| Tony, bu sabah Todd'la "Sex and the City"deki favori karakterimiz kimdi diye konuşuyorduk ben de seninki kimdi diye merak ettim. | Open Subtitles | توني, اتعلم, انا و تود كنا نتكلم هذا الصباح حول شخصياتنا المفضلة في "سيكس اند ستي" حيث انني فضوليه حول شخصيتك المفضلة |
| Miami'den Troy ve Atlantic City'ye kadar her yerde yüklü paralar kazanmışlar ama yine de hiçbir kumarhanenin dikkatini çekmemişler. | Open Subtitles | "ان يجعلهم يذهبون مباشرة من "ميامي "الى "تروي" ثم "اتلانتك ستي ولجنة المقامرة لم تطلق ابدا جرس الانذار تحذيرا منهم |
| Dubuc ilkokulu, Spisak ortaokulu, Central City lisesi, Keystone lisesi... | Open Subtitles | أبتدائية ديبيوك , ثانوية سبيزك جونيور , ثانوية سينتر ستي , ثانوية كيستون |
| - Atlantic City'de mahsur kaldık! - Kaldık mahsur Atlantic City'de! | Open Subtitles | نحن عالقون في أطلانتيك سيتي - ستي أطلانتيك عالقون نحن - |
| Burası bana sen çocukken Atlantic City'de bedavaya kaldığımız... o süiti hatırlatıyor. | Open Subtitles | إنهُ يذكرني بالجناح الذي كان لدينا في أتلانتيك ستي" عندما كنت صغيراً" |
| Dün gece başka bir çete üyesi ziyaret etmiş ve Vine City'deki bir anma törenine saldırı planı yaptıkları duyulmuş... | Open Subtitles | ولكن ليلة أمس تمت زيارته بواسطة أحد أفراد العصابة وتم سماعهم وهم يناقشون خطة "للهجوم على عزاء في "فاين ستي |
| Bu konuşmayı Mexico City'deki amirlerinizle de yapabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا أن نحصل على نفس المحادثة مع مرؤوسيكِ في ميكسيكو ستي |
| Biliyorum, sizi Iron City'de görmüstüm. | Open Subtitles | - اعْرفُ مَنْ أنت. رايتك كثيرا في ايرون ستي |
| Bunlar Atlantic City'de çekilmiş. | Open Subtitles | أخذت هذي الصورة في اتلانتك ستي |
| "Sex and the City"i hiç izlemedim. Sorun değil. | Open Subtitles | "اتعلمين, لم اري ابداً " سيكس اند ستي لا باس بذالك |
| Burası Atlantic City'deki Tropicana Kumarhanesi. Eğriye eğri, doğruya doğru, babanın uçan sineğe borcu var. | Open Subtitles | هذا حدث في "أتلانتيك ستي", إذا لم أكُن صديقكَ |
| 20 yıl önce Central City bir dizi terörist saldırılarına maruz kalmıştı. | Open Subtitles | قبل 20 عام، تعرضت "سنترال ستي" لسلسلة من الهجمات الإرهابية. |
| Central City'nin görüp gördüğü en tehlikeli kişiydi. | Open Subtitles | وكان أن يكون أخطر شخص سبق وأن شهدته "سنترال ستي". |
| Dün bu paraşüt bombalarından yüzlercesi Central City'nin her yerinde bırakıverildi. | Open Subtitles | البارحة، المئات من هذه القنابل المظلية أطلقت في جميع أنحاء "سنترال ستي". |
| Cesedi otopsi için Mexico City'e yollayacaktık. | Open Subtitles | سوف نقوم بنقل الجثة الى مكسيكو ستي |
| Salt Lake City gibi bir yer mi? | Open Subtitles | (أتقصدين كمدينة (سولت ليك ستي " عاصمة ولاية يوتاه " |
| Bazen biraz oynarım. Atlantic City'ye gittiğimde bingo filan oynarım. | Open Subtitles | نعم، قليلاً أحياناً، ربما قامرت في (أتلانتك ستي) |
| Spring City denilen şehirde. Hiç orada bulundun mu? | Open Subtitles | مدينةٌ تدعى (سبرنغ ستي) هل زرتها من ذي قبل ؟ |
| Hiç Spring City'de bulundun mu, Oklahoma'da? | Open Subtitles | هل زرتَ (سبرينغ ستي) في (أوكلاهوما) على الإطلاق ؟ |
| Hiç Spring City, Oklahoma'da bulundun mu? | Open Subtitles | هل زرتَ على الإطلاق (سبرينغ ستي) في (أوكلاهوما) ؟ |