| - Farkindayim ama isviçre'de islerim var ve hemen oraya gitmem gerek. | Open Subtitles | و لكن عمتها توفيت أعرف هذا و لكن لدي عمل بسويسرا الآن |
| - Farkindayim ama İsvicre'de islerim var ve hemen oraya gitmem gerek. | Open Subtitles | و لكن عمتها توفيت أعرف هذا و لكن لدي عمل بسويسرا الآن |
| Bana bunun ne olduğunu söyleyebilir misin diye bir bak, ama eğer halka açık bir yerdeysen, ekranını kapalı tutmak isteyebilirsin. | Open Subtitles | لنرى إن كان بإمكانك أن تعرفي ما هو هذا و لكن إن كنت في مكان عام ربما عليك ان تغطي شاشتك |
| Bu kadar açık konuşmak istemezdim, ama durumu kabul etmek lazım. | Open Subtitles | أكره أن أكون وقحاً في هذا و لكن دعنا نواجه الأمر |
| Bunu söylemem garip gelebilir ama kuyruklu yıldız çok güzel görünüyor. | Open Subtitles | من الغريب قول هذا, و لكن في الحقيقة المُذَنب يبدو رائعاً |
| Bunu söylemekten nefret ediyorum ama bu iffetini koruyanların kilisesi. | Open Subtitles | أكره قول هذا, و لكن هذا نشاط للكنيسة عن العفة |
| Seni evliliğime ben dâhil ettim ama oğlumdan uzak durmalısın. | Open Subtitles | أعترف أني فعلت هذا و لكن يجب أن تبتعدي عنه |
| Seni hayal kırıklığına uğratacağım için üzgünüm ama biri senden önce davrandı. | Open Subtitles | يُفطِر قلبي أن أقول لك هذا و لكن أحدهم ضربكِ لتفعلي ذلك |
| Bunu söylemek hoşuma gitmiyor millet ama bu ilişiğimizi kesmekten kaçınmakla ilgili. | Open Subtitles | أنا أكره أن أقول لكم هذا و لكن كان ذلك ليتجنب القطع |
| Biliyorum ama diğer yerler Cuma veya Cumartesi ödeme yapıyorlar. | Open Subtitles | اعلم هذا و لكن كل الاماكن الاخري تصرف المرتب الجمعة او السبت |
| Bu şekilde hissettiğiniz için üzgünüm ama sanırım yapabileceğimiz başka birşey yok. | Open Subtitles | أنا آسفة لشعورك هذا و لكن لا شيء لدينا حيال هذا |
| İyi olurdu ama programım iki dakika sonra başlıyor. | Open Subtitles | أحب هذا و لكن برنامجي سيبدأ بعد دقيقتين في الحقيقه لا |
| Bunu önermek bana düşmez ama belki evde bir arkadaş ihtiyacınız vardır | Open Subtitles | ربما لا أكون في موضع يسمح لي أن أقترح هذا و لكن ربما كل الذي تحتاجه هو .. رفقة صغيره في شقتك .شئ |
| Üzgünüm ama oda benim değil mi? | Open Subtitles | أوه أنا أرى أنا اسفه على هذا , و لكن هذه غرفتي أليس كذلك؟ |
| Dinleyin, buna inanmayacaksınız ama klipte şarkı söyleyen ben değilim. | Open Subtitles | اسمعوا, لن تصدقوا هذا و لكن لست أنا من تغني في هذا الفيديو |
| Bunu söyleyeceğime inanamıyorum ama Susan'ın haklı olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا لا أصدق أنني سوف أقول هذا و لكن سوزان على حق |
| Herkes biliyordu... ama şirket ihtimaller üzerine oynuyordu. | Open Subtitles | الكل يعلم هذا و لكن الشركة تلعب علي الإحتمالات؟ |
| Bunu konuşmayı çok isterim ama gerçekten konuya odaklanınca. | Open Subtitles | أنا اريد التكلم حول هذا و لكن عندما استطيع ذلك |
| Piper, umarım öyle bir şey olmaz ama bir seçim yapmamız gerekebilir. | Open Subtitles | بايبر، إنني آمل ألاّ يحدث هذا و لكن علينا أن نختار |
| Çok isterdim, ama ne yazık ki daha bir sürü işim var. | Open Subtitles | كنت أود هذا,و لكن لدي الكثير من العمل هنا |