| Terry, limanda senin için güvenli bir yer kalmadı artık. | Open Subtitles | لم يعد هناك مكان امن لك على الشاطىء يا تيرى |
| senin için izin almaya çalıştım, ama annen işi yokuşa sürdü. | Open Subtitles | حاولت ان احصل لك على اذن بالخروج لزيارته ولكن والدتك رفضت |
| Bana bahşettiğin ailem ve arkadaşlar için sana şükürler olsun. | Open Subtitles | شكراً لك على عائلتي و كل الأصدقاء الذين منحتني إياهم. |
| - Yardım ettiğin için teşekkürler. - Arabayı sürelim mi? Açlıktan ölüyorum. | Open Subtitles | شكرا لك على مساعدتي و الان جر تلك العربه انا اتطور جوعا |
| - Sana bir iş bile buldum. - Bana bir ev bulman gerekiyordu! | Open Subtitles | ـ حَصلتُ لك على عمل جيد ـ يُفْتَرَضُ بك أن تجهز شُقَّةُ لي |
| Yarın tavanı yapacağınız için çok teşekkür ederim. size minnettarım. | Open Subtitles | شكراً لك على ترميمك للسقف غداً أنا أُقدّر لك ذلك |
| JveJ İnşaat Anlaşılmaz Cevap İnsanları İşi kabul ettiğiniz için sağ olun. Kocam zorluk çıkardığı için özür dilerim. | Open Subtitles | شكراً لك على قبولك المهمة، آسفة أن زوجي يزعجك بشدة |
| Hayır, parayı senin için bir yere bırakabilirim veya bir hesaba bağlarım. | Open Subtitles | لا، أنا سوف تتيح لك في مكان ما. أدفع لك على الحساب. |
| Bu yüzden savaş bitene kadar senin için en güvenli yer burası olabilir. | Open Subtitles | لذا ربما كان هذا أءمن مكان لك على الأقل حتى تنتهي هذه الحرب |
| Hadi git ve yemeğini ye. Aşçıya senin için sıcak yemek bulundurmasını söylemiştim. | Open Subtitles | اذهب و تناول عشاءك ، لقد طلبت من الطاهية أن يبقى لك على شئ ساخن |
| İstersen bunun için sana Sound'dan iyi bir fiyat alırım. | Open Subtitles | سوف أحصل لك على سعر مناسبٍ لو أنّك تود هذا |
| Yani, kendini bunun dışında tuttuğun için sana teşekkür ederim. | Open Subtitles | لذا ، شكراً لك على قضاءك فترة حُكمك المُميزة للكون |
| - harika bir yemekti teşekkürler. - asıl muhteşem masa için sana teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً لك على هذا العشاء الرائع شكرا لكي على هذه الطاوله الرائعه |
| Hayır ama cidden, son birkaç günü atlatmama yardım ettiğin için sağ ol. | Open Subtitles | لا ، لكن ، جدياً ، شكراً لك على مساعدتي خلال اليومين الماضيين |
| Bize teşekkür ettiğin için teşekkür ederiz, ama 3.55 trenini yakalamamız gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن أشكركِ شكراً لك على شكرنا و لكن علينا اللحاق بقطار الساعة 3.55 |
| - Yanımda yok, ama Sana bir tane getiririm. | Open Subtitles | ولكنني سوف احصل لك على واحدة من هندي ميت؟ |
| Pekala, bugün bitmeden Sana bir tane alacağım. | Open Subtitles | أمرك، فيروكا سأحصل لك على أحدهم قبل نهاية اليوم |
| CA: Akıllarımıza durgunluk verdiğin için çok teşekkürler, Floyd. | TED | ك.أ: شكراً لك على عصف أذهاننا جميعاً، شكراً جزيلاً فلويد. |
| Odama kadar eşlik ettiğiniz için sağolun ama sanırım yolu kendim bulabilirdim. | Open Subtitles | شكراً لك على مرافقتي إلى غرفتي ولكن أعتقد بأنني سأجد طريقي. |
| Anlayışlı olduğun için sağ ol ve umarım bu dostluğumuzu etkilemez. | Open Subtitles | شكرًا لك على تفهّمك، وآمل حقًّا ألّا يؤثّر هذا على صداقتنا. |
| bu gnome beni kurtardığın için teşekkür ederim. Ben ona boğazlamak oldu. | Open Subtitles | شكراً لك على إنقاذي من ذاك القزم كنت على وشك أن أخنقه |
| Bu kadar geç saatte gelmeme izin verdiğiniz için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكرًا لك على السماح لي بالزيارة في هذا الوقت المتأخّر جدًّا. |
| size bakamıyorum çünkü size bakınca boynunuzu öpmemek için kendimi zor tutuyorum. | Open Subtitles | لأنه إذا كنت تفعل، أنا لن تقاوم إغراء قبله لك على عنقه. |
| Benim komitede yaptığın şeyler için seni tebrik etmem. | Open Subtitles | بتهنئتي لك على عملك الرائع الذي تقوم به في اللجنة |