| Hatta ve hatta gezegensel bir sınır, bir çit tanımlayabilir miyiz, içinde insanlık için güvenli bir faaliyet alanımızın olduğu? | TED | وهل سنتمكن حتى من تحديد حدٍ أرضي، حاجز، يوفر في نطاقة مساحة آمنه للتطور البشري؟ |
| Sence pizzayı hâlâ sıcakken servis edebilir miyiz? | Open Subtitles | هل سنتمكن من تقديم فطيرة البيتزا وهى ساخنة؟ |
| "Şimdi o yağ çuvalına, bütün gün bakma ayrıcalığına sahip olacağız" | Open Subtitles | سنتمكن الآن من التحديق بحوض الشحوم طوال النهار؟ |
| Çok yakında yeni koloniler oluşturabileceğimiz bir aşamaya gelmiş olacağız. | Open Subtitles | قريباً سنصل للمرحلة التي سنتمكن من صنع مستعمرات أخرى |
| Bu arada, King Shark'ı bununla da takip edebiliriz yemin üzerindeki kameralarla da. | Open Subtitles | في هذه الأثناء، سنتمكن من تعقب القرش الملك بهذا وآلات التصوير الموجهة للطعم |
| Tamam o zamana kadar böyle idare edebiliriz. | Open Subtitles | حسنـاً، أعتقد بأننـا سنتمكن منه حتى ذلك الوقتّ. |
| Yirmi dört saatten daha kısa bir sürede bir bankanın kasasına girmemizi sağlayacak planı nasıl yapacağız? | Open Subtitles | كيف سنتمكن من وضع خطة لاقتحام خزانة بنك في أقل من 24 ساعه ؟ |
| Ve şu küçük hazinemizi nereden alacağız? | Open Subtitles | وأين سنتمكن من الحصول على عش بيضنا الصغير ؟ |
| Gözetim kasetlerinden kimliği teşhis eder etmez, onu bir veri tabanına göndereceğiz ve kim olduğunu bulacağız. | Open Subtitles | بمجرد أن تتمكني من التعرف عليه من أشرطة المراقبة، سنتمكن من ارسالها إلى قاعدة البيانات وسنعرف من يكون |
| Tüm bunlardan sonra hepimiz buradan çekip gidebilir miyiz? | Open Subtitles | بعد كل هذا، هل سنتمكن من مغـادرة هذا المكان؟ |
| Tüm bunlardan sonra hepimiz buradan çekip gidebilir miyiz? | Open Subtitles | بعد كل هذا، هل سنتمكن من مغـادرة هذا المكان؟ |
| Tamam, buraya geri dönebilecek miyiz onu bile bilmiyoruz. | Open Subtitles | حسناً، ليس لدينا فكرة عما إذا كنا سنتمكن من العودة إلى هنا |
| Rabb'imize şükür, gelecek hafta otları biçmiş olacağız. | Open Subtitles | و بارادة الله سنتمكن من الانتهاء الاسبوع المقبل |
| Dönüştükten sonra sonsuza dek birlikte olacağız. | Open Subtitles | عندما تتحول ، سنتمكن من البقاء معاً للأبد |
| Dönüştükten sonra sonsuza kadar birlikte olacağız. | Open Subtitles | عندما تتحول ، سنتمكن من البقاء معاً للأبد |
| Küresel ısınmayı kontrol edebiliriz. | Open Subtitles | تخيل ما يمكننا القيام به، سنتمكن من السيطرة على الاحتباس الحراري |
| Kime güveneceğimizi bilmediğimiz, bu yönetimle nasıl devam edebiliriz? | Open Subtitles | كيف سنتمكن من إدارة هذه الحكومة إن كنا لا نعلم بمن نثق |
| Daha ne kadar bunu idare edebiliriz bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أدري إلى متى سنتمكن من السيطرة عليه |
| Peki 4.000 ineği bulduğumuzda ne yapacağız? | Open Subtitles | اذن كيف سنتمكن بجمع قطيع مكون من 4 الاف بقرة ؟ |
| Tüm o güzel yerlede çalacağız o şahane müzelerde gezip alışveriş yapacağız. | Open Subtitles | سنتمكن من العزف في كل هذه الأماكن الرائعة والذهاب الي كل هذه المتاحف المدهشة ونذهب للتسوق |
| Yatırımınızla daha fazla hastane alıp geniş alana dağıtım yapacağız. | Open Subtitles | بواسطة رأس مالكما الاستثماري سنتمكن من الاستحواذ على مزيد من المشافي و توسيع نطاق مخزوننا |
| Aort damarını kesmeden bütün kitleyi nasıl alacağız? | Open Subtitles | إذا كيف سنتمكن من كامل الورم دون الحاجة لاستئصال جزء من الأبهر؟ |
| Bu yalnızca bir taklit olmasına rağmen, bu tür bir rekonstrüksiyon bize umut veriyor, eninde sonunda kara deliğin güvenilir bir şekilde ilk resmini alacağız ve bundan, çemberin büyüklüğüne karar vereceğiz. | TED | بالرغم من أنّ هذه محاكاة لإعادة البناء إلا أنها تعطينا الأمل أننا سنتمكن قريبًا من التقاط الصورة الأولى لثقب أسود ونقدر من خلالها على تقدير حجم الدوائر حولها. |
| Ama elimizde isim ya da fotoğraf olmadan nasıl bulacağız? | Open Subtitles | لكن من دون وجود صورة أو اسم فكيف سنتمكن من إيجادها ؟ |
| Elimizden geleni yapıyoruz, yakında bulacağız. | Open Subtitles | بما أننا نبذل كل جهودنا في هذه القضية سنتمكن من إيجادهم قريباً |