| Eşli ziyaretler sadece evli mahkûmlar için ve nişan yüzüğü göremiyorum. | Open Subtitles | الخلوة الخاصة للمساجين المتزوجين فقط و لا أرى آي دبلة زواج |
| Çok etik. Tabii evli erkeklerin çoğu kimseyle çıkmadıklarını söylerler. | Open Subtitles | أخلاقي جداً معظم الرجال المتزوجين سيقولون أنهم لا يواعدون أبداً |
| evli çiftler ara sıra bilinçli olarak birbirlerinin hayatını karartırlar. | Open Subtitles | المتزوجين يجعلون بعضهم البعض يشعرون بالتفاهه لغرضٍ ما بعض الأحيان |
| Arkamdan iş çevirdin. Bunu evli insanlar gibi konuşmalıydık. Neyi konuşacaktık? | Open Subtitles | إن كنت تريد هذا, كنا نستطيع أن نناقش الأمر كالأشخاص المتزوجين |
| evli insanların birlikte karar vereceği şeylerden biri gibi görünüyor. | Open Subtitles | هذا النوع من الأسئلة للناس المتزوجين الذي يقررونهُ معاً، صحيح؟ |
| evli bir adamla her şey çok basit. | Open Subtitles | بالتأكيد ، مع المتزوجين الأمر سيكون بسيطا |
| Bir zamanlar evli çiftlerin bulunduğu bir binada oturuyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أعيش في مبنى به الكثير من المتزوجين |
| İlginç erkeklerin niye hepsi evli diye düşünüyorum. | Open Subtitles | كنت أتسائل لماذا كل الاهتمام على المتزوجين ؟ |
| evli çiftlerin arasında yürürken, bir şeyin farklı olduğunu farkettim. | Open Subtitles | و بينما أتجول وسط المتزوجين لاحظت شيئاً مختلف |
| -Ben de evli eski sevgilimle yatmam diyordum. | Open Subtitles | لم اعتقد انني سوف يكون الجنس مع السابقين المتزوجين. |
| Evet normal evli çiftlerin yaptığı gibi. | Open Subtitles | نعم، كما تعلمون، مثل العادي المتزوجين القيام به. |
| Yemin ederim, evli erkeklerle çıkmaya kesinlikle değmiyor. | Open Subtitles | أقسم، فإنه ليس تقريبا حتى يستحق يرجع تاريخها الرجال المتزوجين. |
| ...üniversite öğrencilerine, son sınıflara ve evli mezunlara açıktır. | Open Subtitles | من طلاب الدراسات العليا، وكبار السن والطلاب الجامعيين المتزوجين |
| evli erkeklerin yaklaşık üçte biri en az bir tecrübesi olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | حوالي ثلث الرجال المتزوجين مطالبين بخبره واحدة على الأقل |
| Ne zaman diğer evli çiftlerle dışarı çıksak, yanımda bekar bi' keş götürüyorum. | Open Subtitles | أكره الأشخاص المتزوجين وحين تتزوج تصبح حيون زوجتك المدلل |
| evli çiftlerin yüzde onbeşinin nikah törenlerin tanıştığını biliyor muydun? | Open Subtitles | هل تعلم أنّ 15 بالمئة من المتزوجين اجتمعوا في حفل زفاف؟ |
| Her evli çift gibi, sorunlarımız vardı. | Open Subtitles | كانت لدينا بعض المشاكل مثل جميع المتزوجين |
| Ama biz bekar ana babaların bazen... evli olanlardan farklı dertlerimiz vardır. | Open Subtitles | لكن أحياناً تكون لنا نحن أولياء الأمور العازبون... اهتمامات مختلفة عن المتزوجين |
| Evlilik hayatının bu kadar karmaşık olduğunu düşünemezdim! | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن حياة المتزوجين ستكون معقدة جدا |
| Bir numaralı çift, bugünkü "Yeni evliler" oyunumuzun kazananı oldu. | Open Subtitles | الثنائي رقم واحد, توم ورستي هما الفائزين في لعبة المتزوجين حديثا لهذا اليوم |
| Boşanmak, Evlenen insanların ayrılması demek. | Open Subtitles | الطلاق هو عندما الأشخاص المتزوجين ينفصلان |
| Bayanlar baylar, yeni Evlileri sunmaktan onur duyarım. | Open Subtitles | سيداتي سدتي ،يشرفني ان اقدم لكم المتزوجين حديثا ً |