"افتراضي" - Translation from Arabic to Turkish

    • sanal
        
    • farazi
        
    • Varsayımsal
        
    • tahmin
        
    • Varsayım
        
    • varsayımım
        
    Böylece, belirli bir seviyenin ötesine zoom yaptığımizda bu Sim City benzeri 45 derecelik bir sanal bir görüntü haline dönüşüyor. TED لذلك، فيما نحن نقوم بالتكبير فوق مستوى معين يأخذنا إلى نوع من مثل سيم سيتي في عرض افتراضي على 45 درجة.
    Dolayısıyla bunun, Johnny Cash için sanal bir diriliş ve ortak bir anıt oluşturmada mükemmel bir proje olduğunu düşündüm. TED كنا نتصور هذا هو المشروع الكامل لبناء تذكار تشاركي وبعث افتراضي لجوني كاش.
    Ve az önce gördüğümüz herşeyin aksine, sanal olan veya olmayan. Ses: İşaretli kart tespit edildi. TED وخلافا لأي شيء آخر قد رأيناه للتو، افتراضي أم لا.صوت: تم الكشف عن البطاقة الموقعة.
    Bu üç manşetin her biri için farazi senaryolar geliştirdik. TED لقد فكرنا بسيناريو بحثٍ افتراضي لكل من هذه العناوين الثلاثة.
    Hadi bunu tamamıyla Varsayımsal bir örnek üzerinde düşünelim. TED دعونا نأخذ مثالا عن ذلك بشكل افتراضي فقط.
    Dinlemekte olduğunuz şey, görsel olarak aynı, üç farklı sanal küreyi keşfeden maymunun beyninin sesi. TED ما تسمعونه هو صوت دماغ هذا القرد وهو يستكشف ثلاث نطاقات مختلفة متجانسة بشكل بصري في فضاءٍ افتراضي.
    Şimdi size bir sanal gerçeklik filminin tanıtım filmini göstereceğim: sanal gerçekliği kameraya alırken yakaladığımız tüm görüntülerin bir tam-ekran sürümü. TED سأريكم عرضأ لفيلم واقع افتراضي: نسخة من المعلومات تملأ الشاشة نلتقطها عند تصوير واقع افتراضي.
    Ve bize aciliyetle sanal düblöre ihtiyaç duyduklarını söylediler. TED وكان ما قالوا ، أن أول ما يحتاجونه فورا هو كومبارس افتراضي
    Birkaç stüdyo sanal dublörler yaratmak için bu yazılımı kullanıyor şu anda, ve yakında bunları önemli prodüksiyonlarda perdede göreceksiniz. TED عدة استوديوهات تستخدم هذا البرنامج لإنتاج كومبارس افتراضي و قريب جدا سوف نراهم على الشاشة، حاليا بالنسبة لبعض المنتجات الرئيسية.
    Alışveriş her zaman telefonla yapılıyor, ödeme de tamamen sanal. TED فالتسوق أصبح يتم من خلال الهاتف المحمول، والدفع يتم بشكل افتراضي.
    Bu senenin başında, buradaki bir sanal asteroid 330,000 gerçek dolara satıldı. TED في وقت ليس ببعيد من هذا العام, كويكب افتراضي فيها تم بيعه مقابل 330,000 دولار حقيقي.
    Yüz yüze, bayağı etkileyici ve içerde tam bir sanal gerçeklik olayı var. Open Subtitles وجهًا لوجه. إنه مكان عجيب لديهم عالم افتراضي هناك
    Teknoloji ile ilk defa on sene önce karşılaşmıştık bir gezegende soykırımdan kurtulanlar zihinlerinde yarattıkları bir sanal alemde yaşıyorlardı. Open Subtitles صادفنا التقنية أول مرة قبل عشر سنوات على كوكب نجا من محرقة كان يعيش كان يعيش في عالم افتراضي من خلق عقولهم
    Bu dünyanın içinde ne görüyorsan sanal gerçeklikten başka bir şey değil. Open Subtitles ما ترينه حولك هذا العالم بأكمله هو لا شيء أكثر من واقع افتراضي
    Şimdi size farazi bir örnek vereceğim. Varsayalım, arkadaşım Laura sarhoş olduğum karaoke gecesinden bir fotoğrafımı Facebook'a yüklüyor. TED الآن، لأعطيكم مثال افتراضي معين، دعوني أقول صديقتي لورا ترفع افتراضيًا صورة لي سكرانة في حفلة كاريكوكي ليلًا.
    Hayır, iyiliğimin karşılığını farazi bir gelecekte vereceğini söyleyerek yardımımı talep etmek için buradasın. Open Subtitles لآ ، أنت هنا تطلب مساعدتي مستند على مستقبل افتراضي ترد فيه الجميل
    farazi çocuklarımızdan bahsettiğimiz zaman bile aramızı bozmaya çalışmıştı. Open Subtitles فهي بالفعل حاولت نسف علاقتنا مرة بسبب طفل افتراضي.
    Simpson paradoksu basit bir Varsayımsal durum değildir. TED مفارقة سيبمسون ليست مجرد سيناريو افتراضي
    Varsayımsal bir durumda yasayı kullanma yeteneğinizi, vesaire. Open Subtitles امكانيتك في تطبيق القانون في موقف افتراضي و ما إلى ذلك,أفهمتي؟
    Bütünüyle Varsayımsal bir programı tartışmaya devam edemeyiz. Open Subtitles لا يُمكننا الاستمرار في مناقشة برنامج افتراضي بحت.
    Bak ahlaki açıdan başıma gelen tahmin edilemez durumlar hayatımın ne kadar zor olduğunun doğrudan kanıtı sayılır. Open Subtitles تقلبات مزاجي الأخلاقية هي برهانٌ افتراضي لهِمَّةِ انتصارها الصعب
    Sizi temin ederim, bu sadece bir Varsayım. TED هذا افتراضي بحت، أستطيع أن أؤكد لكم.
    Evet benim varsayımım buydu ancak başka bir açıklama daha var. Open Subtitles حسناً, هذا كان افتراضي أنا و لكن يوجد هناك تفسيراً اخر

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more