| Biz günde 18 saat ve 2 günde toplam 36 saat çalışıyoruz | Open Subtitles | نحن نعمل أكثر من 18 ساعة يوميا أي 36 ساعة في يومين |
| Çok uzun süredir beraber çalışıyoruz kimin ne yaptığını hatırlamak | Open Subtitles | نحن نعمل معا منذ فتره من الصعب تذكر من القائل |
| Evet arkadaşım çalışıyoruz burda Biz ciddiye alıyoruz bu işi | Open Subtitles | حسنا , نحن نعمل هنا , بعضنا يأخذ الأمور بجديه |
| İkimiz de bu işi buna inanmayacak kadar uzun yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل منذ وقت طويل لكي نصدق مثل هذا التفسير |
| Dikbaşlı bir aile bireyiyle çaresiz kalmış ailesini kavuşturmaya çalışıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل لنرجع الأمل الباقي لعائلة يائسة, مع حبيبهم المُنفلت |
| Brezilya halkından olan insanlarla çalışıyoruz... çöplerden pek bir farkları yok. | Open Subtitles | نحن نعمل مع نوع من الأشخاص يراهم المجتمع البرازيلي مثل القمامة |
| Virüsün geldiği yeri temine çalışıyoruz. Tedavi etmek ve mümkünse aşı için. | Open Subtitles | نحن نعمل بكد لنعرف مصدر الفيروس نعالجه ونصنع لقاح ضده إن استطعنا |
| İnsan davranışları ve hareketleri hakkında eğitim almış ajanlarla çalışıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل مع عملاء محققين ينتبهون لأدق التفاصيل و التلميحات |
| Şu an dava üzerinde çalışıyoruz, ne zaman istersen katılmakta serbestsin. | Open Subtitles | نحن نعمل على القضيّة، لذا لا تتردّد في مشاركتنا بأيّ وقت. |
| Köylü Kuş, bunun için ne zamandır çalışıyoruz, haberin var mı senin? | Open Subtitles | أيها الطيور القروية ، أتعلمون منذ متى و نحن نعمل لبناء هذا؟ |
| Kız arkadaşınla ilgili bir amacım yok. Beraber çalışıyoruz. Hepsi bu. | Open Subtitles | ليست لدي رغبة بصديقتك نحن نعمل معاً و هذا كل شيء |
| Tecridi bir an önce bitirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. | Open Subtitles | و نحن نعمل على تأمين المشفى في أسرع وقت ممكن |
| Ama bankayla iş yapıyoruz. Sınırın iki tarafında da çalışıyoruz. | Open Subtitles | لكن تجمعنا أعمال مع البنك نحن نعمل على جانبي الحدود |
| Bütün İngiliz Güvenlik Teşkilatı ile çalışıyoruz ama kendileri fazla gerilmiş durumdalar. | Open Subtitles | نحن نعمل مع كل المنظمات الامنيه البريطانيه لكنهم ليسوا متعاونين بشكل حقيقي |
| Bu arada Biz de, bu adamın kimliğini tespit edeceğiz. | Open Subtitles | فى نفس الوقت نحن نعمل على تحديد هويه هذا الرجل |
| Patron, Biz fazla mesai yapıyoruz. Bu da yasalara aykırıdır. | Open Subtitles | سيدي الرئيس نحن نعمل ساعات إضافية وهذا ضد قانون العمل |
| Buraya gelecek ve bir kaç konu üzerinde çalışacağız. | Open Subtitles | نعم أيضا،هي ستكون هنا نحن نعمل على إنجاز بعض الأشياء هذا يحدث دائما |
| Bu lanet olası şey üzerinde üç lanet olası saat boyunca çalıştık ve tek kazandığım lanet olası bir cüceden bağırış çığırış! | Open Subtitles | نحن نعمل فى هذا الشئ اللعين منذ ثلاث ساعات لعينة و فى النهاية يتم الصياح فى وجهى من قزم لعين مجنون غبى |
| Altta yatan prensipleri anlamaya ve insan sağlığını iyileştiren aktiviteler üretmeye uğraşıyoruz. | TED | لذا نحن نعمل على فهم هذه المبادئ الأساسية ونقوم بعمل أنشطة تمكن الموسيقى من تحسين صحة الناس |
| Bu durumda Bay Karlman, ne yapacaksak Vegas içinde yapacağız. | Open Subtitles | فى تلك الحالة، مستر كرلمان، نحن نعمل ما يعمل في فيجاس |
| - çalışıyoruz! O bombanın patlamasına ne kadar var? | Open Subtitles | ـ نحن نعمل على ذلك, كم من الوقت تبقى حتى تنفجر القنبلة؟ |
| Onlara iş sağlayıp gelecek sunmak için Elimizden geleni yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل جهدنا لايجاد وظائف مناسبة لهم نمنحهم مستقبل جيد |
| Mağdur Hakları Grubu'ndanız. Hastanedeydik. | Open Subtitles | نحن نعمل مع مجموعة حقوق الضحايا لقد ذهبنا إلى المشفى |
| Aksi halde bizi yok edecek olan kötülükle savaşmak için Elimizden geleni yaparız. | Open Subtitles | نحن نعمل ما نحن يمكن أن لمحاربة الشرّ الذي يحطّمنا ما عدا ذلك. |
| Bir başka olanak ise, bizim laboratuvarlarımızda çalıştığımız, hibritler üretme olanağıdır. | TED | ولدينا احتمالية أُخرى نحن نعمل في مختبرنا لكي نصنع روبوتات هجينة |