| Bu, insanları 50 ya da 60'larında vuran kafa karıştırıcı bir hastalık. | TED | إنه مرض مربك يصيب الأشخاص في الخمسينيات أوالستينيات من عمرهم. |
| Bu kafa karıştırıcı ve iç karartıcı ve bazen hepimiz, özellikle karantinada yalnız hissediyoruz. | TED | مربك ومحبط، وأحياناً، نشعر بالوحدة، خصوصاً أثناء العزل. |
| Bu spor severlere bir aşağılamadır Sistem ve yargı çok karışık. | Open Subtitles | هنا تفقد هذه الرياضة مشجعيها إن النظام الذي يحكم مربك جداً |
| Karnıma buranın haritasını çizdim. Biraz karışık ondan zorluk çıkarabilir. | Open Subtitles | رسمت خريطة له على معدتي إنها مقلوبة, لذا سيكون هذا مربك قليلاً |
| Babam garip bir şekilde gazetesini karıştırır ve annem caydırıcı bakışları ile çocuğuna bakardı. | TED | يقوم الأب بتحريك ورق صحيفته بشكل مربك والأم تطلق نظرات إلى طفلها تقشعر لها الأبدان. |
| Eşcinsel olduğun için kafam karıştı. | Open Subtitles | أيضاً أنتِ شاذة وهذا مربك قليلاً |
| Üç kırmızı gözü var ve asla gözünü kırpmıyor. Aşırı rahatsız edici. | Open Subtitles | ثلاثة أعين حمراء عملاقة ولا ترمش أبدًا وهذا مربك |
| durum çok karmaşık ve üzücü, farkındayım ama hala babanı sevebilirsin. | Open Subtitles | أعلم انه أمر مربك ومعقد لكن لابأس ان تحبي والدك |
| Bu çok karşı konulmaz ve kafa karıştırıcı bir şey. | Open Subtitles | هناك الكثير فيما يخص ذلك إنه أمر مربك ومشوش |
| Biliyorum, bu herkes için oldukça kafa karıştırıcı bir durum. | Open Subtitles | دعونا نتكلم حول الأمر لأنه... أمر مربك جداً بالنسبة للجميع |
| Düşmanın olan birini seviyormuş gibi yapmanın ne kadar kafa karıştırıcı bir durum olduğunu bilirim. | Open Subtitles | أعرف كم هو مربك أن تتظاهر بأنك تحب شخص ما. والذي هو عدوك. |
| Bu partner olayı epey kafa karıştırıcı. | Open Subtitles | ولد , هذا الشيء شريك غير مربك حقا، أليس كذلك؟ |
| Bunu daha önce söylemiştim, ve kafa karıştırıcı gelebilir, ama doğru. | Open Subtitles | لقد قلت شيئاً بخصوص هذا من قبل وأعلم أنه أمر مربك ولكنها الحقيقة |
| karışık olduğunu biliyorum ama işte yeni odalarınız, tamam mı? | Open Subtitles | أعلم بأنه مربك, لكن هذه غرفتكم الجديدة, حسنا؟ |
| Mahkemenin bu savunmayı ne kadar karışık bulacağının farkında mısınız? | Open Subtitles | هل تدرك كم مربك ان المحكمة تجد هذه الالتماس |
| Bu işin çok karışık olduğunu biliyorum, ama bazı cevaplara ihtiyacım var. | Open Subtitles | أعلم أن كل هذا مربك لكني محتاجة لبعض الإجابات. |
| Trans olmak garip bir şey çünkü benim dışımdaki herkes benim etrafımda garipleşiyor. | TED | أن تكون متحولًا أمرٌ مربك. لأن الجميع يرتبكون عندما يصبحون حولي. |
| O yüzden karıştı. Biz de öyle düşündük ama değildi. | Open Subtitles | هذا مربك لاننا اعتقدنا انه لكن كلا |
| Çok romantik. Romantik ama perdenin arkasını gördüğünde biraz rahatsız edici olabilir. | Open Subtitles | نعم ,انه رومنسي ولكن هو أيضاً مربك |
| Zach. Sevgili işleri işte bu yüzden çok karmaşık. | Open Subtitles | انظري , لهذا هو مسألة العاشق , هو شي مربك |
| Böyle güzel bir kadının anne olması aklımı karıştırıyor. | Open Subtitles | لأنه مربك بالنسبة لي عندما تصبح امرأة جميلة مثلكِ أماً. |
| Lütfen, Bayan Hamilton, bu benim için uygunsuz bir durum. | Open Subtitles | أرجوك يا سيدة هاملتن، هذا مربك بالنسبة لي. |
| Bazen her şeyin böyle anasını ağlatasım geliyor ama yine kafam karışıyor çünkü o kadar taşaklı olduğumu sanmıyorum. | Open Subtitles | لذلك أشعر بأنه يجب علي أن أرمي كل شيء بواسطة الكور ولكنه شيء مربك لأنني لاأعتقد أنني أجيد رمي الكور |