| Sevgili kardeşim Gerçek anlamıyla beni dünyanın öteki ucuna gönderdi. | Open Subtitles | أخي العزيز وضعني بشكل حرفي في الجهة الاخرى من العالم |
| Fark ettim ki, Gerçek dünya mecazen de, gerçekten de benim boyumdakiler için değildi. | TED | كان الأمر واضحًا لي أن هذا العالم لم يخلق لشخص في مثل حجمي، بوجه حرفي أو مجازي. |
| Gigapet'imi öldürmüştüm. resmen. Üstüne oturup kırmıştım onu. | Open Subtitles | قتلت حيوان أليف غريب بشكل حرفي جلست عليه فأنكسر |
| Sorun şu ki, bulunmayı istemediği taktirde, kelimenin Tam anlamıyla sırra kadem basabiliyor. | Open Subtitles | المشكلة هي إذا لم يرد أن يعثر عليه يمكن أن يختفي بشكل حرفي |
| harfi harfine. Zaten sanat tarihinden tek aklımda kalan o. | Open Subtitles | بشكل حرفي الشيء الوحيد أَتذكّرُ مِنْ تأريخِ الفنّ. |
| O Zanaatkâr... oyuncakları bitki boyasıyla boyuyormuş. | Open Subtitles | انه حرفي كان يعمل في مصنع لطلاء اللعب باليد |
| "D" ve "J" harflerini görüyor musun? | Open Subtitles | هل ترى حرفي ال 'د' و ال 'ج' فيه ؟ |
| Bir istiare, kelimesi kelimesine alınmaz. | Open Subtitles | المستعارة .. يجب ألا تأخذه بشكل حرفي |
| Yani sen parşömenin en basit anlamda tercüme edilmesi gerektiğini mi söylüyorsun? | Open Subtitles | هَلْ تقول بأن الورقه كانت فى نيه أَنْ تُترجمَ بشكل حرفي ؟ |
| - Bir zanaatkârın yanındaymış. | Open Subtitles | -كان يعمل عند رجل حرفي |
| Evren Gerçek anlamıyla... - ...hiç olmadı. - Peki, biz nasıl burada oluyoruz? | Open Subtitles | انهيار كلي للأحداث الكون لم يوجد قط بشكل حرفي |
| Bunun Gerçek anlamda hayalini kurdun. | Open Subtitles | كنتِ تعني حلمت بشكل حرفي حول هذا الموضوع |
| Yani ilişkimiz Gerçek anlamda savaşla test edildi. | Open Subtitles | أعني ، علاقتنا أُختبرت للمعارك بشكل حرفي |
| - Et kemikten resmen koparılmış. | Open Subtitles | اللحم كَانَ بشكل حرفي مزّقَ مِنْ العظمِ. |
| Kontak lenslerim resmen gözüme yapıştı. | Open Subtitles | إتصالاتي ذابَت بشكل حرفي في مقلِة عيوني. موجة الحرا مثل المرور المجاني لفعل ما تُريدُ. |
| Belirli bir şiddetle alınan darbeyle olur. Ve bu da resmen beynin, kafatası içinde sallanmasına sebep olur. | Open Subtitles | عبارة عن ضربة صريحة قوية تُسبب إرتجاجاً بـ ـداخل جُمجمتك بشكلٍ حرفي |
| Televizyon Tam olarak bizi baştan çıkaran ya da iyiye teşvik eden bir vicdan işlevi görüyor mu? | TED | هل التلفزيون عمل حرفي كضميرنا ، يغرينا ويكافئنا في الوقت نفسه؟ |
| CO2, Tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes. | TED | ثاني أكسيد الكربون هو زفير حضارتنا، بمعنى حرفي |
| denir. harfi harfine, "canlı canlı kapana kısılma hastalığı" manasına gelir. | TED | بتعبير حرفي: “مرض المحبوس حيا خلف الجدران" |
| - Zanaatkâr tostu o. | Open Subtitles | أنه حرفي خبز محمص |
| "D" ve "J" harflerini görüyor musun? | Open Subtitles | هل ترى حرفي ال 'د' و ال 'ج' فيه ؟ |
| Bir istiare, kelimesi kelimesine alınmaz. | Open Subtitles | إلمستعارة، يجب أن لا تؤخذ بشكل حرفي. |
| - Bir zanaatkârın yanında çalışmaya. | Open Subtitles | -كان يعمل عبدا عند رجل حرفي |