| Seninle mezarlıkta konuşmak istemem, benimle konuşmaya ihtiyacın var anlamına geliyor. | Open Subtitles | أردتُ الكَلام معك في تلك المقبرةِ، التي تَعْني تَحتاجُ للكَلام معي. |
| - Rosemary ile konuşmak istiyorum. - Olmaz. | Open Subtitles | انا بحاجة للكَلام مع روزماري أنت لن تَستطيعُ انها مشغولةُ |
| Lütfen, gitmeden önce konuşmamız lazım. | Open Subtitles | رجاءً، نَحتاجُ حقاً للكَلام قَبْلَ أَنْ نَقُودُ. |
| Eğer aradığı son kişi o ise konuşmamız gereken kişi odur. | Open Subtitles | إذا هو الشخصُ الأخيرُ دَعتْ، هو الشخصُ نَحتاجُ للكَلام مع. |
| Sizinle biraz konuşmam gerek... çok önemli. | Open Subtitles | أَحتاجُ للكَلام معك لمدّة ثانية. هذا مهمُ جداً. |
| Her yerde seni aradım. Seninle hemen konuşmam gerekiyor. | Open Subtitles | أنا أَنْظر لَكُ في جميع ألانحاء أَحتاجُ للكَلام إليك الآن. |
| Onlarla yüz yüze konuşmalıyım. | Open Subtitles | أَحتاجُ للكَلام مع هؤلاء الناسِ وجهاً لِوجهِ. |
| Çocukların anne babalarıyla konuşmak için son fırsatları olabilir. | Open Subtitles | هذه آخر فرصة لهؤلاء الأطفالِ للكَلام مع أبائِهم |
| Benimle bir şey konuşmak istiyordun. | Open Subtitles | حَدثَ لي بأنّك أردتَ للكَلام معي حول الشيءِ. الحقّ. الحقّ. |
| Baba, seninle konuşmak istediğim bir şey var. Ama şimdi vakti değil. | Open Subtitles | لكن هناك شيء أَحتاجُ للكَلام إليك حول، لكن الآن لَيسَ الوقتَ. |
| Benimle konuşmak isteyen olursa, karşıdayım. | Open Subtitles | إذا أي شخص يَحتاجُ للكَلام معي، أنا مُجَرَّد صحيحُ عبر الشَّارِعِ. |
| Seninle daha sonra bir şeyler konuşmamız gerekiyor. | Open Subtitles | سَأَحتاجُ للكَلام مع أنت لاحقاً حول الشيءِ. |
| Birlikte yaşamamız konusunda konuşmamız gerekiyor. | Open Subtitles | النظرة. نَحتاجُ للكَلام عنك وأنا يَعِيشُ سوية. |
| Leon, seninle şu çeten hakkında konuşmamız lazım, dostum. | Open Subtitles | ليون، نَحتاجُ للكَلام مع أنت حول طاقمِكَ، رفيق. |
| Çünkü seninle gerçekten konuşmam gereken bir konu var. | Open Subtitles | لأن أَحتاجُ حقاً للكَلام معك حول شيءِ. حَسَناً. |
| Kocanızı arıyorum, onunla konuşmam lazım. | Open Subtitles | أَحتاجُ للكَلام معه. لكني لَستُ مُتَزَوّجَة. |
| Menejerimle bir dakikalığına konuşmam gerekiyor. | Open Subtitles | أنا فقط أَحتاجُ للكَلام مع وكيلِي لدقيقةِ واحدة. |
| Açıklayayım dedim ama burası konuşmaya uygun değil. | Open Subtitles | إعتقدتُ بأنّني أَعدُّهك , لكن هذا لَستُ المكانَ للكَلام. |
| Sizinle çok önemli bir konu hakkında konuşmaya geldim. | Open Subtitles | جِئتُ للكَلام معك حول مسألة ذات أهمية كبيرةِ. |
| Chloe, seninle konuşmalıyım. | Open Subtitles | كلو،أَحتاجُ للكَلام معك. أَنا متأخرة على الفصل |
| Ben, bu konuda komutan ile Konuşacak konumda olduğumdan emin değilim. | Open Subtitles | حَسناً، لَستُ متأكّد بإِنَّهُ موقعُي للكَلام مع حول ذلك. |
| ...ve konuşma konusunda çok çekingenler çünkü bunu aptalca buluyorlar. | Open Subtitles | وهم أُحرجوا أيضاً للكَلام عنها لأنهم فقط بَدوا سخفاء جداً |
| Nerede bulabileceğimi bilmediğimden, onunla senin konuşman lazım. | Open Subtitles | ومنذ أنا لا أَعْرفُ أين نحن سَيَجِدُ واحد، تَحتاجُ للكَلام معه. |
| Sanırım çetenin bundan sonra ne yapacağını konuşmalıyız. | Open Subtitles | أعتقد نَحتاجُ للكَلام حول ما سَتَعمَلُة العصابةِ المرة القادمةُ. |
| Phoebe'nin seninle konuşması gerek. Giyinme odasında. | Open Subtitles | يَحتاجُ فويب للكَلام معك في غرفةِ الملابس. |