| O halde neden ona reddedemeyeceği bir teklif yapmıyorsun? | Open Subtitles | لمَ لا تقدم لها عرضاً لا يمكنها رفضه؟ |
| Öyleyse neden bu odaya girip bana bir iyilik yapmıyorsun? | Open Subtitles | أذا لما لا تقدم لي معروفا... أذهب الى غرفة النوم تلك. |
| Neden bana bir teklif yapmıyorsun? | Open Subtitles | لم لا تقدم لي عرضاً |
| Yüzbaşı, bu şekilde acı çekmesine göz yumarak ona da, bize de iyilik etmiyorsun. | Open Subtitles | كابتن، هذا ليس منطقياً، إنّك لا تقدم صنيعاً بتركه يعاني هكذا. |
| Neden hiç unutamayacağı bir veda etmiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تقدم له وداعا انه وأبوس]؛ ليرة لبنانية ينسى أبدا؟ |
| Benim de Lennox Gardens'dan bir çıkarım var çünkü hayat ikinci bir şanstan daha değerli hiçbir şey sunmaz. | Open Subtitles | " انا أيضاً لدي أكبر إهتمام في " لانيكس جاردن لأن الحياة لا تقدم شيئاً أكثر قيمة من فرصة أخرى |
| Neden sen yapmıyorsun bu sunumu? | Open Subtitles | لما لا تقدم أنت العرض ؟ |
| Cam, yumuşak davranarak ona iyilik yapmıyorsun. | Open Subtitles | كام" أنت لا تقدم لها أي خدمة بكونك لطيف |
| Neden hepimize büyük bir iyilik yapmıyorsun? | Open Subtitles | (يا (كريس لماذا لا تقدم لنا معروفاً كبيراً ؟ |
| Neden bana bir iyilik yapmıyorsun dostum? | Open Subtitles | لماذا لا تقدم لي خدمة ؟ |
| Bill, neden bana da bir bardak ikram etmiyorsun? | Open Subtitles | بيل، لماذا لا تقدم لي كأسا قطّ؟ |
| Neden onlara yardım etmiyorsun? | Open Subtitles | لم لا تقدم لهم المساعدة؟ |
| - Ona iyilik etmiyorsun. | Open Subtitles | أنت لا تقدم له أي معروف - ! |
| ...yalanlar burada rahatlık sunmaz. | Open Subtitles | الأكاذيب لا تقدم التعزية هُنا. |