| Dışardan kilitlendiği için asla ayrılamayacağın bir otel olarak düşün. | Open Subtitles | اعتبريه فندقاً لن تغادريه لأنه مغلق من الخارج |
| Bunu intikamım olarak düşün. | Open Subtitles | اعتبريه انتقاماً |
| Neye ihtiyacın varsa, olmuş bil. | Open Subtitles | ايا كان ما تحتاجينه اعتبريه منتهيا |
| Olmuş bil, Morris. | Open Subtitles | اعتبريه تم "موريس" ؟ |
| İlaçlarını düzgün işaretlemediğine say. | Open Subtitles | اعتبريه عقاباً لعدم وضع لواصق مناسبه على ادويتك |
| Bunu, kırık bir kalbin ne olduğunu bilen birinden bir tavsiye olarak gör. | Open Subtitles | اعتبريه من شخص يعرف شئ او شيئين وحول الدخول الى قلوبهم المحطمة والممزقة |
| Burayı bir hücre olarak düşünebilirsin, sanki suçluymuşuz gibi, ki, aslında öyleyiz. | Open Subtitles | اعتبريه مثل سجن في زنزانة كما لو كنا مجرمين ونحن كذلك في الحقيقة |
| O zaman bunu kocaların,eşlerine söylediği birşey olarak kabul et.. | Open Subtitles | اعتبريه إذاً شيئاً يقوله الأزواج لزوجاتهم |
| Bunu giysi reenkarnasyonu olarak düşün. | Open Subtitles | اعتبريه كأنه رداء التناسخ |
| - Bunu, iyi karma için bir yatırım olarak düşün. | Open Subtitles | -حسناً، اعتبريه استثمار بعوائد آجلة |
| Yetenek testi olarak düşün. | Open Subtitles | اعتبريه امتحان جدارة |
| Değneği işaret parmağının uzantısı olarak düşün. | Open Subtitles | اعتبريه كامتداد لسبابتك |
| Kaldırılmış bil. | Open Subtitles | اعتبريه نظيفا |
| Onaylandı bil. | Open Subtitles | اعتبريه مقبول |
| Bulunmuş say. | Open Subtitles | حسنًا، اعتبريه وُجد |
| Hediye olarak say. Hadi oradan. | Open Subtitles | اعتبريه هدية مني |
| Hadi ama. Bunu bir barış teklifi olarak gör. | Open Subtitles | هيّا، اعتبريه مبادرة للسلام. |
| Hadi ama. Bunu bir barış teklifi olarak gör. | Open Subtitles | هيّا، اعتبريه مبادرة للسلام |
| Adres yanıltıcı sinyal gönderebilen bir çeşit tablet silah olarak düşünebilirsin. | Open Subtitles | اعتبريه حاسوبًا لوحيًا مسلّحًا محمّل بنظام تعطيل موجه. |
| Hayır, sende kalsın. Borç olarak kabul et. Borcuna sadık olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | كلا, احتفظى به, اعتبريه سلفة اعلم انكِ تحتاجينه |