"لا تمانع" - Translation from Arabic to Turkish

    • sakıncası yoksa
        
    • sakıncası yoktur
        
    • sakıncası yok
        
    • sorun olmaz
        
    • sorun olmazsa
        
    • sakınca yoksa
        
    • sorun değildir
        
    • mahsuru yoksa
        
    • sorun değilse
        
    • sakınca yok
        
    • kızmazsın
        
    • sorun değil
        
    • sakınca yoktur
        
    • sakıncası var
        
    • izin verirsen
        
    Servis sende. Ama sakıncası yoksa servisi yine ben atacağım. Open Subtitles لنغير الأرسال, سأقوم بالأرسال مرة أخرى أن كنت لا تمانع
    Aslında senin için sakıncası yoksa, biraz özel bir konuşma yapıyorduk. Open Subtitles في الحقيقة، أننا نقيم حفلة خاصة هنا إذا كنت لا تمانع
    Birkaç kişi davet ettik. Umarım sakıncası yoktur. Kaç kişi? Open Subtitles ــ دعونا بعض الناس، لعلك لا تمانع ــ كم عددهم؟
    Çıkaracağım şunları. sakıncası yok, değil mi? Open Subtitles أعتقد اننى سأخلعهم ، إنك لا تمانع أليس كذلك ؟
    Pekala, bunu ödünç almamda sorun olmaz, değil mi ? Open Subtitles لذلك سوف لا تمانع إذا أنا اقتراض هذا، أليس كذلك؟
    Eğer sorun olmazsa senin üzerinden bir şeyler yapmak istiyorum. Open Subtitles اذا كنت لا تمانع فأريد أن أطلعكً على أمرِ ما
    Eğer sakıncası yoksa. Bu küçük kitaplardan biri bende kalsın Open Subtitles إن كنت لا تمانع, سأقوم بالاحتفاظ بأحد هذه الكتب الصغيرة
    Dinle, eğer sakıncası yoksa Athena ile şov öncesi bir ayinimiz var. Open Subtitles أسمع أذا كنت لا تمانع أنا و أثينا لدينا طقوس قبل العرض
    Bana noel hediyesiydiler. sakıncası yoksa geri vermenizi rica edeyim. Open Subtitles وهذه كانت هدية لعيد الميلاد، لذا إن كنت لا تمانع.
    Aradığında, yemeği daha yeni bitirmiştik. Umarım senin için sakıncası yoktur. Open Subtitles كنا ننتهي من تناول الطعام حين إتصلت أتمنى أنك لا تمانع.
    Ben yanıtlama sakıncası yoktur umarım bir kaç soru, Sayın Delgros. Open Subtitles ارجو أن لا تمانع بالاجابة على بضع اسئلة يا سيد ديلاغروس
    Umarım sakıncası yoktur, balıklar başlarıyla servis edilirler burada. Open Subtitles أتمنّى بأنّك لا تمانع. أعتقد بأنهم يجب أن يقدموا مع الرأس.
    Yanımdaki bayan çok hasta. Bir sakıncası yok ya? Open Subtitles معى سيدة مريضة هنا أنت لا تمانع , أليس كذلك ؟
    - Yanında bir dakika oturmamın sakıncası yok, değil mi? Open Subtitles أنت لا تمانع من جلوسي لدقيقة أو دقيقتين ؟
    Bir süreliğine onu ödünç alsam sorun olmaz, değil mi? Open Subtitles لا تمانع في أن تقترض منه لبعض الوقت، أليس كذلك؟
    - sorun olmazsa üzerinden birlikte geçmek isterim. Daha anlaşılır olur. Open Subtitles اذا كنت لا تمانع سوف احضر معك سوف يجعلك تشعر بشعور افضل
    Ve söylememde sakınca yoksa, çok güzel bir eviniz var. Open Subtitles و إذا كنت لا تمانع بقولي لديك منزل رائع أيضاً
    Evet, öyle. Üzgünüm, ödünç aldım. Üşümüştüm, umarım sorun değildir. Open Subtitles نعم انا آسفة كان الجو باردا آمل ان لا تمانع
    Charlie, sence mahsuru yoksa almak istediğim bir parça daha var. Open Subtitles شالى هناك شىء احب ان ااخذه معى اذا كنت لا تمانع
    O halde ben şimdi eve gitmeliyim sorun değilse evde buluşabiliriz Open Subtitles علي ان اذهب الى المنزل اذا اردت مقابلتي هناك لا تمانع
    Senin tüm kredi kartı numaralarını alıp birinci ve ikinci arasında ondalık hanesinde bir fark olup olmadığından emin olmak için kontrol etmemde bir sakınca yok değil mi? Open Subtitles أنت لا تمانع لو قمت بالبحث والتقصّي وسحب كل أرقامك للتأكد من عدم ضياع نقطة عشريّة بين الأرقام ؟
    İşiniz bitince baba, umarım sana baba dememe kızmazsın... arkaya gel de sana çocuk için ne yaptığımı göstereyim. Open Subtitles عندما تنتهي يا أبي .أتمنى بان لا تمانع من بأن أناديك هكذا تعال الى الخلف .سأريك الشيء الذي أصنعه من أجل الفتى
    Geçen hafta sana söylemiştim. sorun değil demiştin. Open Subtitles . أخبرتك الأسبوع الماضي . وقلت بأنك لا تمانع
    Kendimi savunmamda bir sakınca yoktur umarım? Open Subtitles انت لا تمانع اذا حاولت الدفاع عن نفسي هل تمانع؟
    Kimya laboratuvarında partnerin olmamın bir sakıncası var mı? Open Subtitles اسمع انت لا تمانع كوني شريكك في مختبر الكيمياء؟
    Bak,izin verirsen atlı karıncandan inmek istiyorum. Open Subtitles أنظر ، إذا كنت لا تمانع أود النزول للتجول

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more