| Sana söylemediğimiz daha birçok şey var. Herşeyi paylaşmıyoruz. | Open Subtitles | هناك الكثر لم نخبرك به إننا لا نشركك في كل شئ |
| Sana söylemediğimiz için özür dileriz tatlım. | Open Subtitles | لو سمحت نحن جداً اسفين لأننا لم نخبرك |
| Sana söylemediğimiz çok şey var. | Open Subtitles | هناك العديد من الأشياء... لم نخبرك بها |
| sana söylemedik, Pete, gecikmiş özrümüzü kabul et, çünkü bilmesen daha iyiydi. | Open Subtitles | لم نخبرك يا "بيت"، مع الاعتذار لأنك لم تكن بحاجة لأن تعرف. |
| sana söylemedik çünkü sürprizi bozmandan korktuk. Ne! | Open Subtitles | لم نخبرك لأننا قلقنا أنكِ قد تفسدين المفاجأة |
| Ve Sana söylemediğimiz için. | Open Subtitles | وآسفة لأننا لم نخبرك |
| Ve Sana söylemediğimiz için. | Open Subtitles | وآسفة لأننا لم نخبرك |
| - Sana Sana söylemediğimiz bir şey var. | Open Subtitles | - هناك - هناك شئ لم نخبرك به |
| Bu kulağa delice gelebilir ama chérie, sana söylemedik çünkü seni seviyoruz. | Open Subtitles | أعرف بأن هذا يبدو مجنونا ً ولكن يا عزيزتي نحن لم نخبرك لأننا نحبك |
| sana söylemedik, kızım ve kocası hafta sonu tatili için geliyorlar. | Open Subtitles | لم نخبرك.. إبنتي وزوجها سيأتون هنا في نهاية الأسبوع |
| Hastalık başgösterdi. Bu yüzden sana söylemedik. Senin ya da bebeğin hastalanmasını istemedik. | Open Subtitles | ثمة أوبئة، لهذا السبب لم نخبرك لم نرد أن تمرضي أنت والطفل |
| Bu yüzden sana söylemedik, seni de sürüklemek istemedik. | Open Subtitles | لهذا السبب لم نخبرك لا نريد جرك معنا |
| Bunu sana söylemedik çünkü pasif bir gözetleme yaparak yazının sende bir şeyleri tetikleyip tetiklemediğini görmek istedik. | Open Subtitles | لم نخبرك عن هذا الأمر لأننا أردنا أن نلاحظ... نرى إذا كانت الكتابة ستشغل شيئا فيك. |