| Küçük organizmamızın nasıl hayatta kaldığını merak ettiğinize şüphe yok. | Open Subtitles | أنتِ تتساءلين من دون شكّ كيف يعيش بالضبط متعضينا الصغير |
| Ve bu yaşa kadar, kesinlikle şüphe yok ki, araçta biri var. | TED | وفي هذا العمر ليس هنالك أدنى شكّ أن هذا الدماغ ، لديه شخص على متنه. |
| Şüphesiz tek başına bu bile çok büyük bir suçtur. | Open Subtitles | لذلك، فإنّ هذا لوحده يعتبر وبلا شكّ جريمة عظمى |
| Ira Amca'yla konuştuktan sonra, bu konuda şüphem de kalmamıştı. | Open Subtitles | لم يكن هنـاك شكّ في ذلك بعد أن تحدّثت معـه |
| Bu adam büyük bir savaşçı gibi. Çok cesur olduğundan eminim. | Open Subtitles | هذا الرجل القدير لديه نظرة محارب عظيم بلا شكّ انه شجاع جدا |
| Onların aklına şüphe düşüreceğim sonra kalbinden o adamı atınca ona kavuşacağım. | Open Subtitles | سأضع شكّ في عقولهم000 ثمّ سآخذها عندما يصبح قلبها ليس له |
| Onun da aç olduğuna şüphe yok ancak yavrular biraz daha büyümeden dişi, uzun avlarda ona eşlik edip yardımcı olamaz. | Open Subtitles | لا شكّ أنه جائعٌ أيضاً لكن لا تستطيع الأنثى مرافقته ومساعدته في المطاردة في الصّيد الطويل حتى تكبر الجراء قليلاً. |
| 9 yıldan beri, kimse kimliğimden şüphe etmedi. | Open Subtitles | للسنوات الـ9 الماضية، لا أحد شكّ في هويتي. |
| Şu doğum günleriyle alakalı şey garip, hiç şüphe yok. | Open Subtitles | [دوجيت] هذا الشيء ب أعياد الميلاد غريبة، لا شكّ حوله. |
| Yatağın sarsılması Şüphesiz kas spazmlarından kaynaklanıyor. | Open Subtitles | إهتزاز السرير تلك بلا شكّ بسبب تشنّجات عضلية |
| Şüphesiz ki onu nasıl gerçek şekline dönüştürdüğümü merak ediyorsundur. Şaşılacak bir şey yok. | Open Subtitles | بلا شكّ أنت تَتسائلين كَيف أُخطّطُ لإرْجاعها إلى شكلها الأصلي ، أليس كذلك؟ |
| Çünkü - Şüphesiz - ona harika hatıralar bırakıp gittim. | Open Subtitles | حسنا، لأنّني بلا شكّ تركتها مع ذكريات رائعة كثيرة |
| Bu kesinlikle hayatımın en tuhaf yedi dakikasıydı. | Open Subtitles | ذلك كان، دون شكّ اغرب سبع دقائق في حياتي |
| kesinlikle. Bu yüzden yeni bir koreografla çalışacağız. | Open Subtitles | لا شكّ, لا شكّ, لهذا أحضرت لك مدير رقص جديد لهذا |
| Soğuk kanlı katil olduğundan hiç şüphem yoktu. | Open Subtitles | لم يكن عندي أي شكّ في أنها كانت قاتلة بدم بارد |
| Bir kahraman gibi ölme cesaretine sahip olduğunuzdan şüphem yok. | Open Subtitles | ليس لدي شكّ أنّ تملك في داخلك الرغبة في الموت كبطل. |
| Bu adam büyük bir savaşçı gibi. Çok cesur olduğundan eminim. | Open Subtitles | هذا الرجل القدير لديه نظرة محارب عظيم بلا شكّ انه شجاع جدا |
| Orta hızlı darbe sıçraması - hiç şüphesi yok. | Open Subtitles | لطخات ناتجة عن ضرب متوسط السرعة ما من شكّ بذلك |
| Hiç kuşkum yok, on yıldan az bir zaman içinde... ..herkes ancak empatikalizmin barış getirebileceğini bilecek. | Open Subtitles | لا أملك أدنى شكّ أنّه في خلال أقل من عشر سنوات، سيعلم الناس في كلّ مكان أنّ التعاطفيّة وحدها قادرة على جلب السلام |
| Fotoğraflarla oynanabilir ve House şeytani bir dehaya sahip, bu da fotoğrafı şüpheli kılıyor. | Open Subtitles | الصور يمكن تعديلها وهاوس عبقريّ شرّير مما يجعل هذه الصورة موضع شكّ |
| Yanan elinle kesin bağlantılı bir şey hatırladın. | Open Subtitles | تذكّرتشيئاًلا شكّ في أنّه مرتبط بإحتراق يدّك |
| - Veremeyiz. Javadi'nin Amerika'da olduğundan biri şüphelenirse, operasyon gümler. | Open Subtitles | (إذا شكّ أحدهم حتّى بأنّ (جفادي في (أمريكا)، فقد انتهينا |
| Dün gece partide diğer herkes senden kuşku duyduğunda ben hiç duymadım, bir saniye bile ve hiç duymayacağım da. | Open Subtitles | الليلة الماضية بالحفلة ... عندما شكّ الكل بك أنا لم أفعل قط ولو لثانية ولن أفعل أبداً |
| Kuşkusuz anımsayamadığın anneni arıyor gibisin. | Open Subtitles | لا شكّ انك تبحث عن تلك الأمّ التى يمكنك تذكّرها بالكاد |
| Kimse bir şeyden şüphelendi mi? | Open Subtitles | لا أحد شكّ في أي شيء؟ |
| So help you God, no doubt. | Open Subtitles | لذا أنت لاتخطئين، بلا شكّ. |