| Burada eski sevgilinden konuşmuyoruz. Seçimlere benimle giren birinden konuşuyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث عن حبيبتك السابقة بل عن زميلتي بالترشيح |
| Önceden babamın minik kızıydım ama artık hiç konuşmuyoruz. - Öyle mi? | Open Subtitles | أعتدت أن أكون فتاة أبي الصغيرة لكن نحن لا نتحدث بعد الأن |
| 'Farece' konuşmuyoruz tabi ki. Bunun yerine bir mandalımız var. Hayvan eğitimlerinde standart bir yöntem ki onu şurada görüyorsunuz. | TED | نحن لا نتحدث بلغة الجرذان، ولكن لدينا الطقاقه، طريقة قياسية لتدريب الحيوانات، الذي تراه هناك. |
| Aynı dili konuşmuyoruz. Ne demek istediğinizi anlamıyorum. | Open Subtitles | . نحن لا نتحدث نفس اللغة لا أعرف ماذا تقصد |
| Kusura bakma Ziva. Dövüş Kulübü hakkında konuşmayız. | Open Subtitles | معذره زيفا نحن لا نتحدث عن نادى القتال دينوزو |
| Ve bu evde, yemek sırasında telefon ile konuşmayız. | Open Subtitles | وفي هذا المنزل نحن لا نتحدث على الهاتف على مائدة العشاء |
| konuşmuyoruz ki. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث سوياً حسناً ، يبدو الأمر و كأنا نتحدث سوياً |
| Her dakika bunu konuşmuyoruz, ama biliyor. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث بشأن هذا كل دقيقة في اليوم , لكنها تعلم |
| Biz... Biz hiçbir şey hakkında konuşmuyoruz, gerçekten. | Open Subtitles | نحن لا نحن لا نتحدث عن أيّ شئ في الحقيقة |
| - Herhangi bir şey hakkında konuşmuyoruz ki. - Adamım, biftek harikaydı. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث عن أي شيء هيي يا رجل قطعه اللحمه تلك جيده |
| Hadi canım, ciddi olamazsın. Biz bunu konuşmuyoruz. | Open Subtitles | ها ها بالله عليك – أيمكن أن تكون جادا نحن لا نتحدث عن هذا |
| Benim hakkımda konuşmuyoruz. Senin hakkında konuşuyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث عن مشاكلي نحن نتحدث عن مشاكلك |
| Çok çok iyi şeyler. Kişisel konular hakkında pek fazla konuşmuyoruz. | Open Subtitles | فقط كما تعلمين، أمورٍ جيدة حقاً نحن لا نتحدث كثيراً حقاً حول الأمور الشخصية |
| iPad hakkında konuşmuyoruz ve Red Lobster'a gitmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث عن باد، ونحن لن لجراد البحر الأحمر. |
| Yehova'yla konuşmuyoruz, Jüpiter'le de, Buda'yla da şarkı söyleyerek. | Open Subtitles | ♪ نحن لا نتحدث للرب , للمشتري , لبوذا ♪ ♪ بالغناء ♪ |
| Yehova'yla konuşmuyoruz Jüpiter'le de, Buda'yla da şarkı söyleyerek. | Open Subtitles | ♪ نحن لا نتحدث للرب ♪ ♪ لكوكب المشتري , لبوذا ♪ ♪ بالغناء ♪ |
| Onu bir süre devre dışı bırakmak için bombalamayı konuşmuyoruz. Onu imha edeceğiz. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث عن تفجيره لنعطلهم لفترة ، سنقوم بتدميره بالكامل |
| Bu şekilde konuşmuyoruz, sen de biliyorsun. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث بهذه الطريقة, وأنت تعلمين هذا |
| Geldiğim yerde polislerle kolayca konuşmayız. | Open Subtitles | في دياري، نحن لا نتحدث مع رجال الشرطة باستخفاف |
| Pek konuşmayız. Kontrol zamanı olduğunu anladım. | Open Subtitles | نحن لا نتحدث كثيراً، فظننت أنه حان الوقت للتحدث. |