"سّيدي" - Translation from Arabic to Turkish

    • Sayın
        
    • efendim
        
    • bayım
        
    Sayın Hakim, lütfen avukatın davaya bir anne hassasiyetiyle yaklaşmasını sağlayabilir misiniz? Open Subtitles ...سّيدي القاضي، هل ترشد المستشار رجاءً حتى يُكمل بالقليل من الحساسية ؟
    Sayın Yargıç, müvekkilimle biraz konuşabilir miyim? Open Subtitles سّيدي القاضي، هل ليّ بلحظة حتى أتشاور مع موكليّ ؟
    Sayın Cumhurbaşkanım, Kötü haberlerim var, efendim. Open Subtitles سّيدي الرئيس لدي بعض الأخبار السيئة سيدي
    Sizden efendim. Bunun için sizinle ben görüştüm. Open Subtitles منك، سّيدي آنا تَكلّمَت إليك شخصياً حوله.
    - Ben çıkıyorum, efendim. - Peki. Open Subtitles ـ لقد أنتهت ورديتي الليلة، سّيدي ـ حسناً
    Sayın Başkan, saygısızlık olarak görmeyin ama onu vaktinden önce hâkim önüne çıkarmak büyük hata olur. Open Subtitles سّيدي الرئيس،، بكُلّ إحترام الإنخراط به قبل أوانه سَيَكُونُ خطأً ضخماً
    Hiçbiri hasar bölgesinde olmayacak Sayın Başkan. Open Subtitles لا احد من رجالنا سيكون في طريق الأذى، سّيدي الرئيس
    O flash belleği görmemiz gerek Sayın başkan. Open Subtitles سوف نحتاج لرؤية ذلك الفلاش، سّيدي الرئيس
    Bence yeterince dinledik, Sayın Başkan. Open Subtitles سَمعنَا بما فيه الكفاية سّيدي الرئيس
    Sayın Başkan çocuklarımız geri gelmeli. Open Subtitles ...سّيدي الرئيس . . دعنا نُعيدُ الجنود الي أرض الوطن
    Haber kötü Sayın Başkan. Open Subtitles أنها لأخبارُ سيئةُ، سّيدي الرئيس
    -Bunu biliyorsun değilmi Gibert. -Evet Sayın Bakanım sizi çok iyi anlıyorum. Open Subtitles إنتهت الحرب "جيبرت" آه بالتأكيد، سّيدي الوزير
    Sayın Başkan, sosyal yardımlaşma öneriniz bir hiç ama bir sürü teknik terim ve hitabet sanatı- Open Subtitles سّيدي الرئيس، إقتراحات رفاهيتكَ... أنها لا شيء سوى الكثير مِنْ المُفردات التخصصيةِ التقنيةِ وخطابات تحزبيّة و...
    Hayır, efendim. Benim arabam. Yemin ederim suçsuzum. Open Subtitles لا، سّيدي , أنا و عربتي بريئيّن، أقسم لك
    - Evet? - Ben Kucich, efendim. Open Subtitles َتكلّمُ كونيك سّيدي وجدنا شخص اخرَ
    evet efendim,anladım efendim. Open Subtitles حاضر يا سّيدي. فهمت هذا، يا سّيدي.
    İyi akşamlar, efendim. Ne olduğunu anlatacak mısınız? Open Subtitles أسعدتّ مساءً، سّيدي هلا أخبرتنا بماحدث؟
    Türk yapımı efendim. Değirmende öğütülmüş. Open Subtitles قهوة تركية، سّيدي مطحونة بطاحونة لدغ،
    Bir çeşit trene istiflenmiş bir araba, efendim. Open Subtitles كأمتعة على متن عربة من نوع ما، سّيدي
    Affedersiniz bayım. Güzel bir gün, değil mi? Open Subtitles المعذرْه، سّيدي يوم جميل ، أليس كذلك؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more