| Dün gece ne kadar uğraştıysam da bir türlü dua edemedim. | Open Subtitles | لكنأنتبهلهذا. الليلة الماضية حاولت بكل قوة ولم أستطع أن أصلي صلواتي |
| Yüce Tapınak'ta olduğumu söyle. dua etmeliyim. | Open Subtitles | و أخبرهم أنني سأبقي في المعبد الأعلى لأداء صلواتي |
| dualarım kabul oldu Turkle. | Open Subtitles | ان صلواتي قد أستجيبت , يا توركل تعال و شاهد |
| Söylemek istediğim, bütün ümidim ve dualarım sizin yanınızda, ve bunu da sizin için yaptım. | Open Subtitles | أريد أن أقول أن كل آمالي و صلواتي معك و صنعت هذا لك |
| dualarımda Tanrı'ya senin için de teşekkür ediyorum, ama hala fahişe gibi giyiniyorsun. | Open Subtitles | أود أن أشكر الرب في صلواتي بخصوصك ولكن أنت لا تزالين تلبسين مثل المومسات |
| Sana bugünkü Dualarımı, ibadetlerimi, hazzımı sunarım. | Open Subtitles | أهبك صلواتي و أعمالي، أفراحي و أقراحي لهذا اليوم |
| dualarıma iyi huylu cevaplar veren... ve sakinleştirici bir şekilde kutsayan bir taklit Tanrı. | Open Subtitles | أتخيّل صدى صلواتي إلى الرب الذي يعطي الأجوبة الشافية والبركات المطمئنة |
| Kutsal Meryem, Tanrı'nın Annesi, naçizane duamı duy. | Open Subtitles | مريم العذراء ، أم الرب, اسمعي صلواتي المتواضعة |
| Bu sonbahar dualarımın yanıt bulduğunu fark ettim. | Open Subtitles | هذا الخريف، أدركت بأن جميع صلواتي قد استجيبت |
| İzlemezseniz dua ediyormuş gibi yapabilirim. | Open Subtitles | ولكن إذا لم تنظر ، سأتظاهر بأنّني أتلو صلواتي |
| Peder beye odamda dua edeceğimi söyledim. | Open Subtitles | أخبرته أنني ذاهبة لغرفتي لأتلو صلواتي |
| Ama her gece, ikisine de dua ediyorum. | Open Subtitles | ولكنني أذكرهما في صلواتي بكل ليلة |
| Söylemek istediğim, bütün ümidim ve dualarım sizin yanınızda, ve bunu da sizin için yaptım. | Open Subtitles | أريد أن أقول أن كل آمالي و صلواتي معك و صنعت هذا لك |
| Zavallı adama yardım lazım. dualarım onunla. | Open Subtitles | الرجل المسكين بحاجة للمساعدة افكاري و صلواتي معه |
| Umarım dualarım buradan çıkıp göklere ve Tanrı'ya ulaşır. | Open Subtitles | آمل أن تكون صلواتي قد فرت وحلقت بعيداً عن هنا إلى السماوات المفتوحة والرب |
| Buradaki vaazlarımda dualarımda inandığımı söylüyorum. | Open Subtitles | ما أبشر به هنا , ما أقوله في صلواتي أنا أعنيه |
| dualarımda ...kendimizi kandırdığımızın farkına vardım. | Open Subtitles | في صلواتي .. اكتشفت اننا كنا مخدوعين |
| Bu akşam yemekte başlayabilirsin. Wade Kinsella, Dualarımı kabul eyle. | Open Subtitles | يمكنك البدء هذه الليلة علي العشاء ويد كينسيلا, انت استجابة صلواتي |
| Tanrım beklediğim gibi Dualarımı kabul etmiyorsun. | Open Subtitles | صلواتي الى تستمع أن ترفض حقاً أنت ، ربي يا |
| Ve bu yüzden, dualarıma cevap aldığımda... yüzlerce mil uzaklıkta başka birinin kollarında çıplak haldeydim. | Open Subtitles | وعندما أستجابت صلواتي كنت على مسافة مائة ميل عارية بين يدي شخص آخر |
| Tüm dualarıma cevap geldi ve kimse bunları benden alamaz | Open Subtitles | صلواتي كلها قد أجاب و لا قوة يمكن أن أرضي تأخذها بعيدا عني. |
| Gizlice duamı dinlediğine inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق بأنّكِ تتنصتين على صلواتي |
| Tanrı sadece dilekleri gerçekleştirir. Benim dualarımın buna ihtiyacı yok. | Open Subtitles | الله وحده يحقق الأماني، صلواتي لا تحتاج لذلك |
| Özellikle ibadet ederken... çektiğin acıları hissedebiliyorum. | Open Subtitles | لقد ذكرتكِ مراراً في صلواتي .. لمعرفتي بالعذاب الذي تمرّين فيه. |