| Buraya bir ölümlü getirmek değil, bu çirkin. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تحضر إنسان فان إلى هنا ، هذا مشين |
| Burada çirkin bir şeyler döndüğünü ima ediyorsunuz, ...ama buraya sürüklediğiniz bir yargıcın da susma hakkını kullanabileceğini biliyorsunuz. | Open Subtitles | لا تفهم شيئاًً ! أنت تُحاول أن تقترح وجود عمل مشين هنا |
| utanç verici bir ulusal salgını, bir çeşit normallik olarak kabul etme noktasına gelen bir milletin içinde büyük ölçüde görmezden geliniyorlar. | TED | وينتهي بهم الأمر دون أي ذكر، في أمة أصبحت نوعاً ما تقبل بوباء قومي مشين ليصبح الوضع الجديد. |
| Burada sadece ünlü filmlerdeki maymunların resimleri var. Bu utanç verici bir şey, Doktor. | Open Subtitles | هذه صور قرود من أفلام مشهورة فحسب هذا مشين يا دكتورة |
| Para konusunda annemi süründürüyor olman çok iğrenç ve sonra gayet akıllıca trust fonu hesabıma 3 milyon dolar aktarıyorsun. | Open Subtitles | هذا عمل مشين ان تضغط عليها مادياً وبعدها تضع في رصيدي 3 ملايين؟ |
| Bir sonuçta, şanssız garson kızımızın başına vardiyasının bitmesine birkaç dakika kala korkunç bir olay geliyor. | Open Subtitles | أو سيحدث شيء مشين لنادلتنا هنا والتي ستكون غير محظوظة حيث .نوبتها ستنتهي بعد بضعة دقائق |
| Rezalet bu. Hepimiz için kötü. Şuraya bak. | Open Subtitles | هذا مشين هذا سيئ لنا، انظر لهذا |
| Bu Rezillik Yüksek Mahkemedeki dört davadan sonra Nute Gunray hâlâ Ticaret Federasyonun genel valisi. | Open Subtitles | هذا مشين ، ولكن بعد 4 محاكمات في المحكمة العليا مازال نيوت غانراي نائب اتحاد التجارة |
| Berbat bir durum ama bu konuda ne yapacağımızı pek anlamadım. | Open Subtitles | أعني، هذا مشين لكني أعتقد بأني لا أعرف ما الذي يفترض بنا القيام به حيال ذلك |
| Böylesine bir çirkin suçlamada bulunmana seni iten şey ne? | Open Subtitles | ما الذي قد يقودكَ لهكذا إتهامٍ مشين ؟ |
| Çok çirkin bu! Avukatımızı arayacağım. | Open Subtitles | هذا مشين سأتصل بمحامينا |
| Bu çok çirkin bir durum! Burada bitirmemiz gereken bir iş var. Önemli bir iş. | Open Subtitles | هذا "مشين" أمامنا عمل كثير لننجزه |
| Öfkeli miniklerin sergilediği tavır ne kadar utanç verici. | Open Subtitles | يا له من تصرف مشين يقوم به قصيرو القامة هؤلاء! |
| Bence bu pek centilmence değil. Asıl utanç verici olan bu. | Open Subtitles | لا أدعو هذه نزاهة قط أدعوها أمر مشين |
| utanç verici bir durum. | Open Subtitles | الموقف مشين , أليس كذلك؟ |
| İtibarının ciddi zarar görmesine neden olan iğrenç bir davranış. | Open Subtitles | عمل مشين تماما تسبب فى دمار خطير لسمعته |
| Tüm bu olup biten her şey beni çok güç, çok iğrenç bir duruma soktu. | Open Subtitles | هذا الأمر كله وضعني في موقف مشين |
| Aşk aldatmacası, işin en iğrenç kısmı, bence. | Open Subtitles | أرى أن واجهة الحب هي أكثر أمر مشين |
| korkunç. Her şey dahil sanıyordum. | Open Subtitles | كم هذا مشين ,اعتقدت انها ضمن سعر الغداء |
| Karım bugün korkunç bir şey yaptı. | Open Subtitles | لقد قامت زوجتي بفعل مشين اليوم |
| Bu çok korkunç. Şu parçayı dinle... | Open Subtitles | هذا مشين .استمعلهذاالجزءالذي . |
| Kasıtlı bir Rezalet demek istedim. | Open Subtitles | كنت سأقول انه مشين عن قصد |
| İnanılmaz. Rezillik. | Open Subtitles | شئ لا يعقل ، أمر مشين |
| Biliyorum. Berbat bir durum değil mi? | Open Subtitles | أعلم هذا ، إنه أمر مشين ، أليس كذلك ؟ |