| Atın üzerinde dik duramadım, at büyük bir adım attı ve öne savrularak atın kafasının arkasına yüzümü çarptım. | TED | لم أستطع أن أثبت نفسي مستقيمة على السرج. وعندما نزلنا خطوة كبيرة، اندفعت للأمام وضربت بوجهي خلف رأس الحصان. |
| Ve ambulans gelene kadar dilini yutmaman için seni dik tuttuk. | Open Subtitles | وحملك بطريقة مستقيمة حماكي من ابتلاع لسانك الى ان وصل الاسعاف. |
| Garanti veriyorum, yarın doğru düzgün yürüyemeyeceksin. | Open Subtitles | سنشوّه رأس السرير أضمن لكِ عدم مشيك مستقيمة غداً |
| İnanılmaz derecede düzgün çizgiler çizebiliyor olman dışında hâlâ hakkında hiçbir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | مازلت لا أعرف اي شيء عنكِ ماعدا أنكِ تضعين خطوط مستقيمة جدًا |
| Olmaz, kendisi dürüst bir insan yanlış bir şey yapacak hali yok. | Open Subtitles | لا, فهي شخصية مستقيمة من المستحيل أن تكون قد ارتكبت أي شيء خاطئ |
| Sonra aşık olacağını sandığın bir Straight kadınlar tanıştın. | Open Subtitles | ثم قابلت فتاة مستقيمة وفكرت أن تقعي في حبها |
| Yukarıda her bir erdemli ruh için küçük noktalar var. | Open Subtitles | إنهم حصلوا على أماكن صغيرة مختارة هُناك لكل روح مستقيمة. |
| eşcinsel ya da hetero doğduğunu ve onun tarafından dönüştürülmediğini kanıtlamam gerekiyor. | Open Subtitles | أُريدكِ أن تثبتي لها بأنكِ ولدتِ مستقيمة أو شاذة... ولم تتحولي من قِبلها. |
| Aslında sürekli kız okulunda okumama rağmen hiçbir zaman eşcinsel olmadım. | Open Subtitles | أنا في الحقيقة أنضممت الى مدرسة بنات ولقد كنت مستقيمة جداً |
| Dahası, uzun mesafeler boyunca dik yürüyebilirler. | TED | وأيضا، يمكنهم أن يمشوا بطريقة مستقيمة لمسافات طويلة. |
| Bacaklarım harap olmuş olmasa daha bile dik otururdum. | Open Subtitles | كنت لأجلس بطريقة مستقيمة أكثر لو أن ساقاي لم تتكسر |
| Kızımı tanırım. Ukaladır, dik kafalıdır ama bir katil değildir. | Open Subtitles | أنا أعرف فتاتي لديها مؤخرة مثيرة ، مستقيمة ، ولكنها ليست قاتلة |
| Bana düzgün bir hayat sürmek istediğini söyledi. | Open Subtitles | لقد أخبرتني بأنها تريد أن تعيش حياة مستقيمة |
| Ama anlıyorsun ya, tam olarak düzgün olmayacak. | Open Subtitles | أنتِ تفهمي ؟ لن يتم فتحها بطريقة مستقيمة |
| Ev için para biriktirdim. düzgün bir iş buldum. | Open Subtitles | لقد ادخرت مالاً واشتريت سكنا وانتظمت في وظيفة مستقيمة |
| Neden bana doğru dürüst cevap veremiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا يمكنك ان تعطينى إجابة مستقيمة لعينة ؟ |
| Bana karşı dürüst olmadığını biliyorum biliyor musun? | Open Subtitles | انت تتكلمين فى دوائر تعرفين انى اعرف انك لست مستقيمة معى، صحيح؟ |
| Benim annem Straight ama arkadaşlarıma takılmayı sever. | Open Subtitles | لا أدري أعني والدتي مستقيمة كانت تحب توبيخ صديقتي |
| Gerçekten şu aptal Straight Edge kurallarının seni gerçek aşkı bulmaktan uzak tutmasına izin mi vereceksin? | Open Subtitles | هل أنت ستعمل حقا ترك تلك غبي، قواعد حافة مستقيمة تبقى لكم من العثور على الحب الحقيقي؟ |
| Hayattaki yolumuz erdemli olmalıdır. | Open Subtitles | سُبُلنا في الحياة يجبُ أن تكون مستقيمة أحثّكِ على العودة للمنزل والنظر في المرآة |
| Babamın bana "hetero ol işte" demesinden beri duyduğum en iyi tavsiye. | Open Subtitles | هذه أفضل نصيحة سمعتها منذ أن قال لي أبي "لتكوني مستقيمة" |
| Büyük ihtimal eşcinsel değildi ama sonra, ben ona eşcinsel bitişi verdim. Bak, kimin onu değiştirdiğini öğrenmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | لابد من أنها كانت مستقيمة ثم جاءت إلي كشاذة. يجب أن تعرف من قام بتحويلها. |
| Kadın heteroseksüel olduğundan mı yoksa lezbiyen olduğundan mı? | Open Subtitles | ألأن زوجتك كانت مستقيمة أم منحرفة؟ |
| Dişleri düz ve koni biçimindedir. Bunlar bize nasıl avlandığının ipuçlarını verir. | Open Subtitles | ،أسنانها كانت مستقيمة و مخروطية الشكل أعطتنا فكرة عن كيفية قتلها للفرائس |
| Babanı namuslu bir erkek yapmama bir gün kaldı. | Open Subtitles | مجرد يوم واحد قبل أن أكون مستقيمة مع والدك |
| Sen lezbiyen olmadığına göre biriyle sevişecek veya flört edeceğini anlamak gayet basit. | Open Subtitles | مثلك انت مستقيمة, لذا من الاصح ان نفترض انه يمكنك ان تغازلي اي احد وتتلاعبين معه |
| 41 adım dümdüz, sonra kapının solundan 16 adım, sağa doğru 4 adım. | Open Subtitles | 41 خطوة مستقيمة للأمام، ثمّ 16 خطوة، يسار مِنْ الباب، أربعة إلى اليمين. |