| Onu yaparken de Yeraltı Dünyası'na bir yarık açtım. Şimdiyse her şey öncekinden beter. | Open Subtitles | و بفعل ذلك تسببتُ فى إنفتاح شقّ بين إلى العالم السفلي ، و على إثره سائت الأمور عن ذي قبل. |
| Bilmiyorum. İlk defa uzay zamanda... ..boyutsal bir yarık açmaya kalkışıyorum. | Open Subtitles | لستُ أدري، هذه محاولتي الأولى لفتح شقّ بُعدي في الزمكان. |
| Bir tane yarık var sanıyordum. Ve onun da kaybolduğunu gördük. | Open Subtitles | ظننتُ أنه لا يوجد إلّا شقّ واحد وقد رأيناه يختفي. |
| Şimdi, yaranın hemen üstüne küçük bir tane kesik at. | Open Subtitles | الآن، اعمل شقّ صغير فوق الجرحِ. |
| Doktor bunun kemikteki küçük bir kesik olduğunu söyledi. | Open Subtitles | الطبيب قال أنّه شقّ صغير بالعظم |
| Lanet onun dışarı çıkmak isteyen kurt adam yönünü tutuyor. Bunu bozarsa... Tam bir melez olacak. | Open Subtitles | اللعنة قمعت شقّ المذؤوب خاصّته لكن إنّ كسر اللّعنة فسيغدو هجيناً متأصّلاً |
| Bu bir acik insizyon durumu. | Open Subtitles | إنها حالة شقّ مفتوح |
| Doğaüstü bir yarık, Malia, altın kapıdan bir köprü değil. | Open Subtitles | إنه شقّ خارق للطبيعة يا (ماليا) وليس جسر البوابة الذهبية. |
| Peki ya Yeraltı Dünyası'ndaki yarık? | Open Subtitles | -و ماذا عنّ شقّ العالم السـُفليّ ؟ |
| Stiles'i hatırladın, ve başka bir yarık açıldı. | Open Subtitles | أنت تذكّرت (ستايلز) فتكوّن شقّ جديد. |
| Sen stiles'i hatırladın ve başka bir yarık daha açıldı. | Open Subtitles | أنت تذكّرت (ستايلز) فتكوّن شقّ جديد. |
| Küçük bir yarık. | Open Subtitles | شقّ صغير. |
| Bir yarık. | Open Subtitles | شقّ. |
| Küçük bir yarık | Open Subtitles | شقّ صغير! آه! |
| Kolunun üst kısmında iki santimlik bir kesik var. | Open Subtitles | شقّ بطول بوصتين على أعلى ذراعها. |
| Oradan bir kesik atmaya gerek yoktur. | Open Subtitles | لا حاجة لأي شقّ هنا. |
| Bundan sonra yapılacak herhangi bir yanlış kesik... | Open Subtitles | أيّ شقّ خطأ بعدها... |
| Lanet onun dışarı çıkmak isteyen kurt adam yönünü tutuyor. Bunu bozarsa... Tam bir melez olacak. | Open Subtitles | اللعنة قمعت شقّ المذؤوب خاصّته، لكن إنّ كسر اللّعنة فسيغدو هجيناً متأصّلاً. |
| Lanet kurt adam yönünü ortaya çıkartmasını önlüyor. Ancak laneti bozarsa, gerçek bir melez olur. | Open Subtitles | لقد قمعت اللعنة شقّ المذؤوب فيهِ، لكن إن كُسرت فسيغدو هجيناً مُتأصّلاً. |
| Bu bir açık insizyon durumu. | Open Subtitles | إنها حالة شقّ مفتوح |