| Çok düşük bir kiloda doğdu. | Open Subtitles | وُلِدَ وهو يعاني انخفاضاً كبيراً في الوزن |
| Hulkmani doğdu ve mesajı açıktı-- | Open Subtitles | و وُلِدَ عشق الهالكر ..والرسالة كانت واضحة |
| Erkek kardeşin doğdu önce onu her zaman hatırlıyorum. | Open Subtitles | و قد وُلِدَ شقيقك أولاً و أنا سأتذكره دائماً |
| Bu delikanlı kör doğmuş... ve her yere bakıcılarıyla gidiyor. | Open Subtitles | هذا الصّغير وُلِدَ أعمى و يتم ارشاده من قبل حرّاسه. |
| Burada doğmuş ya da daha önce gelmiş olabilir. | Open Subtitles | إعرفي ما إذا كان وُلِدَ هنا، شوهِدَ هنا. |
| Oğlum böyle bir gecede doğmuştu. Bunlar süt köpek dişleri. | Open Subtitles | ابني وُلِدَ في ليلة كهذه هذه هي أنيابه وهو طفل |
| Jean-Baptiste Grenouille doğduğunda. | Open Subtitles | أن جون بابتيست جرينوى كَان قد وُلِدَ |
| O arkadaşlarıyla doğdu. Fazla da arkadaşı var. | Open Subtitles | لقد وُلِدَ مع أصدقاء لديهِ الكثير من الأصدقاء |
| O mutasyonun bir sonucu olarak da iki yavrusundan biri, beyaz bir kürkle doğdu. | Open Subtitles | و كنتيجة لتلك الطفرة وُلِدَ احد جرويها بكساء ابيض |
| Darnell içerideki ilk yılımda doğdu. | Open Subtitles | دارنيل وُلِدَ أثناء عامي الأول في السجن. |
| Kozmos vatandaşı olma rüyası, iki bin yıl süreden önce burada İskenderiye şehrinde doğdu. | Open Subtitles | حُلمُ أن تُصبِحَ مواطناً في الكون وُلِدَ هنا قبل أكثرَ من ألفي سنة مضت. في مدينة الإسكندرية, |
| O alev kafalı şeytan seni yaratan karanlığın içinde doğdu. | Open Subtitles | ذلك الشيطان ذو الرأس الملتهبة وُلِدَ في نفس الظلمة التي خلقتك |
| Kardeşim 6 Temmuz 1947' de doğdu. Tanrı Ngai ye şükürler olsun douğum iyi geçti. | Open Subtitles | وُلِدَ أخي في السادس من يونيو 1947 |
| "Tanrının oğlu doğdu, gelin hep beraber söyleyelim." | Open Subtitles | وُلِدَ إبن الله لنغني جميعاً لقدومه |
| Geçen sene doğdu. | Open Subtitles | حسناً، لقد وُلِدَ فى العام الماضى |
| Hani şu Noel gününde doğmuş, güneşin altında ağzına geleni söylemiş, | Open Subtitles | طالما أنها ليست قصةً حزينةً... عن رجلٍ وُلِدَ يوم العيد... ، |
| Burada doğmuş. Sabıkası yok. | Open Subtitles | وُلِدَ هنا ولكن لا سجلاتِ لديه |
| Vermont'ta doğmuş. | Open Subtitles | وُلِدَ في "فيرمونت". |
| Oğlum böyle bir gecede doğmuştu. Bunlar süt köpek dişleri. | Open Subtitles | ابني وُلِدَ في ليلة كهذه هذه هي أنيابه وهو طفل |
| Hepimiz gibi, Edmon Halley de meraklı biri olarak doğmuştu. | Open Subtitles | و مثلنا جميعاً وُلِدَ (إدموند هالي) محباً للإستطلاع. |
| Billy doğduğunda 50 yaşındaydım. | Open Subtitles | (كُنتُ فى الخمسين حينما وُلِدَ (بيلى |