"بهما" - Translation from Arabic to Turkish

    • onları
        
    • onlara
        
    • iki
        
    • onlarla
        
    • onların
        
    • birkaç
        
    • ikisini
        
    • Onlar
        
    • ikisi
        
    • ikisine
        
    • ikisinin
        
    • göz
        
    Ancak onları kolayca hatırlamanın bir yolu var: Neyin çevrelediğini hatırlamak. TED ولكن هناك طريقة أسهل لتذكرهم إذا تذكرت ما الذي يحيط بهما.
    Rica ederim, onları size çıkarayım ve onlara gözünüzde iyi olana göre davranın ancak bu adamlara birşey yapmayın. Open Subtitles دعونى ،أتوسل ، اخرجهما اليكم وإعملوا لهن ما يطيب فى عيونكم و اما هذان الرجلان فلا تفعلوا بهما شيئا
    Sadece bir kurşunla onlara katıldığını görmekten adeta nefret ediyorum. Open Subtitles انا تقريبا أكره أن تلحق بهما بطلقه واحده فيك
    Başının iki yanında beyzbol topu varmış gibi hissettiğini söylüyordu. TED كان يقول أنه شعر بهما كأنهما طابتين على جانبي وجهه
    Ama ne yazık ki, onlarla tekrar o bağı kuramadım. TED ولكن مع الأسف علاقتي بهما لم ترجع إلى عهدها قط
    Henry'nin yatılı okulda iki çocuğu var. onları hiç aramaz. Open Subtitles هنري لديه طفلان في مدارس داخلية وهو لايتصل بهما أبداً
    Cuma gecesi işten sonra onları takip ettim, tamam mı? Open Subtitles لقد لحقتُ بهما من العمل ليلة الجمعة . حسناً ؟
    Ama siz Onlar olmazsınız, çünkü onları defalarca aramama rağmen, bana geri dönmediler. Open Subtitles و لكن لا يمكن أن تكونا هم لأنني اتصلت بهما مراراً و مراراً
    Artık burada sihir var. onları takip etmenin bir yolu olmalı. Open Subtitles يوجد سحرٌ هنا الآن لا بدّ أنّ هناك طريقةً للّحاق بهما
    Babasının iyi olduğunu, onları ne kadar sevdiğini görürler. Babasının sonraki aramasında Sophie'nin konuşacak çok fazla şeyi vardı: "Maymun Çarli ne yiyor? TED يمكنهما معرفة أنه بخير ورؤية أنه يحبهما، وعندما يتصل بهما المرة القادمة ستتحدث صوفي عن الكثير: ماذا يأكل تشارلي القرد؟
    Yani sen her şeyini topla ve buradan git... ben sabah oraya gider onlara durumu anlatırım. Open Subtitles أن تحزم أشياءها وتتركها وسأتصل بهما ليأتوا ويأخذوها صباحاً
    Karin'in kocası Paskalya'da onlara katılmaya karar verdi. Open Subtitles لقد قرر زوج كارين أن يلحق بهما في عيد الفصح
    Buraya, evimize geri gelebileceğimizi ve onlara göz kulak olabileceğimi umuyordum. Open Subtitles كنت اتمنى ان نعود الى المنزل هنا وان اعتنى بهما
    Büyük Efendi'nin şüphe duyduğu iki kumandan kendilerini öldürmeye zorlandılar. Open Subtitles فهناك قائدان، ممن شك بهما السيد العظيم أجبرا على الانتحار
    Fakat o gün bu iddiayla tamamen çelişen iki beklenmedik şey vardı. Open Subtitles شيئان لا يمكن التنبؤ بهما حدثا في ذلك اليوم جعلت ذلك مستحيلا
    Gittiklerinde nereye gittiklerini söyleyemeyiz. Ya da onlarla ne halt ettiğini. Open Subtitles حين يذهبا ، لا يمكنك أن تعرف إين ذهبا أو ماذا قد فعلت بهما
    Ama eğer bunu yaparsak onlarla tekrar karşılaşmaz mıyız? Open Subtitles ولكن ألن نلتقي بهما مرة أخرى لو فعلنا هذا ؟
    Ailesi. Dediklerinde haklılar. onların yanına gitmek istiyorsan, böyle konuşmaya devam et. Open Subtitles والداها كانا محقان بشأنها ـ سوف ينتهي بك الأمر مثلما حل بهما
    Ayrılmadan önce senden birkaç şey isteyeceğim. Open Subtitles الآن لدي لك مهمة أو مهمتين تقوم بهما بعد مغادرتنا
    Ben ikisini de sizin için ayırayım, biraz düşündükten sonra uğrayın. Open Subtitles حسناً، سأحتفظ بهما من أجلكِ، وبوسعكِ القدوم عندما تفكرين مليئاً بالأمر.
    İkisi de büyük bir patlama sonucu kullanışsız hale gelen fabrikalar. Open Subtitles لقد كانا كلاهما مصنعيكٍ للتخلص من النفايات والذى اندلعت بهما النار
    Kardeş gibiyizdir. Siz kızlar bu ikisine dikkat etmelisiniz. Open Subtitles نحن تقريباً كالإخوة يجدر بكم الاعتناء بهما
    İkisinin aşçı olması gerekiyordu - Hiçbiri değildi. TED اثنان كان من المفترض بهما أن يكونا طاهيين , ولم يستطيعا
    Hayır fakat kafamda iki göz var ve etrafta olanları görebiliyorum. Open Subtitles لا ولكن لديّ عينانِ يقظتان .أري بهما ما يحدث في الأنحاء

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more