| Ne yazık ki Kenny, kullandığı traş kolonyasıyla dobermanları etkilemişti. | Open Subtitles | لسوء حظ كيني القلونيا التي كان يلبسها جذبت دوبرمانز. |
| Ne yazık ki oğlumun öyle bir şansı yoktu. | Open Subtitles | لسوء حظ ابني الشديد أنه لم تكن لديه واحدة مثلها |
| Ne yazık ki kadın için, bir bira bile fazla gelmişti. | Open Subtitles | لسوء حظ المرأة كانت تلك البيرة كثيرة عليها |
| Yani, maalesef yeni arkadaşımızın maçtaki kötü davranışları yoldaki iyi davranışından daha güçlü bir etki bırakabilir. | TED | لذا، لسوء حظ صديقنا الجديد من مباراة كرة القدم، سلوكه السيء في المباراة قد يطغى على سلوكه في الحديقة. |
| maalesef, mağara balıklarının doğal ortamı olan yer altı suları, aynı zamanda bizim de ana içme suyu kaynağımız. | TED | لسوء حظ الأسماك الكهفية، موطنها هو المياه الجوفية التي هي أيضاً مصدرنا الرئيسي لشرب المياه. |
| Oscar'ın talihsizliği, "yanlış ikizi aldınız" popüler bir bahaneydi. | Open Subtitles | لسوء حظ (أوسكار), جملة "أمسكت بالتوأم الخطأ", كان عذراً شائعاً لقد أمسكت بالتوأم الخطأ |
| Ne yazık ki, senin ve kardeşin için, bu kesinlikle doğru. | Open Subtitles | حسنا، لسوء حظ لك ولأخوك ذلك صحيح تماماً |
| Ne yazık ki annesi için şifon öyle değildi. | Open Subtitles | لسوء حظ أمه لم يكن الشيفون منيعاً |
| Ne yazık ki hiyerogliflerde Halife El-Memun için simya sırları yoktu. | Open Subtitles | "لسوء حظ الخليفة "المأمون لم تحتوِِ الهيروغليفية على أسرار كيميائية |
| Ne yazık ki, ailem Manhattan'a yerleştiğinde, oradaki zehirli yılanların nesli tükenmişti. | Open Subtitles | لسوء حظ الناس الذين استقروا في مدينة مانهاتن عدد الافاعي من نوع " كوبيرهيد " قد تضائل |
| Ne yazık ki, Profesör Kelsey Williams bildiği her şeyi Chas'e anlattı. | Open Subtitles | لسوء حظ البروفيسورة كيلسي ويليامز |
| Ne yazık ki Lynette için, yorgunluğunu giderecek bir dinlenmeye hakkı yoktu. | Open Subtitles | (لسوء حظ (لينيت لن تكون هناك راحة للإرهاق |
| Ama Ne yazık ki Lynette için bu yeni etiket, reklamlarında vaat edileni vermekten uzaktı. | Open Subtitles | (لكن لسوء حظ (لينيت تظهر لافتة جديدة قبل المتوقع |
| Ne yazık ki genç Jane'i, lisedeyken de gayet iyi tanıyan birisi vardı. | Open Subtitles | لسوء حظ (جاين) الشابة أن أحدهم في المدرسة الثانوية كان يعرفها جيداً |
| Ne yazık ki Ajan Branch için Erroll "Species" White grubun suçlarının hafif suçlardan daha fazlası olmayacağından emindi. | Open Subtitles | ،(لسوء حظ العميلة (برانش (إيرول سبيسس وايت) تأكد أن جرائم الجماعة لن تبلغ أبداً لأكثر من جنحة |
| Ne yazık ki Bayan Huber için, bu artık mesele değildi. | Open Subtitles | (لسوء حظ سيدة (هيوبر لم تعد هذه المشكلة |
| maalesef bizim için çekirdek aile yıllar önce yok oldu. | Open Subtitles | لسوء حظ بقيتنا تشتت أسرنا الطبيعية منذ زمن |
| maalesef Trevithick için yer ve zaman yanlıştı. | Open Subtitles | لسوء حظ تريڤيثيك،كان الوقت و المكان غير مناسبين |
| maalesef Dr. Prisco onu ziyaret edecekti. | Open Subtitles | لسوء حظ ذلك الرجل فقد زاره الدكتور بريسكو |
| - Burgoyne'un talihsizliği. | Open Subtitles | لسوء حظ (بورجين) |