| Evet. Arama emri falan göstermeniz gerekmiyor mu? | Open Subtitles | نعم، ألا يحتاج أن يرونا مذكرة أو ما الى ذلك؟ |
| -Evlat edindik. Bilmesi gerekmiyor. | Open Subtitles | نحن والداه، تبنيناه لا يحتاج أن يعرف |
| Böyle bir şarabın nefes alması gerekir. Bunu hatırla. | Open Subtitles | .نبيذٌ مثل هذا يحتاج أن يتنفس .تذكر ذلك جيداً |
| Savaş atının sertleştirilmesi gerekir. Şımarmak, onu mahveder. | Open Subtitles | حصان الحرب يحتاج أن يصلب , التدليل سيدمره |
| Seyahatten yeni gelmişti ve birkaç evrak işini yetiştirmesi gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | كان قد عاد لتوّه من رحلته وقال أنّه يحتاج أن يُجاري بعض الوثائق. |
| Ve diğerininde ona güvenmesi gerektiğini düşünüyorsa? | Open Subtitles | و ماذا اذا كان أحدنا يحتاج أن يثق به الآخر حقاً ؟ |
| Bu yüzden iki gerçek erkeğe ihtiyacı var, sizin gibi. | Open Subtitles | أنا أعرف , لهذا يحتاج أن يكون بجانب رجال حقيقيين |
| Yani abisi ya da bir erkek olmasına gerek yok mu? | Open Subtitles | إذن الأمر لا يحتاج أن يكون أخيه أو شخص أو ماذا؟ |
| Artık uyanık kalması gerekmiyor. | Open Subtitles | لا يحتاج أن يكون مستيقظاً لهذا |
| Kimsenin bilmesi gerekmiyor. | Open Subtitles | لا أحد يحتاج أن يعرف |
| Ayrıca kimsenin bilmesi de gerekmiyor. | Open Subtitles | لآ أحد يحتاج أن يعلم |
| Orbán'ın bilmesi sana gerekiyor. Bilmesi gerekmiyor. | Open Subtitles | أنتَ تُريد (أوربان) أن يعرف إنه لا يحتاج أن يعرف |
| O güvenli bir ortamda olması gerekir , ikiniz için . | Open Subtitles | إنه يحتاج أن يكون في بيئة آمنة لكما أنتما الإثنان |
| Senin gibi okumuş birinin güvenli bir binada yaşaması gerekir. | Open Subtitles | أظن فقط أن شخصاً متعلماً مثلك يحتاج أن يكون في عمارة آمنة. |
| Aç bir duygudur. Beslenmesi gerekir. | TED | إنّها احساس جائع يحتاج أن يتغذّى. |
| Eğer bu yola girecekse emin olması gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | يقول إذا كان سيذهب بهذا الطريق، فهو يحتاج أن يكون على يقين. |
| Birisiyle tanışıp uslanması gerektiğini düşündüler. | Open Subtitles | إعتقدوا أنه يحتاج أن يقابل إحداهن ويستقر |
| Sizinle konuşması gerektiğini söylüyor, acilmiş. | Open Subtitles | قال انه يحتاج أن أتحدث إليكم، أنه عاجلا. |
| Bir çeşit uyarıcıya ihtiyacı var. Yanında olduğumuzu bilmesi gerekiyor. | Open Subtitles | إنه يحتاج لمحفز ما إنه يحتاج أن يعلم أننا هنا |
| Bir insanın büyümek ve hayatta kalmak için yemeğe ihtiyacı olduğu gibi hayvanların da var. | TED | الإنسان يحتاج أن يأكل لكي ينمو ويعيش والأمر صحيح للحيوانات. |
| Boş ver, ayılacaktır. Onun da oraya gitmeye ihtiyacı var. | Open Subtitles | . لا تشغل بالك,سيتزن .أنه يحتاج أن يذهب هناك,أيضا |
| Özelde, kendi zaman ve mekanımızda izliyebiliyoruz ve kimsenin bizim bunu izlemek için ekrana tıkladığımızı bilmesine gerek yok. | TED | يمكن أن نشاهدها على انفراد، في وقتنا وفضائنا الخاص، ولا أحد يحتاج أن يعرف أبدا متى قمنا بفتح الفيديو ومشاهدته. |
| Neyse ki, Büyük Parçalanma'nın insanoğlunun uykularını kaçırmasına gerek yok. | Open Subtitles | لحسن الحظ الجنس البشري لن يحتاج أن يفقد نومه بسبب التمزق الكبير |
| Vücut dilinde uzman olmana gerek yok... adamın, işin tek sahibi olduğu belli. | Open Subtitles | حسناً , الأمر لا يحتاج أن تكون خبيراً في لغة الأجساد لترى أنه هو الذي يطلب اللقطات |