| Orda bundan kurtulacak ve beni geri gönderebilecek bir bölümün olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | قلت أن هناك ممراً يمكنه أن يخلصني من هذه الأشياء و يعيدني |
| Orda bundan kurtulacak ve beni geri gönderebilecek bir bölümün olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | قلت أن هناك ممراً يمكنه أن يخلصني من هذه الأشياء و يعيدني |
| Tamamlanmamış bir iş olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | أنت قلت أن هناك بعض الأعمال غير المنتهية |
| Bunun gibi dört video daha olduğunu söylediniz? | Open Subtitles | أنت قلت أن هناك أربعة فيديوهات أخري كهذا؟ |
| New Jersey'de 3 türün yaygın olduğunu söylediniz. | Open Subtitles | قلت أن هناك ثلاثة أنواع سامة شائعة فقط (في (نيوجيرسي |
| - Burada uzaylılar olduğunu söyledin. - Evet, efendim. | Open Subtitles | قلت أن هناك مخلوقات فضائية هنا نعم يا سيدى |
| Başka şeyler de olduğunu mu söylemiştin? | Open Subtitles | . لقد قلت أن هناك المزيد من هذه الاشياء؟ |
| Patlamayı önlemek için darbe emici iç önlemler olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | لقد قلت أن هناك حقول إخماد داخل السفينة تمنع حدوث الإنفجارات |
| Benimle konuşmak istediğin şeyler olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | قلت أن هناك أموراّّ تريد أن تتحدث معي عنها |
| Sana ulaşmak için sevdiğin insanları kullanabilecek kişiler olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | لقد قلت أن هناك أشخاص قد يستعملون من تهتم لأمرهم لكي يصلوا إليك |
| Sen çocukken... yaşlı bir kadının sana musallat olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | عندما كنتَ صغيراً، قلت أن هناك امرأة عجوز تُطاردك |
| Hatırlıyor musun, geçen hafta bana iyiyi kötüden ayıran görünmez bir çizgi olduğunu söylemiştin? | Open Subtitles | أنت تتذكر الأسبوع الماضي حينما كنت حينما قلت أن هناك خط غير مرئي يفصل ما بين الخير والشر |
| Ama sen, bu sabah sadece bir tane ışın olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | ولكنك قلت أن هناك شعاع واحد من ضوء هذا الصباح |
| - İki zorluk olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | حسنا, لكنك قلت أن هناك مشكلتان |
| Hey,duvardaki Melinda şeklindeki delikten çıkıp gitmeden önce Sembollerinde kumru olduğunu söylemiştin değil mi? | Open Subtitles | قلت أن هناك حمام في السيمفونية؟ |
| Çocukken bana orada yüzme havuzu ve kütüphane olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | عندما كنت صغيرة قلت أن هناك مسبح ومكتبة |
| Kayıttan olduğunu söylediniz. | Open Subtitles | قلت أن هناك تسجيلا |
| Orada bir bomba olduğunu söyledin. | Open Subtitles | قلت أن هناك قنبلة أهناك وقت لإيقافها؟ |
| Görgü tanığınız olduğunu mu söylemiştin? | Open Subtitles | قلت أن هناك شاهد عيان؟ |