| İki vakada da kimsenin kanıt yerleştirdiğini düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا اظن بان اي شخص دس دليلا في اي من القضيتين |
| Anlıyorum müdür bey ama iki olayın birbiriyle ilgisi olduğuna inanıyoruz. | Open Subtitles | أفهم ، أيها الرئيس لكننا نخال أن القضيتين مرتبطتان |
| Her iki davanın da yazılı çıktıları tablet bilgisayara yüklenmiş halleri uçakta var. | Open Subtitles | هناك نسخ ورقية و الكترونية عن ملفات كلتا القضيتين على الطائرة |
| Diğer iki olayda çocuklar kafalarına darbe almışlardı. | Open Subtitles | في القضيتين الأخريتين الصبيين ضربا على رأسيهما |
| Geçen yıl olan iki davayla tutuyor demek. | Open Subtitles | رصاصاتها مطابقة لرصاصة القضيتين الأخريين كلتاهما من العام الماضي |
| Bu davaların açıldığı günleri öğrenmiş miydin? | Open Subtitles | هل لاحظتِ التواريخ ؟ تواريخ صرف القضيتين ؟ |
| Sizden ne öğrenebilirdim ki malum, mahkemede davalarını birbirine karıştırmayacağımıza dair yemin etmiştik. | Open Subtitles | لأنكم وقفتم في المحكمة وأقسمتم على فصل تام بين القضيتين |
| İki vakada da, kişilerin Zooss kullanımları ile şantajcının onlara karşı kullanabileceği aktiviteleri arasında direkt ilişki var. | Open Subtitles | في كلا القضيتين كان هنالك علاقة طردية بين استخدامهم لبرنامج (زووس) و الأنشطة التي كان بمقدور المبتز إستغلالها ضدهم. |
| Polis bu iki olayın benzerliğinden dolayı seri cinayet üzerinde duruyor. | Open Subtitles | اشبهت الشرطة ان القضيتين يمكن ان يكونوا على صلة ويعاملوا هذه القضية على انها سلسة اغتيالات |
| Sen her iki olayın da kaza olduğunu ve birbirleriyle alakaları olmadığını söylemiştin. | Open Subtitles | أعتقادُكٌ بأن كلتا القضيتين عرضية وغيرِ متصلة |
| Bu iki olayın birbiriyle hiç alakası yok. | Open Subtitles | هاتين القضيتين ليسا لَهُما عِلاقة ببعضِهِما البعض. |
| Ben de bu iki davanın benzer yönlerinin çok olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | لقد اعتقدت انه توجد الكثير من التشابه بين القضيتين ايضا |
| Şey, eğer buna bakılırsa, iki davanın ilişkisinin nerden geldiği açıklanıyor gibi. | Open Subtitles | ...حسنا ، هذا يبدو اعتقد ان الاجابات لجميع الاسئله التى تخص القضيتين قد تم تأجيلهما |
| ..bu iki davanın ilişkili olduğunu düşünmüyorlar. | Open Subtitles | لا يظنون ان هاتين القضيتين متصلتين |
| Birkaç yil önce benzer bir olayda çalismistim. | Open Subtitles | أتظن أن القضيتين مرتبطتين ؟ |
| davayla ilgili pek bir şey yok elimizde. | Open Subtitles | لا تتواجد الكثير من المعلومات هنا عن أي من القضيتين |
| İki davayla da ilgisi olmalı. | Open Subtitles | لابد أنه مرتبط بكلا القضيتين |
| Blake, baban bu davaların bağlantılı olduğunu neden düşündüğünü söyledi mi? | Open Subtitles | بليك هل أخبركِ والدك أي شيء أخر جعله يعتقد بأن هذه القضيتين مُتصلتين ؟ |
| İkimizin de davalarını mahvettiğini bilmen gerekiyor. | Open Subtitles | ينبغي أن تعلم أنك خربت كلا القضيتين |