"منسي" - Translation from Arabic to Turkish

    • unutulmuş
        
    • Unuttum
        
    • unutuldu
        
    • Mansi
        
    • unutulan
        
    • Unutulmazdı
        
    • unutulacaksın
        
    Önce şaşkınlardı, ailelerinden koparıImış, terk edilmiş, unutulmuş, yol gösterecek birini arayan çocuklar... Open Subtitles بدوا ضائعين منذ البدايه الاطفال انقطعوا عن اولياء امورهم ,مهجور,منسي يبحث عن التوجيه
    Bu sadece bir kaza bir unutulmuş, kontrolden çıkmış bir projeden ibaret. Open Subtitles أو ضاع في التعديل الوظيفي الأخير أعني إنها مجرد حادثة مشروع حكومي منسي للأبد
    Çünkü ona göre, bu, unutulmuş bir diyardan kalan ölü bir yadigardı, ta ki ona evleneceğimi söylediğim güne kadar. Open Subtitles لأنه كان أثر ميت من مكان منسي بالنسبة له, حتى اليوم الذي أخبرته فيه أنني سأتزوج.
    Unuttum farzet. Open Subtitles أعتبري الأمر منسي
    Ben hatırlıyorum, etkilenmiştim. Ama şimdi hepsi unutuldu. Open Subtitles بلا اتذكر وكنت مهتماً ولكن هذا كله منسي الآن
    - Mansi! Open Subtitles منسي
    Ölünce de unutulan. Open Subtitles بعد الموت منسي.
    Yaşadığımız en güzel geceydi! Unutulmazdı. Open Subtitles وشيتا كان أفضل ليل أبداً غير منسي
    İçerde unutulacaksın, yaşlanıp öleceksin Open Subtitles ستموت من الشيخوخة في السجن، منسي.
    Biraz burada kalabilir fakat unutulmuş zamanın bir gölgesi gibi sonsuza kadar buraya bağlı olacaktır. Open Subtitles يستطيع أن يرتاح لبعض الوقت لكنه منبوذ هنا مثل الظل منسي إلى الأبد
    West Egg'de oturuyordum yeni zenginlerin malikaneleri arasına sıkışmış unutulmuş bir kır evinde. Open Subtitles في منزل منسي صغير محشور بين قصور محدثي الثراء
    O günlerde, dünyanın gördüğü en büyük fuarda adı unutulmuş bir dahi, bu sorun için bir çözüm sundu. Open Subtitles عودةً لذاك الوقت, في أعظم إعتدالٍ شاهده العالم. عبقريٌ منسي شرح الحل لهذه المشكلة.
    Onu orada bulduk. Bir asırlık, unutulmuş deniz yaratığı. Open Subtitles كان ذلك عندما وجدناها, مخلوق قديم منسي في البحر.
    Çoktan unutulmuş bir kutuda, İngiliz Müzesi'nin arşivinde duruyor. Open Subtitles في صندوقٍ منسي مُنذ زمن في محفوظات المتحف البريطاني
    Hikâyeye göre ileri yaşlarda, Güney Pasifik'teki unutulmuş bir mağarada ölmüş. Open Subtitles ما ورد بالقصص أنه مات جراء الشيخوخة بمكان ما في كهفِ منسي جنوب المحيط الهادئ
    Onlar ölü, unutulmuş, psikopat albayı istiyor. Open Subtitles يريدون كولونيل ميت منسي ومجنون
    Fakat unutulmuş olmak-- şimdi, bu çok kötü! Open Subtitles لكن كوني منسي الأن.هذا شىء سيء
    Unuttum bile! Open Subtitles الأمر منسي
    unutuldu ve yaşlandı. Open Subtitles .منسي و... قديم
    Mansi, dinle. Open Subtitles أسمع يا منسي
    Unutulmazdı. Open Subtitles غير منسي.
    Sonsuza dek unutulacaksın. Ama sen cehenneme gideceksin. Open Subtitles منسي للأبد. لكنك ستذهبّ للجحيم.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more