Yoli cinayetten bir gün önce çocuklarının bilgisayarına bazı fotoğraflar yüklemiş. | Open Subtitles | لقد رفعت صوراً لمنزل من حاسوب أطفالها قبل يوم من الجريمة. |
cinayetten bir ay önce kurban ondan, Han'ı soruşturmasını talep etmiş. | Open Subtitles | قبل شهر من الجريمة (طلبت الضحية منه أن يتحقق من (هان |
cinayetten bir saat önce Foggy Duck'a gidiyor. | Open Subtitles | يتوجه إلى الحانة قبل ساعة من الجريمة |
Mavi çipiyle organize suç örgütüne 100 miyon dolar para aktardığından suçlandı. | Open Subtitles | اُتّهم بإستعمال شركته الناجحة بالغسيل 100مليون دولار لمن هم من الجريمة المنظمة |
Uzmanlık alanı suç oranının yoğun olduğu yerlerdeki binaları ucuza almaktı. | Open Subtitles | تخصصه كان شراء المباني الزهيدة في الأحياء التي تعاني من الجريمة. |
Bayan suçtan öylece kaçamazsınız. Ve Betty de içeride. | Open Subtitles | ياسيدة لايمكنك الهروب من الجريمة ببساطة كما أن بيتي بالداخل |
Çünkü mükemmel suçtan daha iyi olan tek şey düşmanının burnunun altında işlediğin suçtur. | Open Subtitles | لان الافضل من الجريمة الكاملة هو الجريمة الكاملة التي تتم تحت انظار عدوك |
Anne, bilmelisin ki birşeyin üstünü kapatmak suçu işlemekten daha kötüdür. | Open Subtitles | أمي,عليكِ أن تعرفي بأنّ التغطية دائماً أسوأ من الجريمة |
Bakın, ne zaman bunun bir kaza olduğunu söyleseniz kocanızın buradan çıkmak için kullanacağı hikâyeyi biraz daha beslemiş olursunuz. | Open Subtitles | انظري، كل مرة تُقولين لنا إنّها حادثة أنتِ تقويّن قصته التي سيستخدمها... ليفلت من الجريمة... |
cinayetten bir saat sonra gidiyor. | Open Subtitles | ويركب سيارته ويغادر بعد ساعة من الجريمة |
Doğru, cinayetten bir hafta önce Paul Clayton biriyle fena tartışmış. | Open Subtitles | أجل، كما ترى، قبل أسبوع من الجريمة (حظيت بشجارٍ كبير مع (بول كلايتون |
Hapishaneden çıkan her 10 kişinin yaklaşık 7'si yeniden tutuklanıyor sabit bir suç işleme ve hapse atılma döngüsü var. | TED | تقريباً سبعة من 10 أشخاص الذين تم إطلاقهم من السجن سوف يتم القبض عليهم مرة أخرى بدورة مستمرة من الجريمة و السجن. |
Ve suç işlemene, cinayete adam öldürmeye ramak kaldı. | Open Subtitles | وقد اقتربت من الجريمة, الجريمة الحقيقية, |
Sayende şehirde neredeyse hiç suç kalmadı. - Boş zamanlarında ne yapıyorsun? | Open Subtitles | بفضلك تطهرت المدينة من الجريمة كيف تمضي وقت فراغك؟ |
Bu bir suç falan mı? | Open Subtitles | هل هذا نوع من الجريمة أو شئ من هذا القبيل؟ |
Tabii detaylar o kişiyle ilgili suçtan çok başka şeyleri açık ediyorsa durum farklı. | Open Subtitles | أكثر من الجريمة نفسها ثم اعترفت بالمخدرات |
Beni işlemediğim bir suçtan kurtaracak bir suç. | Open Subtitles | جريمة لتخرجني من الجريمة لم أقم بارتكابها |
- Onu kapatmak suçu işlemekten daha kötüdür. | Open Subtitles | -التغطية أسوء بكثير من الجريمة |
Bakın, ne zaman bunun bir kaza olduğunu söyleseniz kocanızın buradan çıkmak için kullanacağı hikâyeyi biraz daha beslemiş olursunuz. | Open Subtitles | انظري، كل مرة تُقولين لنا إنّها حادثة أنتِ تقويّن قصته التي سيستخدمها... ليفلت من الجريمة... |