| Kendi ağına yakalanmış küçük bir örümceğin hayatı olsa bile. | Open Subtitles | حتى حياة أصغر ذبابة عنكبوت تخيط شبكتها الخاصة |
| Aradığımız kişi bu değil. Kadının kablosuz ağına erişebilen bir komşusu falan olmalı. | Open Subtitles | ،ليست هي، لابد أنه جار أو شخص ما قريب منها شخص يستطيع الدخول عبر شبكتها اللاسلكية |
| Aradığımız kişi bu değil. Kadının kablosuz ağına erişebilen bir komşusu falan olmalı. | Open Subtitles | ،ليست هي، لابد أنه جار أو شخص ما قريب منها شخص يستطيع الدخول عبر شبكتها اللاسلكية |
| Her zamanki güzel ağını örmekten aciz görünmektedir. | Open Subtitles | تبدو عاجزة عن بناء شبكتها الجميلة المعتادة. |
| Öncelikle ağını öreceği boşluğa bir çatı kurmakla işe başlamak zorunda. | Open Subtitles | عليها أن تبدأ بإقامة جسر على الفجوة لتعلق به شبكتها. |
| Ölümcül bir ısırıktan sonra, ağının merkezine dönüp onu paketliyor. | Open Subtitles | بعد عضّة قاتلة، تعود إلى محور شبكتها لتغلّفه. |
| Bu, ağının çökmesine neden olur neredeyse o anda avını ağla sarmalar. | Open Subtitles | هذا يسبّب انهيار شبكتها وامساك الفريسة على الفور تقريباً. |
| Gittiğim hemen hemen her yerde çok ilginç girişimcilerle karşılaştım; finans gücüne, pazar erişimine ve kurulu iş ağına ulaşmaya çalışan. | TED | تقريباً في كل مكان ازوره اقابل هؤلاء الرائدات والعصاميات واللاتي يبحثن عن مجال لدخول الاسواق و عالم الاقتصاد لكي تؤسس شبكتها الاقتصادية |
| Öleli iki yıl oldu ve hala onun örümcek ağına yakalanıyoruz. | Open Subtitles | لقد مضت سنتان ، ولازلنا محجوزون في وسط شبكتها *المقصود إنهم يتحملون أغلاط آليسون |
| Olur, Donna'yı arayıp yeni ağını benden kiralayacağını söyledikten sonra. | Open Subtitles | حسنا , بعد ان نتصل بدونا ونخبرها انها ستؤجر شبكتها الجديدة من عندي |
| Şimdi köprüsünü sağlamlaştırması gerekiyor, çünkü ağını oradan sarkıtacak. | Open Subtitles | عليها أن تقوّي الجسر الآن لأن شبكتها ستتدلّى منه |
| Hapishanede işbirliği yapmadığında sinir ağını delmeye başladılar. | Open Subtitles | ذات مرة لم تكن تتعاون عندما كانت في السجن بدأو في تمزيق رابط شبكتها العصبية |