| Barosky de diğer bütün kirli polisler gibi dikkatsiz ve açgözlü. | Open Subtitles | لكن بوراسكي , كجميع رجال الشرطة القذرين , مهمل و جشع |
| Hayır, ameliyatı yapanı tanıyorum. Bu kadar dikkatsiz değildir. | Open Subtitles | لا , أعرف الرجل الذي قام بخياطته جيداً لايمكن أن يكون مهمل إلى هذا الحد |
| İnsanları düzensiz, sürekli kaza yapan dikkatsiz biri gibi gösterir. | Open Subtitles | تجعل الشخص يبدو مضطرباً معرض للحوادث، مهمل |
| Bir daha ihmal edilmiş hissettiğin zaman... beni boynuzlamayacağını nereden bileyim? | Open Subtitles | كيف لي أن أعرف أنه في المرة القادمة لن تشعر بانك مهمل او لن تقوم بالابتعاد عني ؟ |
| Masaya dikkatsizce attığınız o aleti yanımda getirebilir miyim? | Open Subtitles | ذلك الشيء الذي رميته بشكل مهمل على المنضدة. هلّ بالإمكان أن آخذ ذلك معي؟ |
| Seni bıçaklayıp bıçağı 3 metre öteye atacak kadar da dikkatsizim. | Open Subtitles | لكنني مهمل كفاية لأرمي سكيناً على بعد 10 أقدام بعد أن أذبحكِ |
| Dinle, çok iyi bir tamircisin. Kocaman yüreğin var ama dikkatsizsin. | Open Subtitles | اسمع، أنت ميكانيكي عظيم ولديك الكثير من الشجاعة، لكنك مهمل |
| Hiç ilgisi yok. | Open Subtitles | مهمل. |
| İnsanları düzensiz, sürekli kaza yapan dikkatsiz biri gibi gösterir. | Open Subtitles | تجعل الشخص يبدو مضطرباً معرض للحوادث، مهمل |
| Dominguez dediğin adam o kadar iyiyse, arkasından çıktı (kanıt) bırakacak kadar dikkatsiz değildir. | Open Subtitles | لكن إن كان ديمنغيز هذا بالبراعة التي تحكي عنها, فهل تعتقد أنه سيكون مهمل لدرجة ترك بصمات؟ |
| dikkatsiz ziyaretçinin teki yapmıştır dedi ve camı değiştirdi. | Open Subtitles | وألقى باللوم على زائر مهمل وببساطة استبدال الزجاج |
| Senin yeteneklerine ve tecrübene sahip birisi cinayet silahını, cinayet mahallinden... birkaç yüz metre öteye atacak kadar dikkatsiz davranmaz. | Open Subtitles | أي رجل بخبرتك لن يكون مهمل برميه لسلاح الجريمة على بعض مئات الياردات من مسرح الجريمة |
| dikkatsiz davrandım ve Suen tarafından mağlup edildim. | Open Subtitles | أنا كنت مهمل وأصبحت مهزوما من قبل سوين. |
| Sadece dikkatsiz olup her gördüğün kişinin kanını içme! | Open Subtitles | لا تذهبي بشكل مهمل لمص دم البشر |
| İhmal sonucu adam öldürmekle suçlanmasını talep edeceğim. | Open Subtitles | أنا سَأَوصي بأنّها مُتَّهَمة ب قتل مهمل إجرامياً. |
| Ahh... Onlar ninja kediler. Yanlarına dikkatsizce yaklaşma sakın. | Open Subtitles | إنّهم قطط نينجا، لا تقترب منهم بشكلٍ مهمل |
| Nasıl da dikkatsizim, füzeler buna kilitleniyorlar. | Open Subtitles | كم هذا أمر مهمل مني، لقد نسيت تقريباً أمر القذائف حرفياً, هذا ما سيلتحمون به |
| Niçin bu kadar dikkatsizsin? | Open Subtitles | ونسيت القائمة لماذا انت مهمل جدا ؟ |
| - Hiç ilgisi yok. | Open Subtitles | - مهمل. |
| Tam bir çöplük tek farklı önünde özel şoförler ve güzel arabalar olması. | Open Subtitles | مكان مهمل كاملا مع السائقين وسيارات جميلة في المقدمة |
| Bu anlayış ise Peder Moore'un ihmalkar olup olmadığına karar vermemiz için azami derecede önemli. | Open Subtitles | وذلك التفاهم المتبادل أساسي وحاسم فيما إذا كان الأب مور مهمل أم لا |
| Onu öldürdün çünkü dikkatsizdin. | Open Subtitles | قَتلتَه لأنك كُنْتَ مهمل جداً |
| Bu kadar pasaklı birinin dikkatli olması ilginç. | Open Subtitles | بالنسبة لشخص مهمل فهو قطعا حذر عندما يهم الأمر |
| -Biraz dikkatsizdim, üzgünüm. | Open Subtitles | لقد كنت مهمل قبل قليل أنا آسف على ذلك |
| Her ne kadar beni çok sevdiklerini bilsem de, büyürken kendimi Terk edilmiş hissettim. | TED | على الرغم من أنني كنت أعرف بأنهما يحبانني كثيرًا، كبرت، شعرت بأنني مهمل. |