| Geç bir saatte yiyeceğiz fakat ben Acıktım. | Open Subtitles | كنا متفقين على أن نأكل لاحقًا ولكنني جعت. |
| Gerçi kruvasanın yarısı diyelim zira Acıktım beklerken. | Open Subtitles | حسناً، الآن إنها نصف مخلب لأنني جعت |
| - Hey, ben Acıktım. - Acıkmış bile! | Open Subtitles | ـ أنا جائعة ـ جعت بالفعل |
| Günaydın, canım. Acıkınca bu parayla güzel yemekler alırsın. | Open Subtitles | حفيدي الغالي ، اشتري طعاماً لذيذاً اذا جعت .. |
| O saatten önce acıkırsan karnını doyurursun. | Open Subtitles | ان جعت قبل ذلك ابحث عن الطعام بنفسك |
| Saat 10:00'da Acıkırsam, Çin yemeği ısmarlayamam. | Open Subtitles | إذا جعت عند الساعة 10: 00 يمكنني أن أطلب من المطعم الصيني |
| Çok geçmeden Acıktım. | Open Subtitles | حسناً , بعدها بقليل جعت |
| - Acıktım ve seni özledim. | Open Subtitles | -{\pos(190,230)}لقد جعت واشتقت إليك |
| Sonra Acıktım. | Open Subtitles | ثم جعت |
| Acıktım. | Open Subtitles | جعت |
| - Acıktım. | Open Subtitles | -لقد جعت . |
| Acıkınca, yemek yedim. | Open Subtitles | وعندما جعت أكلت |
| Yeteri kadar acıkırsan asker nugatının tadı bile insana kaz ciğeri gibi gelir. | Open Subtitles | ...هل جعت بما فيه الكفايه حتى اكل البار سيبدوا مثل فطائر فوا جرا هل جربت فطائر فوا جرا؟ |
| Acıkırsam diye. | Open Subtitles | في حال جعت |