| Burada benim kadar uzun zaman geçiren biri için çok doğal. | Open Subtitles | هذا ما يحدث عندما تكون قد أمضيت مدة طويلة هنا بقدري |
| Onu uzun zaman önce terkettim: Burada olmasının sebebi bu. | Open Subtitles | لقد هجرته منذ مدة طويلة و هذا سبب وجوده هنا؟ |
| Onu uzun zaman önce terkettim: Burada olmasının sebebi bu. | Open Subtitles | لقد هجرته منذ مدة طويلة و هذا سبب وجوده هنا؟ |
| Onunla yaşamak istedim, bu uzun zamandır hiç yapmadığım bir şeydi. | Open Subtitles | أردت أن أعيش معها، وهذا شئ لم أفعله منذ مدة طويلة |
| O olaydan sonra uzun süre insanlara güvenmekte problemler yaşamış. | Open Subtitles | واستمرت مدة طويلة بعد ذلك تواجه مشكلة في الثقة بالآخرين |
| Biliyorsun, bu işi çok uzun zamandır yapıyoruz, Yolumuzdan sapıyoruz. | Open Subtitles | أتعلمين. إذا عملنا في هذا العمل مدة طويلة نصبح مشوهين |
| uzun zaman önce taşındım. İyi bir şey yapmış yerlisiyim buranın diyebilirim. | Open Subtitles | انتقل من مدة طويلة يمكن ان تقولي اني فتاة محلية تبلي جيدا |
| Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış. | TED | بالمناسبة ليس من مدة طويلة .. عرض عمي على ابنه البالغ من العمر 6 سنوات حبوب الافطار |
| Belki haklısın, ama Julieninkiler burada uzun zaman yaşadılar. | Open Subtitles | ربما، ولكن أهل جولي عاشوا هنا منذ مدة طويلة. |
| Bu uzun zaman önce belki sen daha doğmadan önce olan bir şeyle ilgili. | Open Subtitles | ..إنه بشأن شيء حدث منذ مدة طويلة.. قبل أن تولدين حتى |
| Okula yoğunlaşamadığından uzun zaman önce okuldan atılır. | Open Subtitles | غير قادر على التركيز في المدرسة كان قد تركها منذ مدة طويلة |
| Ama onu uzun zaman önce İnsan Oğulları'na kaptırmıştım ve şimdi kendimi göstermek için hiçbir sebep yoktu. | Open Subtitles | ولكني فقدتها من مدة طويلة مع الآدميين ولا أري سبباً لأريدها بعد الآن |
| Joe, seni uzun zamandır tanıyorum. Özel hayatın seni ilgilendirir. | Open Subtitles | جو ، أعرفك منذ مدة طويلة عملك هو حياتك الخاصة |
| Beni çok görmek istediğini beni uzun zamandır aradığını söyledi. | Open Subtitles | أنك أردت رؤيتي كثيراً.. أنك تبحث عني منذ مدة طويلة. |
| Kim bu kadının sana gerçekten uzun zamandır sana aşık olduğunu söyler? | Open Subtitles | لما لا تقول أن هذه المرأة وقعت فى حبك منذ مدة طويلة |
| Peki, kurşunu tespit edebileceğim kadar uzun süre hayatta kalmaya çalış. | Open Subtitles | حسناً، حاول البقاء حياً مدة طويلة كافية لمساعدتي في تتبع الطلقة |
| Fakat, silahın namlusuna o kadar uzun süre baktım ki, tünelin ucunda bir ışık gördüm. | TED | لكني حدّقت لأسفل هذه البندقية مدة طويلة حتّى رأيت ضوء في نهاية النفق |
| Gerçekten çok uzun zamandır onlara bir el atmayı istiyordum. | Open Subtitles | وأنا كنت انتظر الفرصة لأضع يدي عليه منذ مدة طويلة. |
| Beni bu kadar uzun zamandan sonra ilk kez göreceksin. | Open Subtitles | أنتم تقابلوني بعد مدة طويلة يجب أن تشتروا لي هدية |
| Fakat evrendeki uzaklıklar çok fazla ve zaman birimleri çok büyük ve bu hale gelmesi çok zaman alıyor. | TED | ولكن المسافات في الكون هائلة والبعد الزمني هائل جدا حتى إن الأمر يستغرق مدة طويلة جدا ليتشكل هذا. |
| Galiba bir ya da iki kez gitmiştim, ama gitmeyeli yıllar oldu. | Open Subtitles | اظن انني كنت هناك لمرة او مرتين ولكن ليس من مدة طويلة |
| Bu baban ve benim uzun süredir savaştığımız her şeyin sonu olur. | Open Subtitles | ستكون نهاية كل شيئ قاتلنا من أجله أبوك وأنا منذ مدة طويلة. |
| çoktan unutulmuş nedenler yüzünden, iki güçlü savaşçı kabile savaşa tutuştu. | Open Subtitles | لأسباب نسيت منذ مدة طويلة قبيلتين محاربتين هائلتين دخلتا حرب |
| O kadar oldu mu? | Open Subtitles | يالها من مدة طويلة |
| Bu çok kötü. Büyükbaba uzun bir süre önce bunu yapmayı bıraktı. | Open Subtitles | هذا سيء جدا، جدي توقف عن صنع خبز بونغ منذ مدة طويلة |
| Hiçbir şey söylememek için uzun bir zaman değil mi sence de? | Open Subtitles | إنها مدة طويلة لكي لا يطرأ هذا الموضوع للحديث ألا تظني ذلك؟ |
| ve uzun süredir biliyoruz ki bu bölge; öğrenme, bellek, ruhsal durum ve duygular için önemli bir bölge. | TED | وما نعرفه منذ مدة طويلة. هو أن هذا الجزء مهم للتعلّم والذاكرة والمزاج والأحاسيس. |