| Şu anki ya da eski hastaları diyorsanız onların kayıtları da gizlidir. | Open Subtitles | إذا كنتِ تشيرين إلى مرضى حاليين أو سابقين، هذه السجلات محمية أيضاً |
| Görünen o ki, bir su kaçağı var ve şef, benden ameliyat öncesi tüm hastaları kliniğe taşımamı istedi. | Open Subtitles | يبدو أنّ هناك تسرّباً ما والزعيم يريدني أن أنقل كلّ مرضى التحضير الجراحيّ إلى العيادة من يملك الوقت لمساعدتي؟ |
| Ölüm döşeğinde daha mantıklı ve neşeli davranan hastalarım oldu. | Open Subtitles | تعاملت مع مرضى على فراش الموت، كانوا أشد مراعاةً منك |
| İşte onun ve diğer hastaların sanatoryum bahçesindeki tuhaf görüntüleri. | Open Subtitles | هنا صور نادرة له مع مرضى آخرين في أرض المصحة |
| Ve,aslında hiç bir şey farketmedi çünkü artık herhangi bir hastam kalmamıştı. | TED | و فى الحقيقة، لم يشكل هذا أى فارق لأنه لم يعد لدى أى مرضى بعد ذلك. |
| Neden? Çünkü hastayız ve bir an önce iyileşmek istiyoruz. | TED | فما السبب؟ لأننا مرضى ونريد أن نشفى سريعًا. |
| Sarkom hastalarından sadece sarkom tedavi etme yöntemleri öğrenmiyoruz. | TED | لا يعني ذلك أنه يمكننا فقط التعلم من مرضى الساركوما كيفية طرق علاج مرضى الساركوما. |
| Lavanta terapisinin ikinci seviye karsinoma hastaları üstündeki etkilerini öğreniyoruz da. | Open Subtitles | نحن نتعلم عن علاج الخزامى على مرضى السرطان من النوع الثاني |
| Uzun süre hiçbir aktivite göstermeyip birden sesler çıkarmaya başlayan koma hastaları gördüm. | Open Subtitles | رأيت مرضى في غيبوبة مع وقت غير نشط أطول كثيراً وفجأة بدأوا بالإزعاج. |
| Analistlerin hastaları ile diğer hastaları... hakkında konuşmaması konusunda bir kural yok mu? | Open Subtitles | ألا يوجد قانون يمنع الطبيب النفسي من مناقشة أمور مرضاه مع مرضى آخرين؟ |
| Bazı hastalarım, neden hata yaptıklarını anlamak için yıllarını veriyorlar. | Open Subtitles | لديّ مرضى قضوا سنين يحاولون يخرجوا بمنطقيّة لدافعهم لارتكاب الخطأ. |
| Bakın, bana ihtiyacı olan hastalarım var. | Open Subtitles | . انظر ، أنا لدى مرضى يحتاجون الى . أنه فى سن الثلاثون |
| "Psikiyatr olacaktım ama Freud'cuydum." "Doktor olacaktım ama hastalarım yoktu." | Open Subtitles | كنت أرغب في أن أصبح طبيباً نفسياً ولكنني كنت مصاباً بالانفصام كنت أرغب في أن أكون طبيبة ولكن لم يكن لدي مرضى |
| Bir avuç dolusu ilaç varmış. Diğer hastaların ilaçlarından toplanmış. | Open Subtitles | فخرجت منه حفنة من الحبوب جُمعت من أدوية مرضى آخرين |
| Karantinada bu hastalığı taşıyan üç hastam var. | Open Subtitles | فأنا لديّ ثلاث مرضى مصابين به في، المَعزَل |
| Hepimizin ailevi sorunları var, işimiz var ve/veya hastayız. | Open Subtitles | أعتقد أنّه يمكنني القول إنّنا نعاني المشاكل العائلية والعمليّة ونحن مرضى. |
| Çünkü ben kanser hastalarından kaçan biriyim. | Open Subtitles | لأنّني من نوع الأشخاص الذين يتخطّون مرضى السرطان. |
| Faturaları ödeyemiyoruz, hastalara bakamıyoruz ve her şeyi, her zaman Naomi'den yapmasını bekliyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نحاسب كفايه لانرى مرضى كثير ودائما نتوقع ناعومي تقوم بكل شيئ |
| Ruby komşusuna çocukların hasta olduğunu ve dışarı çıkamayacaklarını söylemiş. | Open Subtitles | روبي اخبرت اطفال الجيران ان اولادها مرضى ولا يمكنهم الخروج |
| Siz hastasınız ve ben size yardım edebilirim. | Open Subtitles | بإمكاني مساعدتكم أنتم مرضى وبإمكاني مساعدتكم |
| Ayna sendromu hastalarının bir amaçları yoktur, kişisel hesapları yoktur. | Open Subtitles | مرضى المرآة ليس لديهم مخططات ولا فأس خاصة يقطعون بها |
| Bu kadının organlarını bekleyen üç eyaletten altı hastamız var. | Open Subtitles | لدينا ستة مرضى في ثلاثة ولايات ينتظرون أعضاء هذا المرأه |
| Her gün, içlerinde neler olup bittiğini göremediğimizden pekçok hastanın ölümünü izliyorum. | TED | قصدي, إني أرى مرضى يموتون كل يوم لأننا لا نعرف ما يدور في داخلهم. |
| Ekibimiz 2012'de, ileri evre kronik lenfatik lösemili üç hastayı tedavi etti. | TED | وعالج فريقنا ثلاثة مرضى مصابين بسرطان دم ليمفاوي مُزمن وفي مرحلة متقدمة في عام 2012. |
| Çocukları aç ve hastaydı, fakat yemek veya ilaç sormuyorlardı. | TED | كان أطفالهم جائعين و مرضى و لكنهم لم يطلبوا غذاءً أو دواء |
| Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan hastalarda bu sıkça görülür. | Open Subtitles | هذا شائع جدًّا لدى مرضى اضطراب الكرب التالي للرضخ المعتادين. |