| Bazı veriler uydurdum ve size gerçek olmayan birkaç veri göstereceğim. | TED | لذلك اختلقت بعض المعطيات، وسأظهر لكم معطيات زائفة. |
| Tamam, son kısmı uydurdum, ama gerisi doğruydu. | Open Subtitles | حسناً، اختلقت الجزء الخاص بالسيارة ولكن البقية صحيحة. |
| Kıskanacak mıyım diye görmek için kız arkadaşın olduğunu mu uydurdun? | Open Subtitles | لقد اختلقت قصة صديقة لك لترى إذا كنت سوف أشعر بالغيرة؟ |
| Hepsini uydurdun mu? Neden sadece doğruyu söylemedinki? Çünkü doğrunun herşeyi mahvedeceğini düşündüm. | Open Subtitles | أنت اختلقت كل هذا؟ لماذا لا تقولين الحقيقة فحسب؟ لأنني أخاف أن الحقيقة سوف تخرب كل شيء هاهو ذا |
| Teşekkürler. Robokunah'ı işten kaytarmak için uydurduğumu biliyorsunuz, değil mi? | Open Subtitles | شكراً، تعرفان أني اختلقت تلك العطلة لأتهرّب من العمل، صحيح؟ |
| Bu dersi hiçbir öğrenci almasın diye ben uydurdum. | Open Subtitles | اختلقت ذلك حتى لا يقبل أي طالب على دراسته. |
| O düğün bahanesini sizi endişelendirmemek için uydurdum. | Open Subtitles | أجل، اختلقت هذه الأمور عن الزواج لأنني لم أشأ أن تقلق من أجلي |
| Liz, adı her neyse ve diğer kadının söylediği şey onları ben uydurdum. | Open Subtitles | هل تعرف ليز مدري مين وبأولئك النساء وما قالوه لقد اختلقت القصة |
| - Ben uydurdum. Ona birşeyler vermek zorundaydım. | Open Subtitles | لقد اختلقت الأمر أعني ، كان عليّ أن أعطيه شيئاً ما |
| Ondan hoşlanıp hoşlanmadığını görmek için ben uydurdum bunları. Sonuç: | Open Subtitles | لقد اختلقت الأمر برمته لأرى إن كنت معجب بها |
| Tüm bunları uydurdum, çünkü bu işi çok istedim. | Open Subtitles | لقد اختلقت كل هذا لأنني أردت هذا العمل حقا. |
| Gemini Meclisi ile ilgili ipucunu da uydurdun mu bari? | Open Subtitles | إذًا هل اختلقت مسألة خيط دليل معشر الجوزاء أيضًا؟ |
| Bütün hikayeyi uydurdun, değil mi? | Open Subtitles | اختلقت تلك القصة أليس كذلك راي ؟ |
| Saçma! uydurdun. Beaver uydurmuş olabilir mi? | Open Subtitles | -هراء اختلقت هذا هل يمكن لبيفر أن يختلق هذا؟ |
| Şimdi oraya rahatça oturup gözlerimin içine bakarak bütün bunları uydurduğumu mu söylüyorsun? | Open Subtitles | أتقولين أن بإمكانكِ الجلوس الآن وتنظري في عيني مدعيةً أنني اختلقت كل هذا؟ |
| Her şeyi uydurduğumu biliyor muydun? | Open Subtitles | ذلك كان منذ 10 سنوات علمت انني اختلقت ذلك كله؟ |
| Annen benim hakkımda hikâyeler uydurdu. Çünkü seni sevdi. | Open Subtitles | أمك اختلقت كل هذه الروايات عني لأنها أحبتني |
| Listemi doldurmakta sorun yaşadım ben de birkaç adam yarattım. | Open Subtitles | كان لدى مشكله فى ملئ قائمتى , لذا اختلقت أشخاص وهميين |
| Bak, bunun sadece senin dikkatini çekmek için uydurduğu bir şey olması mümkün değil mi? | Open Subtitles | انظري ، أليس من المحتمل ...انها اختلقت الأمر لـ لتحصل على اهتمام والدتها ؟ |
| Ben de doğduğumdaki fazla ayak hikayesini uydurmuştum. | Open Subtitles | حسناً، وأنا أيضاً اختلقت كل ذلك الكلام... عن القدم الثالثة |
| Sahte bir isim uydurup ona maaş bağlıyorsunuz sonra da gidip çeki bozduruyorsunuz. | Open Subtitles | حسناً، اختلقت اسماً مزيفاً، سجلته في بيان الرواتب ومن ثم، صرفت الصكات بنفسك |
| Bunları dikkat çekmek için uydurmuş olduğunu düşünmediniz mi hiç? | Open Subtitles | أفكرتِ أبداً أنّها لربّما اختلقت ذلك لتُبعد الإنتباه عن نفسها؟ |
| Ne hikâye ama! Bunları uydurduğunu söyleme bana. | Open Subtitles | يا لها من قصة لا تخبريني أنك اختلقت تلك القصة |
| Katil olmadığın, kahraman ve hâlâ Amerikan dedektifi olduğun sadece burada, Ashecliffe'te bir hikaye yarattın ve gizli düzeni ortaya çıkardın. | Open Subtitles | لقد اختلقت قصة والتي لا تكون فيها مجرماً , إنّما بطلاً لكنّك ما تزال مارشال "فقط هنا في "آشكليف بسبب قضيّة |
| Ve bence yazamadığın gerçeğini gizlemek için bunları uyduruyorsun. | Open Subtitles | و قد اختلقت كل هذا لتخفي هذه الحقيقة |