| Seni uzun zamandır brançlarımızdan birine davet etmek istiyordu. | Open Subtitles | أراد أن يدعوك إلى أحد حفلاتنا الغدائية منذ وقت طويل جدًا. |
| Ekselans sizi Tomanya'ya davet etmekten mutluluk duyacak. | Open Subtitles | صاحب السعادة يدعوك إلى تومينيا لمناقشة المسألة |
| Eğer burada kalırsan asla babanın yaptıklarını unutmana izin vermezler. | Open Subtitles | اذابقيتهنا.. لن يدعوك تنسي ما فعله والدك أبداً |
| Adam sana katil diyor! Bence kendini savunmalısın. | Open Subtitles | الرجل يدعوك بالقاتل ربما يجب أن تدافع عن نفسك |
| Halkını dinle. Onlar da seni çağırıyor, bende sana aşkımı haykırıyorum | Open Subtitles | استمع لشعبك ، إن حبهم يدعوك كما أدعوك أنا من خلال حبى |
| Bir adamın kuşatılmış bir çöl şehrinden size "Binlerce insanın kurban edilmesine izin vermeniz, şayet istediğiniz buysa. | Open Subtitles | هل يكون من الابتزاز أن رجل واحد ، محاصر فى مدينة صحراوية يدعوك قائلا اذا سمحت للآلاف ان يذبحوا باذنك |
| Bu kadar kaba olmanı gerektirecek bir sebep yok. | Open Subtitles | ليس هناك سبب يدعوك لتكوني غير مهذبه . أليس كذلك ؟ |
| Sürekli sorup sorup durabilirsin ama senin kalbi almana asla izin vermeyecekler. | Open Subtitles | أستطيع الاستمرار بسؤالهم .. وسؤالهم،لكنالحقيقةهي،أنهم. أنهم لن يدعوك أبداً تأخذ ذلك القلب |
| Paris Üniversitesi Fen Fakültesi sizi Mme. Curie'nin onurlandıracağı, radyum'un keşfinin 25. yılı kutlamalarına davet ediyor. | Open Subtitles | كلية العلوم من جامعة باريس يدعوك لحضور حفل تكريمه من قبل وجود السيدة. كوري |
| 8.30 ve Amerika' nın en sevilen şarkıcısı sizi ev tipi tatili paylaşmaya davet ediyor. | Open Subtitles | 08: 30 ، و أفضل مغنية ، أحب أميركا يدعوك لل مشاركة عطلة على غرار المنزل |
| - Sen bu adamın arabasına çarptın neredeyse başına belaya sokuyordun, ve şimdi seni maça mı davet ediyor? | Open Subtitles | لقد صدمت سيارة هذا الرجل ولقد وضعته في مأزق والان يدعوك للذهاب الى لعبة؟ |
| - Hayır, gel artık. Brady onu yemeğe davet etti. | Open Subtitles | كان من المفروض أن يدعوك أيضا هل من الممكن أن آكل مع برادي يا أبي؟ |
| Patronum Bay Zen, seni akşam yemeğine davet ediyor. | Open Subtitles | رئيس السيد زن يود أن يدعوك للعشاء اللّيلة |
| Bundan başka tek yol Cornwall Köprüsü ve bununla oradan geçmene izin vermezler. | Open Subtitles | الطريق الآخر الوحيد هو جسر كورنوال ولن يدعوك تعبريه |
| Bu favorilerle uzaya çıkmana izin vermezler bak. | Open Subtitles | عزيزي، لن يدعوك تذهب إلى الفضاء بهذا الإختراع |
| Barikatı aşmana asla izin vermezler. | Open Subtitles | تعلم انهم لن يدعوك تخرج من هنا هل لديك خطه لذلك؟ |
| Oğlumu ağına düşürdüğün için sana kara örümcek diyor. | Open Subtitles | إنّه يدعوك بالعنكبوت الأسود لأنّك حاصرت ولدي في شبكةٍ |
| - Kardeşler sana niye bir sonraki Mercia Lordu diyor? | Open Subtitles | لماذا يدعوك الأخوين بــ "حاكم مرسيا القادم" |
| İran İmparatoru Kisra' ya... Allah' ın Resulü Muhammed seni İslam' a çağırıyor... | Open Subtitles | كسرا , إمبراطور الفرس محمد يدعوك إلى رسالة الله |
| Kimse sana öyle demiyor. | Open Subtitles | لا أحد يدعوك بذلك |
| Bunny Beechwood herkesin sana doktor ölüm dediğini söylüyor. | Open Subtitles | باني بيشوود يَقُولُ ذلك الكُلّ يدعوك بدّكتورِ الموت |
| Fakat, birisi kızarak seni çağırdığında, evet. | Open Subtitles | و لكن عندما يدعوك شخص ما بذلك عندما يكون منزعجاً ، فنعم |