| Ne yapacağımız belli olana kadar onu burada tutacağız. | Open Subtitles | أين نأخذه لغير هنا ؟ سوف نحتفظ به هنا حتى يطلبون منا ما نفعله |
| İki kere onun şartlı tahliye duruşmasına girdim ve sırf onu burada tutmak için tek ayak üstünde kırk yalan söyledim. | Open Subtitles | كان علي ان أذهب لجلسات سماعه مرتين و أكذب حتى أحتفظ به هنا |
| Bana teşekkür etme. Büroyu ilgilendirdiğinden, onu burada, 15 dakika sonra yakaladım. | Open Subtitles | بقدر ما يعرفه المكتب فقد أمسكت به هنا بعد 15 دقيقة من الآن |
| Üçüncü kurban bulunana kadar Burada yapacak bir şey kalmadı. | Open Subtitles | لا يُوجد شيء أخر يُمكنُنا القيامُ به هنا حتى نُحْضِرَ الجُثة الثَالثة |
| Yaşamış tüm insanlardan çok büyük bir çoğunluğu, burada yaptığımız şeyi, anlaşılmaz, akılalmaz bulurdu. | TED | إن كل البشر الذين خاضوا الحياة، أو لو أن غالبيتَهم الكاسحةَ رأت ما نقوم به هنا اليوم لَما وَعَوْه ولا صدّقوه. |
| onu burada mahkum olarak tuttular. Ölene dek aç bıraktılar. | Open Subtitles | احتفظوا به هنا كسجين وقاموا بتجويعه حتى الموت |
| onu burada hiç istemedim, ama sen kalması için ısrar ettin. | Open Subtitles | لم اكن أرغب به هنا ، لكنك أصرّيت على بقائه |
| Her ne yapacaksak, onu burada yapamayız. | Open Subtitles | ,مهما كان الأمر الذي سنقوم به فلن نتمكن من القيام به هنا |
| Burada kimse yokken, bomboşken onu burada benimle birlikte hissedebiliyorum. | Open Subtitles | عندما لايكون احد هنا .. عندما تكون خالية استطيع ان اشعر به هنا معي |
| Dün akşam onu burada müvekkilimi ayartmaya çalışırken yakaladım. | Open Subtitles | أمسكت به هنا ليلة أمس محاولاً صيد واحد من زبائني |
| Eğer kovaladığın adam bu değilse ve sana arabayla da çarpmadıysa ne diye onu burada tutuyorsun? | Open Subtitles | اذا لم يكن هذا هو الرجل الذى طاردته و لم يكن الرجل الذى صدمك بالسيارة لذا لماذا بحق الجحيم تحتفظ به هنا ؟ |
| Anacleto'ya vermişti. O da onu burada saklıyordu. | Open Subtitles | لقد أعطت هذا الشئ الصغير إلى آناكليتو " و قد احتفظ به هنا " |
| Neden onu burada tutmuyoruz? | Open Subtitles | كلا، لمَ لا أستطيع الإحتفاظ به هنا ؟ |
| Hey Çavuş, neden onu burada indirmiyoruz? | Open Subtitles | أيّها الرقيب، لم لا نلقِ به هنا فحسب؟ |
| onu burada yakalamak kolay olmayacak. | Open Subtitles | الامساك به هنا سيكون امراً معقداً |
| Onların tarafını tutar diye onu burada istemiyorum. | Open Subtitles | لا أرغب به هنا فى حالة لو أتخذ جانبهم . |
| onu burada hissettim sonra da izini sürdüm. | Open Subtitles | شعرت به هنا , ثم تعقبت آثره |
| Burada yapacak bir işimiz var ve onu halledeceğiz. | Open Subtitles | لدينا عمل علينا القيام به هنا وسنرى مايمكن عمله |
| Burada yapacak çok işim var. | Open Subtitles | على فعل ذلك مع فيجاس في عطلة نهاية الأسبوع هذه لدي الكثير لأقوم به هنا |
| burada yaptığımız şey, tüm Vikipedi sayfalarını aldık ve azıcık bir kısaltmaya indirgedik. | TED | ما نحن بصدد القيام به هنا هو اننا اخذنا كل صفحات ويكيبيديا واختصرناها إلى ملخص صغير. |
| burada yaptığımız bir şey de yabancılara evinde gibi hissettirmek. | Open Subtitles | شيء واحد نحب القيام به هنا وهو جعل الغرباء يشعرون وكأنهم في منزلهم |