Bu biraz zaman alacak. | Open Subtitles | هذا سوف يأخذ وقت |
Bu biraz zaman alacak. | Open Subtitles | هذا سوف يأخذ وقت |
Sonuçta darbe biraz zaman alır. | Open Subtitles | أعنى أنتِ تعرفين أن الإنقلاب يأخذ وقت طويل |
Ben de öyle düşünmüştüm. Bekleyip durma. DNA işlemi zaman alır. | Open Subtitles | كما توقعت لا تهتزي تحليل الجينات يأخذ وقت |
Tam kapsamlı bir tarama çalıştırmam gerek, biraz zaman alabilir. | Open Subtitles | عليَ أن أقوم بتشخصي دقيق ومن الممكن أن يأخذ وقت |
Hayır, benim işim ortaya çıkarmak. Ve bu zaman alabilir. | Open Subtitles | كلا ، عملي هو أن أكتشف وهذا قد يأخذ وقت |
Burası bir labirent. Labirentte birini bulmak çok uzun sürer. | Open Subtitles | يأخذ وقت طويل لايجاد شخص في متاهة |
Sıradışı davranışları çekmek her zaman zaman alıyor. | Open Subtitles | لالتقاط السلوك الغير عادي دائما يأخذ وقت. |
Umarım o avlu fikrini hayata geçirmek çok zamanını almamıştı, Michael. | Open Subtitles | انا أتمنى أن اقتراح الحوض لن يأخذ وقت طويل لرفعه يا مايكل |
- Biraz zaman alacak. - Zamanımız yok. | Open Subtitles | ــ ذلك يأخذ وقت ــ الوقت ينفذ |
Bu çok zaman alacak. | Open Subtitles | هذا يأخذ وقت طويل للغاية |
Bu biraz zaman alacak. | Open Subtitles | سوف يأخذ وقت |
Biliyorum insanların birbirini tanıması zaman alır ama bu çok gülünç. | Open Subtitles | ... أعلم أن الموضوع يأخذ وقت ... حتى يتم التعارف بين الناس . و لكن هذا الموقف سخيفا ً |
Biliyorum insanların birbirini tanıması zaman alır ama bu çok gülünç. | Open Subtitles | ... أعلم أن الموضوع يأخذ وقت ... حتى يتم التعارف بين الناس . و لكن هذا الموقف سخيفا ً |
O birazcık "zaman" alabilir. | Open Subtitles | ربما يأخذ وقت طويل حسناً، قبل التغيير |
Bu da biraz zaman alabilir, mesela sonsuza kadar. | Open Subtitles | وهذا يأخذ وقت, لا اعلم كم, للأبد |
Bu bile dört saatten fazla sürer. | Open Subtitles | هذا, هذا يأخذ وقت أكثر من أربع ساعات |
- Çok uzun sürer. | Open Subtitles | lt يأخذ وقت طويل جدا. |
Çok açık olduğu için, farkına varmak uzun zaman alıyor. | Open Subtitles | لأنه واضح جدا يأخذ وقت طويل لإدراكة |
Doğruyu söylemek gerekirse bu çok ama çok uzun zaman alıyor. | Open Subtitles | - لاحقاً، سيد كرمويل هذا يأخذ وقت مهول ليمر وينتهي. |
Umarım o avlu fikrini hayata geçirmek çok zamanını almamıştı, Michael. | Open Subtitles | انا أتمنى أن اقتراح الحوض لن يأخذ وقت طويل لرفعه يا مايكل |