yerle bir ettiğimizde, patronu da tutuklardık. Open Subtitles كلّا، إن علم (سيمنز) ذلك، كان سيُقضى عليّ لمّا أطحنا بالموارد البشريّة.
    Eğer seninle konuştuğumu bilseydi, muhtemelen o, Open Subtitles ...أقصد، إن علم ...أنني هنا أتحدث معكِ.
    Gerçeği bilseydi... Open Subtitles إن علم الحقيقة..
    İnan bana, bu durum Milos'u çok utandırıyor ama, Jerry, bunu biri öğrenirse işimi kaybederim. Open Subtitles صدّقني، ميلوش نادم بشدة. ولكني قد أخسر عملي إن علم أي أحد بذلك.
    Burada olduğumuzu öğrenirse neler yapar bilemiyorum. Open Subtitles إن علم بوجودنا هنا، فلا أعرف ما قد يفعله
    - Ya patron öğrencilerinden birinin deneklerinden kan çaldığını öğrenirse? Open Subtitles ماذا إن علم رئيس المقيمين أن أحد طلابه يسرق الدم في معطفه؟
    Yargıç öğrenirse, seni davadan atar. Open Subtitles إن علم القاضي بالأمر، قام باستبعادك من القضية.
    Eğer bunu batırdığımı öğrenirse, ilişkimize ara vermek isteyecektir, bu da benim en son istediğim şey. Open Subtitles لـاـ يمكنني ذلك، إن علم أنني خربت هذا، سيجعلنا نبتعد لفترة، وهذا أخر ما أريده.
    Hayır. - Twitch, onun kızına iş attığını öğrenirse seni öldürür. Open Subtitles تويش سيقتلكِ إن علم أنكِ تحومي حول فتاته،.
    Herkes neler olduğunu bilse panik olurdu. Open Subtitles إن علم الجميع ما يحدث، تعرفون، سيُصابون بنوبة ذعر.
    O çocuk kendisinden bir parçanın Başkan'ın vücudunda olduğunu bilse neler düşünürdü merak ediyorum. Open Subtitles أتساءل ماذا سيدور في خُلدذلكالفتى.. إن علم أن جزءًا منه أصبح في جسد الرئيس.
    Nasıl para kazandığımı bilse utançtan yerin dibine girer. Open Subtitles سيشعر بالخزي إن علم بما أفعل لجني المال
    Eğer Jerry, Rogers'ın tavuğuna bayıldığımı anlarsa, ben de kırmızı belaya geri dönerim. Open Subtitles إن علم جيري أنني أدمنت دجاج روجرز، عدت إلى الخطر الأحمر.
    Olabilir. Suçlumuz, peşinde olduğumuzu anlarsa belki de süreyi uzatır. Open Subtitles ربما ، إن علم المجهول أننا في طريقنا إليه فلربما يسرع التوقيت

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more